Sesinin buğusunda yeşerirdi mevsimler
dilinden süzülen o hangi ırmak
çöllere yakışırdı taze bir yağmur
devlerin busesi bir ılık rüzgar...
Şu yeşeren köşede ıssız akasya
Sır çiçekleri açmış gamzelerinde
Aşkın duama düşer, gümanı şimdi
Meğerki zemzem buğusu gözlerinde
Ahımda tüter yayla dumanı şimdi.
Solar mıydı bilmem seninle açan gül?
Uzaklardan sevdasına yandığım
Gülüşüne ekmeğimi bandığım
Bir gün çıkar gelir diye sandığım
Geçti bilmem kaç mevsim yaz şimdi
Sensiz her sabah ayaz şimdi.
Bir yüküm var ki çekemez sağlar
Yürek enginim de bir turna ağlar.
Ateş olsa önümde en yüce dağlar
O ateşte ben yürürüm sen üzülme.
Eksinler tohum misali seni tenime
Toprak olur ben çürürüm sen üzülme!.
Yeter ki sen boy ver, kök sal yüreğime
Damla damla ben eririm sen üzülme!.
Sürgünüm sevdana bugün yarında
Keskin bir bıçaktır vaktin akrebi
Acıları biler, gider sevdiğim
Süzülürken serçelerin gözyaşı
biri gelir siler gider sevdiğim.
Yinemi dumanlı dağların başı?
Nesine güvenem ben ki insanın
Vefasızı ayrı, puştu bir ayrı
Dili tutulunca özde mizanın
Yüreğim figâna düştü bir ayrı...
Yola koyulayım, hem yola erken
Dağlar şimdi kar'a düşer
Gönlüme bir yara düşer.
Üzülme be koca gönül
Yolun bir bahara düşer.
Umut dedim, çöldeki su
Ufkumun âraf'ından kanatlanan güller
düştü aklımın sathına bugün
derdi güzarım çekerim içimden ahı
şikayetim yok ey sultanı ezel, ey şahlar şahı!
nedamet sırtımda kırılmaz zincir
kimse dokunmasın bu asil yaram incir...
Umarsız yüreğin bilmem ne söyler
Gözlerin gözümde gül olur gider
Semaya dokunur engin duygular
Gönülden gönül'e yol olur gider.
Gözümde küllenen bir vakit amma




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!