Yaş almış bir kadın biliyorum
Ama hala yaşlanmamış gönlü
Aldığı yaşlarla gençleşirken
Tüketmemiş akan bir ömrü
Yaş almış bir kadın biliyorum
Bin bir masal şairiydi Ofelya
Avuçlarından süzülürdü ırmak
Göz yaşları incilerden bezenmiş
Düşten de olanaksız onunla olmak
Peri sultanı gibiydi Ofelya
İpekle dokunmuş ince bir teni
Sevda tutkusuyla sarsılan bedeni
Düşümde taht kuran güzelim seni
O kadar çok şeyi kapsıyor ki aşk
Sonsuzlukta kucaklaşan sözümüzü
Yenilmez yengiler mi kandığın?
Burulmaz delgiler mi deldiğin?
Sevilmez sevgiler mi daldığın?
Düşülmez düşlerden döndüğüm kız.
Yanıtsız sorgular mı sorduğun?
Dudaklarım şiir
Gözlerim özlem
Yaşamım akan bir nehir
Ya sen!
Seni bir bilsem.
Yol olmuş yolcular
Kol olmuş kolcular
Av olmuş avcılar
Çıkan girmez bu oyundan
Sel olmuş acılar
Dün baktım derinden gözlerine
Fısıltılı sularla akan nehir gibi
Onlar ışıldarken, puslar arkasında
Kendine çekip, eriten şehir gibi
Dün hayranındım bin bir kez daha
Yokladım ellerimle
Hapsimin sınırlarını
Duvara çizdim sızılarımı
Yazdım yazılarımı
Sızan ışığa göz kırptım
Açılan kapıyı yeniden çarptım
Gelen kurşunda adım yazılı yüzbaşım
Adresim kovanda asılı
Kel tepe, rakım beş yüz
Kara kuru kavak ağacı altı
Gelen kurşun çok hızlı yüzbaşım
Ne altınları tarttım Karunların kesesinde
Ne ateşleri tattım volkanların zirvesinde
Ne buzullara battım soğukların nefesinde
Bendim boza pişiren ölümün ensesinde




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!