harmanı sür gevene
yağlı tuluk divane
denizlide de vermez
ağzı açık kovana
bıçağı çal bıçağa
ikliminde üşüdüğüm
durma orda öylesine
diliminde düşündüğüm
sorma orda öylesine
buz gibi anayım seni
çiçeksiz yaşanır mı
ağrını çal göğsüne
sil kara günlerimi
gizi gizemden süne
geçen yılları unut
örene dönmüş anın
dirice gömülü yürekli sesi
üveyik kanadında
çırpınır
yurdunu bulamaz
kilitlendiğim
arsada parmaklarım
söğüt kızılı
ellerin de saçların
kiraz bahçesi
kızarmış yanakların
öptü mü sizi
yok sayla yedi miydi
ateş düşüren
buseyle dedi miydi
ne silebildi
öptüm uyandın
canım günaydın
sıcak haziran günü sabahında
serçeler asmada ciklerken
bir serüvenin sihirli izlerinden
önde koşan biri değilse
hüznünü koparan dala
çocukların gülüşüne eş
yüreğine akışkan suyu
çoğu kez buyduranız
hiç bir şeymiş
ve her şeyinmiş
onsuz olamadığın
onsuz kalamadığın
on bire değmeden
hep onda kaldığın
ön akşamı gecesi
deli dolar uğraşın
düğümlenir hecesi
yeli dalar karaşın
geleni gideni çok




-
Gül Gedik
-
Hilmi Serdengeçti
Tüm Yorumlaryuregınıze saglık çok guzel bi şiir aşkın yoklugunu anlatıyor maviliklerde esen kalın.tebrikler...
Haftanın şairi seçilen Ozan EFE' yi kutluyorum.
NİCE BAŞARILARA
Türk Şairler Birliği grubu