Denize dönmek istiyorum
Denize düşmek,
Köpüklerle öpüşmek,
Dalgalarla didişmek
Titanik olmak istiyorum
Saçlarının kokusu mu içtiğim?
Ya da saçlarında kaybolan ben miyim?
Karanlığın ışığında parlarken gözlerin
Ben senin aşkını fısıldayan bir neyim.
Ellerinin dokusu mu beni saran?
Hiçbir şeyi istiyorum
Sessizliğin derinlerinde durmayan
Bir bebek istiyorum
Doğmayan
Vah sevgilim ben seni
Baldan tatlı sanırdım
Güzeller güzeli bir
Melek diye tanırdım.
Oysa yalnız bir düşmüş
Bir sandalye, bir çift ayakkabı, birkaç tabak
Dün eskici geçerken ahşap cumbadaydım
Zaten yollar perişan, zaten burası eski sokak
Dün yaprakları işaretledim tek, tek bakarak
Yine gönlüm tavan arasına çıkmayı çekmişti
Şehir mi, gece mi esrarı süzen,
Yoksa tenin mi buram, buram tüten?
Ben miyim, yaşam mı gündüze süren,
Yoksa kayıp mı esrarda, esrarı bilen?
Takaya binmiş gidiyordu
Yükü belli, rotası belli
Hatta elinde gibi dümeni
Üstünde ufak insan
Altında ufak taka
İçimdeki üşütmeyen rüzgar sen
Coşkuyla kopan fırtınalar sen
İçimi hasretle titreten o yar sen
Eririm, beni bir zerre kadar düşünsen
Bir gözyaşı süzüldü gözümün birinden
Takip ederken bir başkası diğerinden
Bir sarı yaprak eksildi bahçedeki ağaçtan
Rüzgarla sarsıldı bir çiçek koptu yerinden
Sonbahar hüznü anlatırmış satırlarda hep
Elimi sallasam gelir mi ellisi?
Yüzü gelir mi?
Beş yüzü?
Oysa ben korkuyorum
Ürküyorum kaybetmekten
Çünkü sen daha değerlisin




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!