Tesadüf diye bir şey yoktur. Çünkü “tesadüf” dediğimiz şey kendiliğinden ortaya çıkan bir durummuş gibi kabul edilir.
Oysaki Kâinatta hiçbir şey kendiliğinden oluşmaz.
Cenab-ı Rabbül Âlemin, olan ve olacak olan her şeyi, bir sebep dairesi içinde yaratır.
“Emek yoksa ekmek yok” sözü günümüzde değerini epeyce kaybetmiş durumda.
Teknolojik gelişmeler insan emeğini her geçen gün makinalara terk ediyor olsa da emek hâlâ değerini korumaya devam ediyor.
Lâkin insan kolaycılığa alışmaya başladı bir kere.
Kolaycılık giderek hayatın her alanına yayılıyor.
Bence insan, hayatının hiçbir anında dünya işlerine dair hiçbir şeye mecbur değildir.
Çünkü kendini mecburiyetlerin fasit dairesine hapsettiğinde görecektir ki ruhu yavaş yavaş çürümeye başlar.
Ruhu çürüyen insan cesedi içinde can taşıyor olsa bile ölmüş insandır.
Allah yarattıklarına merhametini bu dünyadayken gösteriyor.
Bu sebepten 'Rahman' ismi gereği olarak kendisine inanana, inanmayana ve yarattığı her türlü mahlûkata rızkını veriyor.
"Bu dünya imtihan dünyasıdır," denmiştir.
İslam dini için ırkların hiç bir önemi yoktur. Çünkü bu din bütün insanlığa inmiş bir dindir.
Müslüman'ın milliyeti asla sorgulanamaz. Milliyetinden dolayı da hiç kimse aşağılanamaz, hor görülemez.
İnsanlığın bir erkek ve bir dişiden çoğalıp yeryüzünde varlığını sürdürmeye başladığına inanan bir kimse toplumlara asla ırk temelinden bakamaz.
Cesaret başarıya giden yolda insana en çok lâzım olan şey.
Lâkin cesaret tek başına yeter mi? Cesaretin yanında azim de olmalı değil mi?
Cesaret ilk adımı atmak için gereklidir.
Düşünce ve anlatım özgürlüğü ne kadar aptalca bir kavram...
‘Anlatım’ tamam da düşünmeye kim nasıl, yasak koyabilir ki. Haydi, koydu diyelim nasıl engel olacak?
Dilimize yerleşmiş bazı deyim ve kavramlar var ki gülmeden edemiyor insan.
Hayatı anlayarak, künhüne vakıf olarak yaşamalı insan.
Farkına varmalı, görüp, göstermeli, yaptığımız hatalar için pişmanlıklar yaşayıp Yaratan'a tövbe etmeyi de bilmeli.
Düşünce ve anlatım özgürlüğü, birbirini tamamlayan iki kavram…
Ama bir insanın anlatım özgürlüğüne sahip olabilmesi için önce düşünce özgürlüğüne sahip olması gerekiyor.
Düşünce özgürlüğünün dinamosu ise düşünebilme yeteneği, becerisi ve alışkanlığıdır.
Azim insanı motive etmek bakımından hep önde gelir.
Yetenek değil.. Dünya başarıya ulaşamamış yetenekli insanlarla dolu.
Zekâ değil.. Etraf zekâsını doğru bir şekilde kullanmayı bilememiş kararsızlardan geçilmiyor.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!