Kaynağı doğduğum, doyduğum topraklar olan doğal zekası, ironi ile betimleme ve tüm zamanları kavrayan derin yargıları ile yüzleşme sahneleri kuran, niyet ayıklayan bir anlayışı dil ile söze dökme sanatıdır yazmak.
▪️Önder Karaçay ▪️
Yazmak ar gerektirir ve sorumluluk ister. O kıvam tuttuğu zaman yaz/ar olur insan.
Yazarların eserlerinden yazan insan öldükten sonra ondan nemalanan piyasa kültür, sanata ve edebiyata destek adı altında bir sahtekarlık üzerinden para kazanırlar. En azından bugüne kadar öyle yaşandı.
Yasal tefeci bankaların kendi yararına algı oluşturmak için kitap basıp sattığı bir dünya da bu konuda kendimi çok fazla yormak istemiyorum. Bir banka geçmiş yıllarda Sabahattin Ali'nin kitaplarını basarak sattı. İçimde bir yaradır. Oysa bu insan o yazdıklarını yaşarken zulüm yaşatıldı, öldürüldü ve öldükten sonra değere bindi!.
Bahar geliyor
Kökü toprakta kalan ağaçlar çiçeğe durmaya başladı bile
Ağaçların yerine dikilen beton çıbanlar ise çiçeğe durmayı bırakın yer kırıklarının üzerinde duramadıkları için insanların üzerine çökerek baharı karşılamaya başladılar
🎯▪️Hitler bile ikinci dünya savaşı öncesi beton rantı ile bu kadar büyük ve emsalsiz bir ranta, soyguna, çirkinliğe, görgüsüzlüğe sebep olmamıştı. Başta İstanbul'un tarihi silüeti ve doğasını yok eden beton çıban ekonomisinin yeryüzünde bir başka örneği olmadan ibretlik bir zulme dönüştü.
🎯▪️2b soygunu sonrası 6 Şubat depremi ile yerin dibine çakılınca depreme dayanıklı yapı yapmak akıllarına dank etti. Depremi tetikleyen müdahale araştırılmadı! Ordu darbe yapar korkusu içinde arama kurtarmaya geç gitti. Sayısını bilmediğimiz kadar can kaybı verildi. Haçlı rant rönesans orada battı. O depremde bile müdahale bilinçli geçiktirildi ve neler çalındı bilinmiyor. Bunu da insaat şirkine karşılıksız para basma yetkisi vererek oy karşılığında tahtı korumak amaçlı bir politikaya dönüştürmek istediler. CHP belediyelerini ele geçirerek bu rantı yönetmek ve oya tahvil etmek için tehdit ve başka yöntemler ile kayyum atayarak ve belediye rant meclisini ele geçirmek yoluyla yapıyorlar. 1994 yılından bugüne en iyi bildikleri soygun yönteminden vazgeçmiyorlar. Türk ulusu bunu dikkatinden kaçırmasın. Toplumun yüzde seksenini fakirliğe mahkum ettiler. Yüzde seksen karşılıksız para basılarak konut alsa bile o maliyeti karşılayacak konuta ihtiyacı olan insanların gücü yok. İmar rantı ile yüz konutu olan bin konut sahibi yapıldı. Kişiye ve projeye özel imar yasası en az iki yüz kere değiştirildi. Konut rant çetesi tekel oluşturdu ve kiralar ulaşılmaz hale geldi. 40 bin 50 bin liranın altında normal bir konut kirası yok! 23 bin lira geliri olan emekli, 28 bin lira geliri olan asgari ücretli veya biraz üzerinde geliri olan insanlar kirasını bile ödeyemez hale bu yolla geldiler.
🪃▪️Beton Çıbanlar Rant Çağının Sonu Geldi Türk Ulusu da Soyguncuları Silkeleyip Silecek
🎯▪️Gözünüzü açın rant çetesine oy vermeyin. Kendinize gelmeniz yağmadan mal kaçırmak için bu soyguna ortak olmak için bu kötü niyete satılmayın.
İnsanlık yirmi birinci yüzyılda Anadolu'da çarptı beton dağına
Tarla sahipleri apartman sahibi
Fabrika sahipleri plaza sahibi oldular
Plazalar ülkeyi ithal mal pazarına çeviren aracı ithalatçılar ile doldu
Üç adet beton kutuyu
Üst üste koymuşlar
Bu iğreti yamukluk
Eğri bir şekilde deliyordu gökyüzünü
İstanbul uyarıyor
Taşım toprağım altın diye
Hepiniz taşındınız üstüme
Taşıma toprağıma sahip çıkmadınız
Birileri beni cebine taşıdı
Cumhuriyetin ilk yıllarında Mustafa Kemal Atatürk tarafından kundura fabrikası yapılmış İstanbul boğazının en güzel yeri.
Banka buraya ekonomisi bu fabrika kapatıldığı için çökmüş bir yer olduğu ve beni başarısız yaparak benden kurtulmak için tayin yaptı.
En ufak bir taviz vermeden iki yıla yakın çalıştım.
Orada bir mezar gördüm. Görenler o uzunluğu uzun bir insan ölçüsünde olmadığını idrak etmekten ırak bir gözünde büyütme tuzağı içine düşmüşlerdi. O günlerde kimseyi oradan çıkarma fırsatı yoktu. Delil topluyordum.
Dijital peygamberler sahaya sürülünce o mezarın aslında gökte çarmıha gerilerek çıkan isa olduğu yalanı tablet yorumcu dijital ruhani tipler tarafından ortaya konunca düzmece Asya'nın hristiyan yapılması projesini çökerttim.
Töre ve Yöre İnsanlığı Adına
Yaşam Tiyatrosu Yazarı
Önder Karaçay
Soygundan yana üç beş siyasi parti temsilcilerinin sözde örgütlü toplum adına toplumu ortak soygun niyeti ile güttüikleri sistem hiçbir zaman halkın iradesini temsil etmedi.
Halkın iradesini temsil etmeyen sözde demokrasi palavrası da bugün daha ileri zorbalık monarşik oligarşik bir zulme soygunu yapan küresel yerli işbirlikçi sermaye çetesinin bir talebi olarak sürekli zulme dönüştürmek istiyorlar.
Daha iyi anlaşılsın diye monarşik oligarşik anlayış ile devlet yönetmeye örnek olarak orta doğu da kula kulluk biat ve itaat eden çoğunda halkın iradesini yönetime yansıtmak adına seçim olmayan monarşik oligarşik dayatmacı yönetimin ilahi bir zıth giydirildiği için koşulsuz tapılan, yapılan seçimlerin sembolik ve dış dünyaya seçim yapılarak seçilmiş yönetim algısının pazarlandığı ortaçağ kafasından ve karanlığından kalmış halifelik ile Osmanlı padişahlarına da bulaşmış bugün yeniden Anadolu'nun doğal kaynaklarına çökmek isteyen küresel soyguncuların yerli soyguncu işbirlikçileri ile birlikte talebi olan zulmü sürdürülebilir yapma niyetidir.
İşte bu sebeple yurttaş iradesi halkın ortak kolektif iradesini kurultay ahlakı ile meclisten topluma kendi öz nitelikli iradesi ile illeli, kurallı ve hesap veren bir anlayış ile kimseyi biat ve itaat ettirmek istemeyen doğal kaynakları ve ekonomiyi tehdit ve taviz ile sömürge ettirmeden yönetim ve kamulaştırma devrimi ile adaletli paylaşım ekonomisi düzenini kurma ihtiyacı doğal uyanış ile devrime dönüşmektedir.
▪️Önder Karaçay ▪️




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!