Bana soruyorlar şiirlerini, yazılarını neden kitap haline getirmiyorsun diye.
Buna cevap vermek istiyorum.
Birinci cevabım kitap hala parayla satılıyor. Kitabı da sermaye mafyası basıp satıyor.
Bugüne kadar zalimleşen kapital sahiplerini halk diliyle anlaşılsın diye yazmaya gayret ettim.
Yine de hayretimi yenemedim.
Kapitalsiz Kapitalistler Harun Karadeniz'in kitabının ismi.
Geçinemiyorum hezeyanı, sorun kapitalizm diyerek günah çıkarma adına kendini gizleyerek acındırma çabası sonrası bu sonun geldiğini gösterir.
Geçinemiyorum diyen hezeyan Anadolu ve Türk ulusundan kazandıkları ile yurt dışında dört bin konut aldığını ve bunların kira getirisi ile zor geçindiğini dile getirerek eskisi gibi soyamadığı veya bu soygun düzeni yıkılır ise ne olur halime müşteri toplamak isterken baltayı taşa bir kez daha vurdu.
Bu holding zulmü on bin insanı istihdam ettiğini varsayalım. On bin insanın dört bin konutu var mı sorusu, soygunu ve sorunu ortaya koymaya yetiyor. Her insanın bir konutu olsa bile borcu varsa tefeci esareti sorundur.
İçimize de kar yağsaydı
İçimiz biraz üşürdü
Yalnız içinde mikrop olanlar da ölürdü
Önder Karaçay
Kış güneşi kar yağmış memleketime
Hanın sahibi Ardahan'da toprağın üzerine çekmiş beyaz bir örtü
İçimi ısıtan tek soğuk
Donunca Çıldır gölü üzerinde dans edecek yine atlı kızaklar
Buzun altında saklanmış balıklar zannediyorlar kurtulacaklar
Avcılar buzu kıracak ve o balıkları yine yakalayacaklar
🌒 Karabağ Havucu 🌒
Anadolu da emperyal güç değişikliği oyununu bozguna uğrattı Mustafa Kemal Atatürk'ün askeri o Türk.
S400 ihaneti.
15 Temmuz ve Rus istihbaratı önledi kaynağı
Komünizm tamtamcılığı
Kara günüm, kara günümüz bugün
12 Eylül
Benim için iki kere hepimiz için bir kere karardı
Biri 12 Eylül 1980 dokuz yaşındayım
Kendi askerimizin bir çocuğa silah doğrulttuğu gün
Hala susmuyor ise Mustafa Kemal Atatürk'ün yankısı bunun sebebi ne ola ki!
Sonsuzluğun devrimini yapmış olmak böyledir işte. O yankıyı susturacak bir kötülük yankısı tüm kötülükler bir araya yine gelse mümkün olmuyorsa durup bir düşünmek gerekir.
Bunun sırrı nedir diye.
Şehrin ışıklarından gökyüzünde yıldızlar gözükmüyordu.
Işıltılı şehirlerde gözlerinde ki ışıltısını kaybetmiş insanların arasında yaşam mücadelesi verirken, karanlık günbegün büyüyordu.
Özgürlükleri siyah bir bez torbanın içine erkek egemen bir zihniyet tarafından büzülmüştü
Bilmedikleri ve anlamadıkları bir dilde sözde din öğrendiklerini sanıyorlardı
Onları gören cennette huri sanıyordu
Bu karanlık gölgeler bir salgın gibi toplumu hasta ediyordu
Siyah bez bir torbanın içine atmayan kendini kötü hissediyordu
Cennet ve cehennem alemleri dünyaya geldi




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!