Özlem Çay Şiirleri - Şair Özlem Çay

Özlem Çay

.....
yaralarımızın artıklarını
yastık altlarına koyup,
saklanmaya koşardı ayaklarımız.
bakışlarımız da gezen buğuyu
bilir, susardık..

Devamını Oku
Özlem Çay

..eski siyah beyaz günlerin içinden geçiyor kalbim..
kalbim yirmi ikinci sayfanın, yedinci satırında,
magurus marka bir minibüsün arka koltuğunda...
dikiz aynasının orta yerinde hüzünlü bi iklim açılıyor,
an da durulası, an durmalı...
..incelikli alınganlıklar, kaçamak mahcubiyetler, gösterişten uzak ipek elbiseler, özenli kravatlar..altmışlara kıvrıliyor direksiyon, tıkırdayan motor, havalı el freninin gırç gırçları sonunda duruyor..

Devamını Oku
Özlem Çay

...saman sarısı sayfalarda ruhum..
ruhum, soluk sarı rengin yeşile döndüğü trafik ışıklarından geçen amerikan bir dolmuşun
arka camında..
elimde sıkı sıkıya tuttuğum; kehribar kese kağıdına doldurulmuş leblebi tozunun, burnuma değil de gözüme kaçması gibi sisli bir bulut ardında bakışlarım..hareketli telaşların başkenti tahtakaleye uzanıyor ayaklarım..
...mahşer dedikleri kalabalık burası mıydı acaba?
her sokakta patiskalar, tüller, kap kacak, ,giysiler, bavullar... tüm dünyaya yetecek bi dolu eşya...yüzler hep bi heyecan hep bi tebessüm..

Devamını Oku
Özlem Çay

efkâr'a dilimiz varmamış
melânkoli demişiz,
iç çekişlerimizin
tutamadığımız ağırlığına,
kara safra olduğunu bilmeden.
katran kaynatmışız da

Devamını Oku
Özlem Çay

kıvrılan yolların
dolambaçları ile değil,
saklanması mümkün olmayan
mavi tebessümlerle baktınız da
biz mi kıstık yüreğin sesini?
mor yamaçlarda

Devamını Oku
Özlem Çay

temmuzun sonu,
gecenin, sehere kavuştuğu vakitti..
bir üveyik kuşunun
kanadında yüreğim,
gülüşünün kıyısından
geçiyordum..geçtim

Devamını Oku
Özlem Çay

kalabalıklar' dedim,
yalnızlık senfonisinin
tiradlara bölünüp,
ortalığa saçılması.
kısıtlı gökyüzünden kalmış
kesik soluklar.

Devamını Oku
Özlem Çay

gel seninle yaprak dökelim,
bir son bahar meydanına.
toprağın kadife tenine,
tütün sarısından sızan
devrimci gülüşler düşürelim..

Devamını Oku
Özlem Çay

ait değiliz,
dudağımıza ansızın takılan ıslığa,
bu esen rüzgara aldanan
babamın sesi değil
dağılan silik gençliğin
kırıntısı bu havalanan..

Devamını Oku
Özlem Çay


bakıp giderken ben
önümde akıp giden zamana,
batıp geçiyordu an
dokunmadığım uzaklar da..
tutuk kalmış ahvâli

Devamını Oku