Ne bir gelen vardı bu dağda ne de bir giden
Aslım sual edip, çekip durur iken özlem,
Birileri yanım üstüne getirip, yıktılar gövdem,
Hamur edip kazanlar da yaprak yaprak tenim açtılar..
Elim kolum kırıp onlardan ettiler kalem,
Özgür irade başlar nerde biter,
Mekanı tebdil önce gider kader,
Kul heves, hesap , tartar, ölçer, biçer,
Kader bozar hepden ne yapıp eder...
Yakınlık uzaklık dünyaca terim,
Onun yeri evidir,
Çok gezip, pek görmesin,
Derler ki:
İsyan etmesin hep şükretsin
Her şeyi çok bilmesin,
Ne verilirse ona razı gelsin..
Adımız çıkmış hep odun kütüğe,
İnmez taze ince kibar söğüde,
Önce maço erkek alır gönlüne
Mutfakta şebek yapar kadın milleti..
Onlar anamız bacımız yarimiz,
Kadın vardır az çok demez becerir aş eder
Kuru diri demez bulup devşirir,
Kadın vardır olanı yok diye şikayet eder,
Hazır olanı bile sunamaz yüzün ekşitir,
Gönülden gelmişse kuru soğan bir katık olur,
Kadın pembe veya kırmızıyı sever,
Erkek ise maviyi,
Pembe naiftir, zerafettir, masumiyettir ve nötürdür..
Mavi ise özgürlüktür güçtür,
Erkek kadında pembeden veya kırmızıdan,
Kadın ise erkekte maviden hoşlanır.
KALDI
Ol toprak idim, imdi olmuşum sahre,
Şifası olmaz, onulmaz yüreğimde ok pare pare,
Anladım ki çok geç, derdime bulunmaz çare,
Derdimin dermanı canlar mahşere kaldı..
Fayda yok, ne dost bidiğinde ne vefasız yarda,
Sıkılır oldum artık kalabalıklardan, gözüm dağlarda,
Biri biter elem keder, öteki bekler sırada,
Neye niyetlendiysem şurama durdu,
Hevesim gursağımda çakılı kaldı, hey can çakılı kaldı.
Atım rahvan dörtnal süremiyorum,
Tozlu boran çöktü seçemiyorum
Dostmudur düşman mı sezemiyorum,
Yol bitmez yorgun, teker çakılı kaldı.
Hele can can, çakılı kaldı..
Zalime ve şu dünyanın haline
Yarimize, yarenimize, atiye,
Türkülerimiz sözlerimiz vardı,
Doğaya toprağa suya,
Durdu da katar dağlara kaldı..




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!