Gönül gelmek istiyor da yanına
Tedirgin ayağım yola dolaşır.
Ne zaman başlasam hal beyanına,
Kelimeler sakar dile dolaşır.
Gözlerden akmaya başlayan pınar
Gözleri Fener’di, saçları Moda,
Havalıydı Etiler gibi o da.
İmkânsızdı cilvesinden Kurtuluş
Hep Bebek gibiydi; sade naz, eda.
Canım de oğula, cicim de kıza
Onlar gülerse gül, ağlarsa ağla.
Helal süt emmişse çıkmaz arıza,
Çekinme sırtını daya, bel bağla.
Kız erkek fark etmez; evlat evlattır
Görüverip bunca müşkül halımı,
Neme lazım diyen dostlar sağ olsun!
Dar günlerde basıverip çalımı,
Ortalıktan tüyen dostlar sağ olsun!
Dosta doğru yürümekten erinen,
Devamlı bu anı bu günü yaşa,
Yarınla kafanı yorma ha yorma…
Çivi gibi gelir saplanır başa,
Her şeyi düşünüp durma ha durma…
İhtiyacı yoktur kimsenin akla,
Dünya çocuklara kalsa,
Dört bir yanı park olurdu.
Üç gün çocukların olsa
Arada çok fark olurdu.
Ne soğuk ne sıcak bir harp,
Nereden bulursun bunca tipleri,
Ahmakların, salakların bir sürü.
Bir şekilde koparmış bak ipleri
Delilerin, manyakların bir sürü.
Mikroplar var; dört tarafı pis eden
Üstümüzde gezen kara bulutlar,
Dağılıp bir yana gitmiyor dünya!
Zahmetsiz hayaller, düşler, umutlar;
Ne yazık ki para etmiyor dünya!
Bir küçücük virüs başladı şova,
İşte yüzsüz Esed, iki yüzlü Rus,
Benzemiyor bunlar ben-i ademe.
İngiliz, Fransız, Çin, Alman sus pus.
Hiç birinin bir hayrı yok aleme.
Beşli çete denen aç Firavun'lar,
İzle gör; Macron’u, Bayan Merkel’i
Lider diye etrafı kimler sarmış.
Kimi terelelli, kimi az deli
Borisler, Tramplar, Jong Kim'ler sarmış.
Beş harami eyler dünyayı talan,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!