Recep Akıl Şiirleri - Şair Recep Akıl

Antoloji.com mobil uygulaması Şiirler, şairler, mesajlarınız ve gruplarınız telefonunuzda. iPhone ve Android için ücretsiz. Uygulamayı İndirİndir
Recep Akıl

________________sürgünde

sarar bedenimi acı bir hüzün
üşütür yüreğimi
soğuk yalnızlıklar
donarım

Devamını Oku
Recep Akıl

aşka dair ne varsa hepsi geçmişte kaldı
köhnemiş bir hayatı sürükleyip dururum
geçmişten bu günüme taşıdığım bir şey yok
boşa yaşanmış ömrü yüreğinden vururum

yalan doğru hepsi boş hepsi bir kandırmaca

Devamını Oku
Recep Akıl


Doğru kelimesinin insanda bıraktığı anlamın ortaya koymuş olduğu şey mutlak değil görecedir. Bakıldığı yerden kişiye, mekâna ve zamana göre değişim gösterir.

Bu sebepten doğrular ve yanlışlar kişinin düşünce ve fikir yapısının temelleri üzerinde değil de toplumsal statüsüne bağlı olarak içinde bulunduğu yaşam tarzı çerçevesinde oluşurlar.

Yine aynı faktörler düşünsel alt yapımızı da oluşturduğu için biz doğru ve yanlışlarımızı fikirlerimizin oluşturduğunu sanırız.

Devamını Oku
Recep Akıl


Türkçede kıskançlık çekememezlik anlamına gelen “haset” kelimesi bir ahlâk terimi olarak kişinin, başkalarının sahip olduğu maddi ve manevi imkânlarının kendisine geçmesini istemek anlamına geliyor.

Haset genellikle aralarında mesleki, iktisadi, ilmi, siyasi ve sosyal ilişkiler bulunan insanlar arasından ortaya çıkar. Psikolojik ve sosyal zararları bulunan ve şeytani bir huy olan haset dinimizce haram kılınmış, bunun karşıtı olan gıpta ve hayırda yarışma teşvik edilmiştir.

Ruhsal bir sapma, başka bir deyişle bir tür hastalık olan haset kavramı, insan doğasındaki bencillik duygusunu tetikleyerek başkalarının kendisinden maddi ya da manevi üstünlüğüne tahammül gösterememek şeklinde ortaya çıkıyor. Doğaldır ki bu durum haset sahibini bir tür bunalım içine sokuyor ve mutsuz ediyor.

Devamını Oku
Recep Akıl



131 - İnsan ne bildiğinin üzerine binip caka satacağına ne bilmediğinin bilinci içinde olmalıdır. Çünkü tevazu bilginin yansımasıdır.

132 - Barış, onu isteyenle yapılabilir ancak. Karşınızdakinin barıştan anladığı, barış bahanesiyle üzerinizde bir hegemonya kurmaksa o zaman gerçek bir barış için onunla savaşmayı göze almak gerekir. Çünkü barışa yol açmak, var olmak varlığı koruyabilmek için böyle bir mecburiyet ortaya çıkabilir.

Devamını Oku
Recep Akıl

Aslında Türkiye’de uzun yıllardır Rahmetli Özal’la başlayan ama zaman içinde kesintiye uğrayarak Ak Parti ile yeniden alevlenen siyasi mücadelenin en temelinde Milli Burjuvazi ile Komprador Burjuvazi’nin iktidar mücadelesi yatıyor. Aralarında uzlaşmaya vardıkları an ortada mücadele falan kalmayacak. Ya da mücadele daha başka bir mecrada daha başka bir biçimde sürecek. Buna emin olabiliriz.

Bu uzlaşma çok yakında değilse bile yakın bir zamanda mutlaka gerçekleşecek. Gerçekleşecek çünkü gerçekleşmemesi demek eşyanın tabiatına aykırı bir durum demektir ki her iki tarafın istediği aslında aynı şeydir. Bu da uzlaşmaları için yeterli bir asgari müşterektir ve bu asgari müşterek onları yavaş yavaş bir araya getirmeye başlamıştır bile. Buna en güzel örnek Ak Parti'ye yapılan "Devlete yaslanmaya başladı," eleştirileridir.

Bir başka gösterge de uzun zamandır süregelen her iki tarafın kalemşorlarından bazı sivri uçlu olanların sivriliklerinin törpülenmesi(ya da bertaraf edilmesi) çalışması... İstenirse bu uzlaşma çabalarına çok daha fazla örnek bulunabilinir. Meselâ bunlardan en çarpıcı olanların başında Ergenekon ve benzeri derin devlet yapılanmalarının tasfiye edilmeye çalışılması… Meselâ yargıdaki ufak tefek değişimler… Meselâ yeni anayasa çalışmaları, vb…

Devamını Oku
Recep Akıl


ne çok anlattım seni gecelere ne çok
sana özlemimi
nasıl istedim seni bir bilsen ah ne çok
oysa yıldızlar kadar uzaktın bana
ve yıldızlar kadar sessiz

Devamını Oku
Recep Akıl

Bir düşüncenin toplum ya da bireye benimsetilmesi işi zor bir iştir. Bir takım ajitasyona yönelik sloganlarla bu amaca ulaşılamaz. Ajitasyon daha çok zaten istim üzerindeki muhatabı kısa süreli olarak harekete geçirir ve genellikle provokasyona yönelik iş görür.

Düşüncenizi, ideolojinizi, davanızı bir topluma ya da bireye kabul ettirebilmenin ve giderek onu kendinize yandaş yapmanın yolu propagandadan geçer.

Propaganda uzun ve zahmetli bir yoldur. İğneyle kuyu kazmaya benzer.

Devamını Oku
Recep Akıl

1923 de kurulan Türkiye Cumhuriyeti, Anadolu’nun kadim halklarının büyük desteğiyle, Osmanlı’da yeni yeni oluşmaya başlamış olan küçük burjuvazi desteğiyle Osmanlı Bürokrasisi'nin kurmuş olduğu bir devlettir. Devlet kurmuş bile olsa, her iktidar ayaklarını yere sağlam basabilmek ve meşruiyet sağlayabilmek için mutlaka kendisini destekleyecek olan bir takım yasalara, bundan da önemlisi toplumsal sınıflara ya da katmanlara ihtiyaç duyar.

Cumhuriyeti kuranlar da bu desteği o gün için milletten almış olmalarına rağmen daha sonra ellerine geçirmiş oldukları iktidardan onu uzaklaştırmış kendisini sürekli olarak destekleyip iktidarda tutacak olan bir takım güç odakları oluşturmuş ve yine kendi elleriyle ortaya çıkartmış oldukları bu odakları geliştirip güçlendirmek yoluna gitmişler, halkın tepkisizliğinden de faydalanarak bunda başarılı olmuşlardır.

O gün için iktidardan uzaklaştırılmış olunan millet zaman içinde ekonomik bakımdan geliştikçe kendisini kendi temsilcileri vasıtasıyla yönetmek istemiş ve mevcut iktidardan pay almayı talep edip, buna da gücü oranında kısa sürelerle bile olsa ulaşmayı başarmıştır. Ama ne yazık ki hiçbir zaman belirleyicilik vasfını kullanabilme imkânını tam anlamıyla yakalayamamıştır.

Devamını Oku
Recep Akıl

Sabır, acı, yoksulluk, haksızlık, vb. üzücü durumlar karşısında ses çıkarmadan onların geçmesini bekleme erdemi, direnç ve dayanıklılık, anlamlarına gelir.

Ahlâki bir kavram olarak ise, başa gelen musibetlerden dolayı Allah’tan başka kimseye şikâyetçi olmamak, yakınmamak, sızlanmamak, nefse ağır gelen, hoşa gitmeyen şeyler karşısında dünya ve ahiret yararını düşünerek ruhi dengeyi bozmamak için insanın kalbinde bulunmakta olan sükûnet ve dayanma gücü demektir.

Sabır kavramı Kuran’da pek çok yerde geçmektedir.

Devamını Oku