581- Birileri çıkıp senin dilinle kendi fikirlerini söylemek isteyebilir. Buna asla izin vermemek lazımdır. Çünkü o zaman kendi fikirlerini söylediğini sanarak başkalarının sana dikte ettirdiklerini söylemiş olursun. Bunun için yapılacak olan şey her hal ve şartta ne olursa olsun asla bir başkasının sana söyletmek istediğini değil kendi söylemek istediğini söylemek için çaba göstermelisin. Bunun nasıl olacağını ise yine kendin bulmalısın.
582- Her ne kadar babalar harmanlayıp karıyorsa da evlatlar analarının eserleridir. Bu sebepten onların evlatlarına bakışlarında babalarınkinden çok daha başka bir anlam yüklüdür. Çünkü annelerin evlatlarına bakışlarında bir sanatkârın eserine bakışındaki o başarmış olmanın (neyi başarmışsa artık) iç huzuru ve gururu vardır.
583- Merak duygusuyla hareket edip, soruların peşine takılan insan için geçmişin hikâyeleri ve efsaneler zengin birer hazinedirler.
591-Sürekli olarak yenilmek zaman ilerledikçe kişide bir takım fiziksel ve ruhsal arazların oluşmasına sebep olur. Eğer gerekli görülüyorsa bu gibi insanları tedavi etmenin en pratik ve kolay yolu kazandıklarını sanmalarını sağlamaktır.
İnsan hata yapar. Zaman zaman vehimlere de kapılabilir. Bu çok normal bir durum. Normal olmayan bunu göremiyor olmasıdır. Zaten hatalar zincirinin uzaması da bu körlük sebebiyledir.
592 -Bir şeyi eleştirmek demek onun karşısında olmak demek değildir. Yanlış buluyorsan eleştirmek yeterli değildir. O yanlışa karşı tavır da almak gerekir.
601 - Sinirlilik bir gerginlik halidir. İnsanın davranışlarındaki dengenin bozulmasına sebep olur ve doğru düşünme yeteneğini etkiler. Dengeli bir hayat için öncelikle sinirlilik hainden kurtulmalıdır insan sonrası zaten kendiliğinden gelir.
602 – Karşı olmak bedel ödetir.
603 - Çoklar teklerin bir araya gelmesiyle oluşur. Bu sebepten "Koskoca okyanusta bir damla olsam ne olur ki?" deyip kendini asla küçümseme. Çünkü o zaman okyanus bir damla eksik kalır.
611 -Sevgi öğretilemez ama gösterilerek insanın zaten fıtratında var olan bu duygu harekete geçirilerek beslenebilir.
612 - Hep kazanmak hırsı hayatı çekilmez bir işkence haline getirir. Hâlbuki hayat ciddiye alınacak kadar değerli bir şey değildir. Çünkü ne kadar çok kazanırsa kazansın insan “vakit tamam,” dendiğinde görecektir ki bu dünyaya dair kazandığı hiçbir şey yoktur.
613 - Hayat denilen şey edilgendir. Onu etkin hale getiren insan davranışlarıdır.
gün ağardı güneş açtı menekşeler oynaşıyor
bilmem ki ben ne edeyim kelebekler uçuşuyor
bülbül uçtu güle kondu gül onu hiç yüz vermiyor
dünya böyle hey erenler sitem etmek yakışmıyor
gün ağardı güneş açtı menekşeler oynaşıyor
bilmem ki ben ne edeyim kelebekler uçuşuyor
bülbül uçtu güle kondu gül ona hiç yüz vermiyor
dünya böyle hey erenler sitem etmek yakışmıyor
İnsan hiçbir durumda gerçek anlamda tarafsız değildir.
Ne kadar ’tarafsızım’ da dese onun bu tutumu kaçınılmaz olarak mutlaka bir tarafın lehine, diğer tarafın aleyhine sonuç verir.
Bu da şunu gösteriyor ki her hangi bir konuda karar vermek durumundaysa kişi, tarafını belirlemelidir.
Sen kendini yönetmeye azimli değilsen gelir birileri seni dilediği gibi yönetir.
Gün gelir bir de bakarsın ki ne yaşayabileceğin bir vatanın kalmış, ne milliyetin, ne de dinin.
Bugün bütün İslam beldeleri bu durumdadır ve ne yazık ki treni kaçırmışlardır.
Demokratik toplumlarda siyaset insan hayatının düzene sokulması işinin yapılması ile ilgili olarak yine insanlar tarafından kurallaştırılmış yöntemler manzumesinin adıdır.
Siyaset o toplumda yaşayan her bireyin yapmakla yükümlü olmadığı ama yapmaktan da men edilemeyeceği bir etkinliktir.
Yeniden Başlamak
Hiç kimse hayata yeniden başlamak gibi bir güce ve lükse sahip değildir.
İnsanın geçmişinde biriktirdikleri bunu yapmaya engeldir.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!