Mevsimlere benzer yaşanılanlar,
Kah güneş açar kah fırtınalar,
İnat etmek olmaz ki söküpte atar,
Çınar gibi dik dur, söğüt ol eğil,
Zalımın ne adı ne namı kalır,
Herkes çıkar, rolü belli sahneye,
Şekli benzese de baba anneye,
İşimiz zor bakarlarsa karneye,
Bu belli sınıfda çaktı desinler.
Sazım duvarda var asılı kalsın,
Özerklik istemiş it, havlatmayın,
Sözde vekil, aslı hain kanmayın,
Devletlü ikrarda, sessiz kalmayın,
Zalım ölür insanlık baki kalır..
Göçüp gidende buralardan,
Sual olursa levhalardan,
Murat almadan, şu dünyadan,
Bir alazdı yanıp söndü,
Döndü deyin, öldü deyin..
Dost..dost..
DEYİN
Cevizin tetirin soydum dişledim,
Kabuğun kırdım ve açık eyledim,
Sır bende gizliymiş, çok geç anladım,
Boşuna yaşamış bulmamış deyin,
*Deyyus-u EKBER*
İçteki PUTtan bihaber müptezel,
Takmış gafaya bir heykelde heykel,
Manadan habersiz ömrü şekilsel,
Nörolojik sorun Deyyus- u EKBER.
DİL YÜZÜNDEN
Gönül ile bakan sireti görür,
Sustukca akseder sevgi yüzünden
Sorulmasa da can hep eder şükür,
Verdikce dillenir çığrışır özünden,
Gönül üzme beni hala,
Yaşım erdi, geldim sona,
Onulmayan düştüm zara,
Sorma dedim dinlemedin.
Hey gönül dinlemedin..
Sık gelir oldu acı haberleri,
Kanıksar olduk vefat edenleri,
Mateme bürünür tüm sevenleri
Boğazımda düğüm diyemiyorum.
Beraberdik evimizden daha sık,
DOLDU ÜLKEMDE
Biri(leri)Ne kadar değildir dese(ler)de,
Yol geçen hanı, her şey fluu, arbede,
NE MUTLU TÜRKÜM DİYEBİLENE git gide,
Çoğu kılıksızlar otağı doldu ülkemde..




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!