Mutlu olmak da, mutsuz olmak da insanın kendi elindedir. Hayata nereden bakarsanız oradan görürsünüz. Kim bilir, belki de bakmakla ilgili bir şeydir mutluluk.
İnsanın hayatına hâkim olabilmesinin yolu çevresel faktörlerden mümkün oldukça etkilenmemekten geçer. Bu da mutluluk kavramının kişiye yansımasında belirleyici bir rol üstlenir.
Hayatının akışını başkalarının ellerine bıraktığı ölçüde de mutsuzluk kapısını çalar.
sesler dolaşıyor uzun zamandır kulaklarımda
eski öykülerden
anılar akıyor gözlerimin içinden ağır ağır
eskimiş aşkların resmigeçidi eşliğinde
ve bedenim yorgun taşımıyor dizlerim artık beni
ne oradayım
ne burada
kayboluşunun kollarındayım zamanın
heyecansız ve isteksiz ve mutsuz
umutsuz ve yalnız
Uzun yollar yolcusu bir garip sergerdeyim
Hayallere dalmışım bir gökte bir yerdeyim
Ne baharlar yaşadım ne güzlerde ıslandım
Kışımın son deminde pul etmez değerdeyim
duman duman gizlenir oldun gözlerimde
korkuyorum ya ağlarsam
korkuyorum hayalin puslanır diye
o şipşirin gülüşünle yüzündeki güneşle
bir bahar getiriyorsun yüreğime
korkuyorum ya solarsa çiçekler
Bakkal dükkânının önüne açılmış olan tezgâhın üzerindeki çeşit çeşit şekerlemelerin çatapatların, kız kaçıranların arasında gözüne çarpan ilk şey mantar tabancasıyla yanında duran mantar kutularıydı.
Mantar neyse de şu mantar tabancaları yok mu?
Mantarı paketiyle almak gerekmiyordu elinde ne kadar paran varsa o kadar mantar veriyordu bakkal ama ah şu mantar tabancaları…
benim seni sevdiğimi
sen nereden bileceksin
bunu söylemedim ki
ah benim şu kaderim
çıkarttı seni karşıma
gün gelip solduğumda
sen yine çiçeklen
sevgili cennet yurdum
sana son selamım olsun
bu veda öpücüğüm




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!