Pera’nın alnında eski bir akşam,
Zaman, kadife bir perdeye sinmiş.
Bir asrın hüznünü taşıyan mermer,
Kim bilir kaç vedaya sessizce eğilmiş…
Kristal avizelerde mahcup bir ışık,
Piyanoda yarım kalmış bir beste.
Bir kadın geçmiş aynaların önünden,
Gül kokusu kalmış ipek elbisesinde.
Asansör ağır ağır çıkarken maziye,
Her katta başka bir ömür uyanır.
Bir kapının ardında söylenmemiş aşk,
Bir başkasında unutulmuş bahar.
Gümüş tepside soğuyan iki kahve,
Biri hiç dokunulmamış, öteki yarım.
Bir sandalye hâlâ dönük kapıya,
Sanki birazdan gelecekmiş o kadın…
Oysa kimse dönmez gittiği yüzyıldan,
Ne bir vals tamamlanır ne bir veda.
Yalnızca duvar saatleri bilir,
Kimin kalbi hangi dakikada kaldı.
Burada herkes bir gün odasını boşaltır,
Bazı aşklar anahtarını teslim etmeden çıkar.
Bir isim silinir eski defterlerden,
Kalanın ömrünü tek bir hatıra yakar.
Kayıt Tarihi : 2.11.2026 18:06:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!