Bir gün, meraklı bir dostum sordu:
"Bu kadar çiçek varken,
nedir bu papatya sevdan?
Her yerde açıyor, her yerde bulabilirsin dedi.."
Önce gülümsedim...Ve dedim ki..
"Sen hiç başına bir papatya tacı taktın mı?"
"Hayır..." dedi...
"Peki, hiç papatya çayı içip ruhunu dinlendirdin mi?"
"Sevmem..." dedi.....
"Sen hiç eline bir papatya alıp,
'Seviyor... sevmiyor...' diye
umutlarını beyaz yapraklara emanet ettin mi?"
"Saçma..." dedi....
İşte o an anladım...
İnsanların, papatyayı sadece bir kır çiçeği sandığını..
Oysa papatya; her yerde açabilir...
Ama herkesin yüreğinde yeşermez,
Onu görmek için ise göz değil, tertemiz bir yürek ister.
"Oysa papatya; çocukluğun masumiyeti,
karşılıksız sevmenin en saf hâlidir...
Bir umudu tek tek yapraklarına emanet etmektir..
Ve bilir misin... Papatya, dalındayken değil;
koparıldıktan sonra etrafına koku salan zarif bir çiçektir..
Sonra dostumun yüzüne baktım ve dedim'ki :
"Sen boş ver papatyayı.....
Sen daha papatyanın neyi temsil ettiğini bile bilmiyorsun ....
Şimdi ben sana papatyayı nasıl anlatayım ki.....
Erokrates Erol Güner
Kayıt Tarihi : 10.09.2026 10:46:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!