Sevgi dediğimiz şey aslında kendinden önce sevdiğini düşünmek demek değil midir?
Onun için fedakârlık yapmak?
Yeniden bir araya geleceklerini bilenler için ayrılıklar hüzün veriyor olsa da güzeldir.
Dervişçe yaşamak anlaşılır bir durumdur.
Allah rızası için bu dünyadan vazgeçerek, bu dünyaya değer vermeyip ahiret için yaşamak…
Kavgada herkes kendi tarafını tutar. Haksız da olsa durum böyledir.
Çünkü taraflardan biri haksızlığını kabul edip geri çekilmeye ve konuşmaya kalksa bilir ki karşı taraf dinlemeyecek ve üzerine gelip kendisine zarar verecektir.
Bu sebeptendir ki konuşmanın en uygun zamanı her iki tarafın da kavgadan bezip birlikte bir adım geri çekilmesinden sonrasıdır.
Efsaneye göre İskender'e kendisine gösterilen bir düğümü çözebilirse eğer, Asya'nın hâkimi olacağı söylenir.
O da düğümü çözmeye çalışır ama çözemeyince daha fazla uğraşmaz, çeker kılıcı düğümün üzerine vurur ipi ikiye böler ve" İşte çözdüm," deyip keser atar.
Acaba diyorum bazı durumlarda kesip atmak daha mı iyidir? Zaman kaybetmektense...
Ne olursa olsun mutlaka hep ben kazanmalıyım,” mantığıyla hareket eden biri kendisiyle yarışa girdiği kişiyi rakip değil düşman beller.
Düşmanla yarışılmaz savaşılır. Savaşın temel mantığıysa düşmanı yok etmektir.
Hep kazanmalıyım,” düşüncesi ve hırsıyla hareket etmek hayatı çekilmez bir işkence haline getirir.
Var olan her şeyin var olması gerçeğinin ardında mutlaka bir sebep vardır.
Sebepler için de sebepler vardır.
Ölüm, bir gerçek olduğuna göre onun da tecelli edebilmesi için bir sebebe ihtiyaç vardır.
Ömrü bittiğinde insan ölür, bu kadar basit.
"Gözden uzak olan, gönülden de uzak olur" derler ya hani, işte öyle..
Hâlbuki geçmişte ne çok eş dost, hısım akrabamız vardı da şimdilerde onların bizim, bizim de onların isimlerini bile hatırlamadığımız.
Değil mi?
Bir mesleğin uzmanı mı olmak istiyorsun? O halde çıraklığa talip olmalısın.
Çekiç ve örs arasında dövülen demir misâli, yıllar içinde iyice pişmeli ve tava gelmelisin ki ustalığı hak edebilesin.
Seyredip bakarak usta olunmaz. Bizzat işin içinde olmalısın.
Kısa ya da uzun her sohbetin bir sonu vardır diye biliriz değil mi? Öyle midir?
Gün gelir de fırsat çıkar, ya da gerekli görülür bittiğini sandığımız o sohbet kaldığı yerden devam etme imkânı bulmaz mı acaba? Kim bilir? Tabi ki zaman...
Öte yandan yaptığımız her sohbeti aklımızda tutmak zorunda hissetmeli miyiz?
İslam düşmanları için tek bir hedef vardır, İslam’ı yok etmek.
Eğer bunda başarılı olunamıyorsa hiç değilse yozlaştırarak içini boşaltmak ve bozmak.
İlk dönemden itibaren günümüze kadar bu hedeflerinden asla vaz geçmediler.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!