Göremez oluyor fazla uzağı,
Evvela gözlerin feri gidiyor.
Mesafeler ürkütüyor ayağı,
Üç ileri, iki geri gidiyor.
Gözlere bir gözlük, kulaklara fiş
Bu dünyada görevli bir memuruz
Gelip nöbetini tutan gidiyor.
Ne bir söz sahibi ne de amiriz
Padişah gidiyor, sultan gidiyor.
Ayrılık ayları eylülle ekim
Eminim seni de kocalttı yıllar,
Emsalsiz güzellik uçup gitmiştir.
İki büklüm olmuştur ince beller,
Muhakkak bir yanın göçüp gitmiştir.
Varmışsındır elli küsur yaşına,
Nica imza atan beyler tanıdım,
Hepsi de “Hoşça kal deyip de gitti…
Ustalar, çıraklar, toylar tanıdım
Kalemi masaya koyup da gitti…
Benim devrim, benim günüm diyenler,
Bin yıl ömür sürsen de bu dünyanın,
Zevklerine asla doyamazsın ki...
Yaşam denen bu harika rüyanın,
Yeter sonu gelsin diyemezsin ki...
Farklıdır her şeyin hamuru, suyu,
Başıma bir şey gelmesin,
Sabah akşam gözle beni…
Sağlığım sıhhatim için,
Yüreğinde gizle beni…
Gözlerim aç, gönlüm sefil
Başıma bir şey gelmesin,
Sabah akşam gözle beni…
Sağlığım sıhhatım için,
Yüreğinde gizle beni…
Gözlerim aç, gönlüm sefil
Başlamıştı kalpte seçim dönemi
O gün seni tercih ettim gizlice.
Öyle çoktu bu bir oyun önemi,
Düşünmeden sana attım gizlice.
Sağladım elimden gelen katkıyı,
Ya çıktım Taşköprü'ye, ya takıldım Meydan'a.
Her semtini yıllarca gezip durdum Adana.
Kanal'ında süzülen bir divane balığım
Kurttepende dolaşan deli kurdum Adana.
Geliyorum demir kanatlı kuşla,
Hazırla sıkmayı, çayı Adana.
Fazla yorma da yöreple yokuşla,
Dolaşalım şehri, köyü Adana.
Dostluğumuz ’79 Eylül’den,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!