Benle dağları aşmıyorsan
camları çerçeveleri kırmıyorsan
feryadıma, nefretime, kinime ortak olmuyorsan
ne yapayım senin aşkını?
Hapisane parmaklıklarımın üzerine yenilerini koyuyorsan
Onu seviyorsun
tamam...
bir miktar inandık
anladık, buna sevgi deniyor bilinen haliyle.
ama
'Zamanın İnsanı'
bu hastalığı da elbirliğiyle geliştirdi
birçokları gibi...
Yok ya temelinde kayda değer malzeme
betona kumu katacak, suyu basacak garibim.
Seninle hayatımın en önemli parçalarını,
en deli taraflarını
zırvalarımı
hatta tümünü paylaşırım.
Seninle yolculuklara çıkarım.
Demir alış bir limandan ötekine...
Kapatış bir perdeyi
bir sahneden diğerine...
Bambaşka oyunlara, figüranlara
oyunculara
ne soylular vardır aramızda
hepiniz bilirsiniz:
öyle asillerdir ki
selam verirken öncelikle sizden beklerler
ve sonra yavaşça kafalarını sallarlar zorlukla
karşınızda küçülmeden hallederler!
Şöyle bütün çalışanlara
onlarca toplantıdan toplantıya koşanlara
iş adamlarına, emekçilere
sokak işçilerine, bahçivanlara
teknik elemanlara
bilgisayarcılara bakıyorum da sevgilim;
Satılmışların, yaltakçıların
koltuk düşkünlerinin
emek, üretkenlik ve eleman düşmanlarının,
ayıların baş satıcısıyım!
Onlar için 'Güvenilmezlerin Bayraktarı'yım!
Ne internetteki bir sürü hatasız kadın resmi,
hatta ne onların İstanbul'daki canlı örnekleri,
ne can bir dostumun muhabbeti,
ne bir sinema, korku filmi
Fredie, Jason, Immortal...
Öyle bir şaşmış ki milletin şakülü dostum
öyle bir terazisi bozulmuş ki doğru ile yanlışın
mertlikle yalancılığın;
birine fazla ilgi gösterdiğinde, “yılışıklık” olur
sana gösterilen sertliği kahkahalarla kırdığında, “hakaret” olur
iyiliği için uyardığında, “ukalalık” olur da




-
Zafer Zengin
Tüm YorumlarBen şairim demeyi şiirleriyle gösteriyor..Okuyucunun önüne serdikleri 'evrensel gerçekleri [miz]..okudukça
unuttuğumuz isyanları yeniden hatırlıyoruz..Gerçeği
sofraya koyup yüzleşme gücün varsa al ne kadar lazımsa diyor. Sesi ilginç metalik bir ses gibi geliyor kulağa..Doğal desek sahte to ...