Ne üretirsek satın almak zorundasınız, siz evde hazır yiyin biz sizi bir miktar sırtınızı sıvazlayarak soyup sonra da bu topraklardan kovacağız projesi popüler bir çölleşme olarak soygun ziyniyetin üzerine çöktü.
Sermaye soygun teknolojisi yapay , dijital ve robot üretecek, dünyanın öteki ucundan seni soyacak, genetiği zehir gıda ambalaj ile soygun konusu olacak, ilaç bağımlı zehir olacak, tedavi bağımlı hasta üretecek, yaşam tüm araçları ile dayatmaya hizmet edecek. Ne düşüneceğine, ne okuyacağına sömürge karar verecek, nasıl yaşamak gerektiğine, ne giyeceğine, nereye gideceğine kadar takip edecek, tehdit edecek, kimi seçmek istiyorsa karar verecek ve sizi soygunda kobay olarak kullanacak öyle mi?
Beyni işgale uğrayan ve çöl olmuş bir toplumun toprakları da çöl olur kültürü de ahlakı da.
Popülerlik hastalığı nüksettiği günden bugüne niteliksel varlık gösteremiyor niceliğine nitelik aranan yığınlaşma.
Geçmişin mahfil zihniyeti safrasını temizlemekte zorlanan bir toplum refleksine dönüştü.
Yeni koşulların bağımlılığını şiddetin ve çatışmanın kaynağı inanç toplumundan bilgi toplumuna geçemeyen kökten dinci bakış üretti.
Söz dokuz boğumludur
Yivinden kolay çıkmaz
Boşverin aykırı söz söylemek için sıraya girenleri
Yazarak sadece günü bozuyurlar
Sözü edilen insan
Dünya pazarı burası. Alışkın olduğunuz soygun pazarı yaygın pazar, bir de unutmuş olduğunuz kimsenin kimseyi satmadığı hak pazarı var.
O pazar bir tufanda kuruldu.
Ya bir zulüm biter değeri başlar ya da o zulüm son bulur değişir başlar.
Yaşam her zaman bu iki uç arasında bir pazarlık ile geçer.
Ezoterik bilgi uyanış arzusu içinde yaratıcı bilinç düzeyi arınmış bir duyunc içinden çıktı.
Materyalist ve kanlı bir soygun zulüm ile karşı karşıya kalmıştı insanlık.
Tarihin sahnesine yaratan ve inanç adı altında sürekli kan sıçratılıyordu.
Yüzümüzü öteki dünyaya
Sırtımızı aydınlığa, akılcılığa ve bilime döndük
Dünyamızı bu kötülük ile doldurarak kötüleri çoğalttık
Dünyada iyi olan ne varsa hepsini kötüler istediler, koşulsuz verdik!
Biz tüm değerlerimizi ve bu dünyada insan gibi yaşama şansımızı
Öteki dünya pazarlığın da, bu dünyayı, bu dünyada kaybettik!
Cumhuriyet Halk partisi üzerinden Cumhuriyet devrimleri ile hesaplaşmayı pazarlık ve tehdit usulü ile yapıyorlar.
Cumhuriyet Halk Partisinin belediye başkanı yaptığı kişiler genel başkanı butlan kararı sonrası ayrı parti kurunca kendi aday olarak gösterdiği İzmir ve Ankara belediye başkanları ne yapacak sorusunun yanıtı PAZARLIĞA bağlı bir yanıt ile karşılık buluyor ise siyasetteki kirlenmeden pazarlıklardan kimsenin haberi yok demektir.
Tarihi utanmazlık örneği vererek kendinize gelmenizi sağlamaya yardımcı olmaya çalışacağım. Yurttaş olarak oy vermeden ve oy verip koyvermeden önce bilinmesi gerekir diye etik ahlak anlayışı içinde bir duruş göstermek istiyorum;
Türk ulusunu 1960'dan bugüne sözde demokrasi yalanları ile soyanlar ve soyduranlar aynı oyunu yeni bir tezgah ve pazarlık ile sahneye koydular. Sözde tek yetkiye karşıymış gibi tek yetkiyi tek yetki ile değiştirmek adında tek yetkiyi yeniden seçtirmek oyununu oynamaya truva kısrakları gibi bilek, dil sıvayanlar sinsi bir kılıkla sahaya ikna edilerek sürüldüler. Anlaşacaklar karşılıklı uyumlu pazarlıklar sonucu. Yurttaş bilinci bunu yutmayacak, yutturmayacak. Mevcut tüm siyasi partiler, ideolojiler ve kişiler her fikir, tutum ile tarihin önünde Türk ulusunun birliğini beraberliği ve biz bütünlüğünü koruyan yurttaş anlayışı etik ahlakı karşısında çaresiz kaybetmiştir. Yasama yürütme ve yargı erkleri tek bir yetkiye teslim edilemez ve Türk ulusunun gücü Türk ulusuna karşı dayatma niyeti ne olursa olsun kullanılamaz. Her mahallede bir kodaman besleme sermaye ve bölücü siyaset ürettiği varsıl ayırma ve kayırma zorbalığı ile misyonunu tamamlamıştır.
▪️Önder Karaçay ▪️
Bir rüzgar gibi esip, şimsek gibi gürleyip geçmek mümkün iken, ezip geçtiler!
Ezen ezdiği, ezilen ezildiği ile kaldı.
Ne alemi vardı herkesin hırsını doyuracak kadar büyük olan dünya da pişmanlık büyütmenin?
Hangi pişmanlığı seçmek istiyorsun?
Seçenekler arasında pişman etmeyecek yok!
▪️Önder Karaçay ▪️




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!