Neyleyim dünyada ırmağı, gölü,
Viraneye dönsün evim, bağlarım.
Dün saltanat süren mezarda ölü,
Hoyrat harcadığım ömre ağlarım.
Bölücülük suçları tescilli, faillere,
Teveccüh gösterilir âlem açar kol-kanat.
Ada tahsis edilir, silahlı katillere,
Kör gaflet memlekette hüküm süren saltanat.
Hem eşitlik, hem kardeşlik vazedip,
Zehirleri şerbet diye satan kim?
Şehirleri bombalayıp yok edip,
Hürriyetin nutuğunu atan kim?
Âlemin gözünde alçaltmaz seni
Zümrüdü Anka’yla, Kaf’a haber sal.
Yalnız, bu bilmezlik bitirir beni,
İçimde mi, dışımda mı ihtilâl?
Diriliyor muyum, ölüyor muyum?
Görünmeden üreyen bu tohumu kim ekmiş?
İçimizde yeşerip dışımızda büyüyor.
Yıllardır vehim denen o korkular gerçekmiş,
İçimizde yeşerip, dışımızda büyüyor.
İki cihan güneşi, dünyamıza gelmeden,
İnsanlık haysiyeti, ayaklar altındaydı.
Kızgın çöl kumlarına diri-diri gömülen,
Kızların çığlıkları vicdanları yakmazdı.
Sade bir selam yeterdi,
İlişkiler dostaneydi.
Herkes sözünü tutardı,
İlişkiler dostaneydi...
Kötülerle düşen kalkan,
Kötülükle itham olur.
Yılan çıyanlara, kalkan,
Soyu kayıp bir ham olur.
Fikri varken her hususta
Bazen pek suskun durulur.
Üç maymunu oynar usta
Oyun yeniden kurulur.
Ortak akıl tutsak oynar körebe,
İmralı, Kandil’de gezen gezene.
Şerefsiz her barış savaşa gebe,
Vicdansız cüzdanda yüzen yüzene.




-
Dr Yusuf Polat
Tüm YorumlarDeğerli üstadım yarım kalan sevdalar şiirime yaptığınız güzel yorumunuzdan dolayı teşekkür ederim.
Bu şiirimde aslında yarım kalan aşkların belki de tamamlanmak için yıllarca yaşadığını vurgulamak istedim
leyla mecnun
kerem aslı bu ölümsüzlüğün eseri değil mi zaten