✓ Yaşanan Korku Kargaşası
Ismarlanmamış satırlar alışılagelmiş düzeni izlemiyor. Korku aykırı duruşla yan yana gelmez. Aykırı duruşlar us dolu korkusuz güçtür.
Ülkemizin sürdüre geldiği kaosla düzen sınırındaki danstır konu.
Anadolu ve Türk ulusu yeni bir aydınlanma mücadelesinden yüzünün akıyla çıkıyor.
Korku, belirsizlik ve esaret konusunu tarihsel gelişim süreçleri ile an çağda yaşadığımız dayatma ile bağlantısını bu yazım ile irdeleyeceğim.
Gelişmiş toplumların çoktan tartışma konusu bile yapmadığı bir konu monarşik teokrasi veya monarşik oligarşi tartışmalarının olduğu ülkemiz toplumu için oldukça uzak bir ihtimal.
İnsanlığın karşı karşıya kaldığı durumu bir kaç bakış açısı ile anlatmaya çaba göstereceğim.
Toplumları korkuya esir ederek yönetmek için kalabalıkları örgütlü güçler ile bir araya getirerek farklı dünya görüşü adı altında misyoner niyetlere ideolojiler adı altında bölerek ve her bölünen gücü birbirine karşı kutuplaşmasıni sağlayarak yönetir haçlı barbar batı ve yerli işbirlikçileri. Ülkemizdeki 1938 sonrası 1946'dan sonraki dünya düzeni siyaseti ülkemizi çok partili siyasi bölücülük ve her mahallede bir kodaman besleme sermaye soygunu dayatması yeni bir devrimin önünü açtı.
Sözde komünist Çin ucuz işçiliği küresel soyguncu çetenin yararına para karşılığında teknoloji üretimi ile bir tehdide dönüştüğü için yeryüzünde emeğin geliri azaldı ve küresel sermaye soygunu yeryüzünde ayyuka çıktı. İran petrolü Çin'e yuan ile satması barbar batının planlarını altüst ettiği için saldırıya uğradı.
Kendinden yana çekiştirmek huyudur insanın
Hayat ise bahsettiriyor kendini insana
Aynada kendini gören kaçıyor kendinden baksana
Sevmek hayatımızdaki hazlara
Yaratılışımızın kaldıramayacağı kadar yer vermektir
Yaşamın bize görünen tarafının anlamsızlığından dolayı hem kendi umutsuzluğumuz hem de tüm insanların umutsuzluğuna çare olma arayışımızda tüm baskın duygulara karşı zorlu kapıları aralayarak öteki yitimin yolundayız.
Yeryüzünde ki tüm toplumlar kendileriyle olan bağlarının yüzleşme eksikliği sebebiyle koptuğunun bile farkında olmayacak boyutta bir rahatlık rehaveti içinde kopuş yitim süreci yaşıyorlar.
Ulaştığımız zamanın içerisinde gönül akıtmak her zaman olası bir duygu durumudur.
Bu duygular bizi bizden uzaklaştırırken, bizi başka bir bene dönüştürme zamanına kanatlandıranların izine girmişse öteki yitimin yolundan geri dönmeliyiz.
Bir kefen giyme siyasetidir gidiyor.
Adama sorarlar;
Bop eşbaşkanı olduğunuz zaman nasıl bir kefen giymiştiniz?
Yaşamın keşmekeşi içinde
Açlığını doyuruyordu her canlı
Can pazarında kim kimin gücüne yenilirse
Tezgaha o düşüyordu
İki ayaklı iki can arasında mesafe kadar yakın iken cennet ve cehennem birbirine, nasıl olur da ötede bir alemi kendine teslim edilmiş görür?
Kim kendine böyle bir hadsiz neden olabilir?
Alemler alemden habersiz mi satılır?
Cinneti tarikat itakati bu mu?
♾️▪️Önder Karaçay ▪️♾️
👀Kendini satan insanın önüne iki kemik atın o insanı köpeğe çevirir kendi adınıza havlamasını sağlayabilirsiniz. Gerçek köpeklerin önüne ihtiyacı olan kemiği atın bir köpeğin köpek kalma sadakatini bozamaz, insanı insanlıktan çıkardığınız kadar başarılı bir sonuç elde edemezsiniz. Köpekleşebilen insan ile gerçek köpek arasındaki fark, insanlığını kaybetmemiş bir insanın bir köpeğe daha yakın olması gerektiğini söyler. Bu sebeple köpekleşebilen insanları bir kapıya, bir makama veya bir yetkiye bağlayanlar yararına iyi ısırsın diye bir köpek gibi bağlarlar.👀
Köpeğin başı ısırır
Gerisi kuyruk sallar
Sahibine köpeklik yapmanın adı
Sadakat olarak bilinir




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!