Senin özleminle, uyudum gece,
Hicranla kıvrandı durdu denizler.
Seni özleyerek uyandım sabah,
Hicranla kıvrandı durdu denizler.
Gizli ne var ne yok açığa vurdum,
Kan döken canilere gözyaşı dökerlerken,
Karşı çıkmayı bırak hikmet ararız Hikmet.
Millete haram deyip, mallara çökerlerken,
Karşı çıkmayı bırak hikmet ararız Hikmet.
Kitapsız, Peygambersiz din yaşayıp dururlar,
Kuru minnet yetmez, tuzak kurana,
Hayranlık duyuyor, hoş görüyoruz.
Gönül borcu bitmez, semer vurana,
Hayranlık duyuyor, hoş görüyoruz.
Gayrı pişkinleştik, zerre yok ardan,
Neyleyim dünyada ırmağı, gölü,
Viraneye dönsün evim, bağlarım.
Dün saltanat süren mezarda ölü,
Hoyrat harcadığım ömre ağlarım.
Bölücülük suçları tescilli, faillere,
Teveccüh gösterilir âlem açar kol-kanat.
Ada tahsis edilir, silahlı katillere,
Kör gaflet memlekette hüküm süren saltanat.
Hem eşitlik, hem kardeşlik vazedip,
Zehirleri şerbet diye satan kim?
Şehirleri bombalayıp yok edip,
Hürriyetin nutuğunu atan kim?
Âlemin gözünde alçaltmaz seni
Zümrüdü Anka’yla, Kaf’a haber sal.
Yalnız, bu bilmezlik bitirir beni,
İçimde mi, dışımda mı ihtilâl?
Diriliyor muyum, ölüyor muyum?
Görünmeden üreyen bu tohumu kim ekmiş?
İçimizde yeşerip dışımızda büyüyor.
Yıllardır vehim denen o korkular gerçekmiş,
İçimizde yeşerip, dışımızda büyüyor.
İki cihan güneşi, dünyamıza gelmeden,
İnsanlık haysiyeti, ayaklar altındaydı.
Kızgın çöl kumlarına diri-diri gömülen,
Kızların çığlıkları vicdanları yakmazdı.
Sade bir selam yeterdi,
İlişkiler dostaneydi.
Herkes sözünü tutardı,
İlişkiler dostaneydi...




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!