Recep Akıl Şiirleri - Şair Recep Akıl

Recep Akıl

İNSAN HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ:

MADDE.1 - Bütün insanlar özgür, onur ve haklar bakımından eşit doğarlar. Akıl ve vicdana sahiptirler, birbirlerine karşı kardeşlik anlayışıyla davranmalıdırlar.

MADDE.2 - Herkes, ırk, renk, cinsiyet, dil, din, siyasal veya başka bir görüş, ulusal veya sosyal köken, mülkiyet, doğuş veya herhangi başka bir ayrım gözetmeksizin bu Bildirge ile ilan olunan bütün haklardan ve bütün özgürlüklerden yararlanabilir.

Devamını Oku
Recep Akıl

Yasalar halkın ihtiyaçlarına hizmet etmesi amacıyla çıkartılırlar.

Böyle olmasına rağmen bazı durumlarda bazı yasaları halkın kabullenmesi kolay olmayabilir. Kamuoyu oluşturmak bu gibi durumlarda elzemdir.

İşte hükümetler de kimi yasaları çıkartabilmek için hitap etmiş oldukları kamuoyunun kendi yanlarında olmasını, en azından karşısında olmamasını isterler.

Devamını Oku
Recep Akıl

hayalin gözlerimde buram buram tütüyor
tüm şarkılarda varsın hepsi seni söylüyor
ne çabuk geçti zaman ömür her an bitiyor
bu yorgun bezgin ruhum ağır ağır ölüyor.

Devamını Oku
Recep Akıl


Kadın, erkek tarafından tarihin her döneminde yanlış anlaşılmış bir varlıktır. Ya çarpıtılmış namus anlayışlarının öznesi ya kadim pagan kültürlerinin dayatmış olduğu şekilde yeryüzünde işlenmiş her türlü günahın müsebbibi ya da günümüz toplumlarında piyasaya sürülen bir reklâm malzemesi...

Ülkemizin (ve hatta dünyanın) çoğu bölgesinde hâlâ alınıp satılabilen bir mal... Töre diyerek, örf, adet diyerek her türlü insani haktan mahrum bırakılmış bir köle... Nazım Hikmet’in bir şiirinde dediği gibi “ Soframızdaki yeri öküzümüzden sonra gelen.” Halk deyimiyle “kaşık düşmanı…”

Koruyup kollamak bahanesi altında önce babası, erkek kardeşi tarafından, sonra kocası, oğlu tarafından hayatının her döneminde acımasızca sömürülen, yeri geldiğinde her türlü aşağılamaya, şiddete lâyık görülen her hangi bir mal…

Devamını Oku
Recep Akıl


gecenin ilerlemiş bir vakti yapayalnızım mutsuz
tıklasa kapım açsam
yağmur yağmış ıslanmışsın
gözlerinde hep o ışık gülümsüyorsun
biraz mahzun

Devamını Oku
Recep Akıl

İnsana belki de en çok yakışan duygu yansımalarından biridir hüzündür.

İnsanın ümit ile ümitsizlik arasında gidip gelmesine ama daha çok da ümidin tarafında yer almasına sebep olan bir duygudur.

İnsan umutludur ama bir yanıyla bu umudunun gerçekleşmeyebileceğinin tedirginliği içindedir ve bunu kendine bile itiraf etmek istemez, aklına getirmemek için çabalayıp durur.

Devamını Oku
Recep Akıl

Cenab-ı Hakk (c.c.) yaratmış olduğu hiçbir şeyi sebepsiz yaratmamıştır.

Kâinatta yaratılmış olan her ne varsa mutlaka bir sebebe dayanır ve yaratılmış olan her şey bir diğeri sebebiyle vardır.

Bu zincir her hangi bir yerinden bir arıza gösterirse, zincirin tümünde aksamalar oluşmaya başlar ve ortaya çıkan bozulma bir daha telafi edilemeyecek düzeyde sıkıntılar oluşturarak hayatı olumsuz yönde etkiler.

Devamını Oku
Recep Akıl

Yorgun ve tedirgin adımlarla kilisenin kapısından içeri giren adam çarmıha gerilmiş Hz. İsa figürünün önünde mum yakan kadının yanına yaklaşıyor. Kadın işine devam ederken bir yandan da adama dönüp bakarak

“Hoş geldin gel sen de bir mum yak, ölmüşlerinin ruhu için, diyor.”

Adam da “hoş bulduk” anlamında başını sallarken kadının uzatmış olduğu mumu alıp önlerindeki platformda daha önce gelenlerin yakmış olduğu mumlardan birisiyle yakarak mumlar için hazırlanmış deliklerden birisine koyuyor ve başını öne eğiyor. Belli ki o da kadının tavsiyesine uyup duaya başlıyor.

Devamını Oku
Recep Akıl

İlahi inanç zafiyeti içinde olan insanlar kendilerine bir hedef koymak istediklerinde ipe sapa gelmez bir takım uygulamaları kendilerine kılavuz olarak seçerler.

Bu istek doğal olarak bir takım şarlatanların ortaya çıkmasına sebep olur.

Örneğin kahve falı gibi, tarot kâğıtları gibi, burçlardan gelecek okuma gibi uyduruk ve düzmece söylemleri kullanarak insanları medet umarlar ve hayatlarını bu inanmış oldukları şarlatanlıklara göre düzenleyip yönlendirir, kendilerine yol gösterici olarak alırlar.

Devamını Oku
Recep Akıl

Aşk kelimesi sözlükte 'aşırı sevgi, bir insana bir varlığa, bir nesneye, ya da evrensel değere doğru kişiyi sürükleyip götüren gönül bağı' şeklinde ifade edilmiş.

Tasavvufi bir terim olarak da sevginin insanı bütünüyle etkisi altına alması, sevginin son mertebesi, varlığın yaradılış sebebi, varlığın aslı anlamlarında kullanılmakta.

İş böyle olunca doğal olarak ne kadar âşık gelip geçmişse bu dünyadan o kadar da tanımı olmuş bu kelimenin. Elbette her âşık kendi tanımının en güzeli olduğunu düşünmüştür. Böyle düşünmemiş olsaydı zaten bir tanım yapma ihtiyacı da duymazdı.

Devamını Oku