El alem ne derden farkın olmadı,
Seslendim haykırdım ruhun duymadı,
Ne ara ne sor yar, gerek kalmadı,
Gönlüne bir pazar kur bundan sonra.
Nasıl istiyorsan öylece olsun,
İnsan EVREN, sırrı sensin,
Ateşin var, koru sensin,
Cevap sensin, soru sensin,
İnsan bendin, yıksa gerek...
Heceleme, lisanı yok,
Her mevsim bahardır, çiçekler açar gülüşlerinde,
Çöle döndü gönül bahçam, benden gidişlerinde,
Sek kalamadım, değiştim biraz biraz,
Güzleyip soldum, bu aylarda sensiz bu yaz.
Umut ettim ağarmıyor lacivert geceler,
Gönül sarayımı, dibinden, rutubet sardı,
Rüzgar dalını kırdı, dolu meyvesin vurdu,
Tuğlalar döküldü, direk yıkıldı, çatısı çöktü,
Ben ilişemedim, sen çok geç kaldın caanım..!
Bugün yarın derken, mevsim hazana erdi, Tükensin diye sanki herkes el ele verdi,
Seninle beraber beddua eder,
Sonunda o yine inine gider,
Aklınca davaya pek hizmet güder,
Kastından bihaber yapay çakma Kurt.
Yanar dönerliliği kimden aldın?
Onure edenlerin veya yerenlerin şahsiyetleri hiç önemli değil ise:
Bu sayede kazanılmış veya kaybedilmiş itibarlarında zerre kadar önemi yoktur.
Ne kadar şakşak o kadar kıyak..
Saça göre tarak,
Çıkarın bittimi herşeyi orada bırak,
Algıya göre çalgı,
[1]
Aha geldik aha gidiyoruz,
Üç günlük denilen dünyadan,
Hiç kalp kırmaya değermi.?
Değermi insanların geleceğini çalmaya,
Değermi insanların heveslerini çalmaya.
Ben, nerden hangi yoldan saptım böyle
ÇIKMAZLARA..?
DARalıyorum,
BUNAlıyorum,
Bedenime SIĞAmıyorum..
Hayatta her şey mümkünmüşlere,
Bir yanım topraktır, Ateş bir yanım,
Gördüğün bu süret, sadece kabım,
Evrende sadece, İnsandır, adım,
Didarım gör, tanrı, vechi üstüne..
Ganadım vardı, arş, tırtıl kozada,
Soldum yaprak gibi dallarından,
Yele kapıldım tozlu yollarından
Geçtim şu dünyanın ormanlarından,
Kabarıp topraktan, boylara geldim.
Kapıldım bir demdi gül yüzlü yare,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!