Yağmur çiseliyordu
Usuldan, hafiften
Kaygan ve ıslak yolların
Yürüyorduk üzerinden.
Sen ve ben mutluyduk
Akşam ufkunda sevinçli o ela gözlerin
Gün batımı meltemi misali ipeksi tenin
Ben sende miyim, sen bende misin?
Benim ellerim miydi senin ellerin?
Bıçak gibi ortasından geçti dolunay
Buz gibi donuk suskunluğumun
Baykuşlar ışıldadı, yarasaların yokluğunda
Yağmurlar ıslatmadı köşelerini susuzluğumun
Şelaleler vazgeçmişti dökülmekten
Bağlanıyor, bağlanıyor
Günler günlere bağlanıyor
Kalpler, dillere bağlanıyor
Bağlanıyor, bağlanıyor
Gönül dilbere bağlanıyor
Umulmadık bir anda takılırsın
Dalgın bile değilsindir oysa
Bazen kırık bir dala tutunursun
Ya da kıyıya oturursun sığ koyda
Umulmadık bir anda şaşırırsın
Rakım, yaş üzümden ve sek olsun
Tabii her zamanki gibi de tek
İnce belliye iki parmak konsun
Boşaltalım kadehleri sohbeti içerek
Yanında sarı leblebi iyi kavrulsun
Ufak bir baskı hatasıydı yalnızca
Yazarın dalgın zamanına denk gelen
Mürekkep bulaşmıştı oraya buraya
Kalemini özensizce titretirken
Yanlış zamanda sürülmüştü piyasaya
Bir damlacık yaş damladı
Hüzünle bakan gözlerimden
Süzüldü yavaşça yanaklarımdan
Bir damlacık yaştı kopan gönlümden.
Senin arkandan çok ağlamak
Bir İki Üç
Bir iki üç
Sallandı sarkaçlar
Doğuda bir ezan sesi yükseldi
Bir mektup yazdım sana
Dağlanan yüreğimden
Sitem selleri aktı
Yağmurlu gözlerimden
Bir mektup yazdım sana




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!