Nurgül Ankara Şiirleri - Şair Nurgül Ankara

Nurgül Ankara

ÖMRÜMÜN ZAFERİ...

​Evin ilk müjdesi, baş tacıydım ben,
Dedemin derdinin ilacıydım ben.
Dünyayı çiçekli bir bahçe sanan,
Yolların küçücük prensesiydim.

Devamını Oku
Nurgül Ankara



​Öyle özlüyorum ki,
kelimeler yetmez anlatmaya
Uçsuz bucaksiz denizler gibi
Sonu olmayan gökyüzü misali

Devamını Oku
Nurgül Ankara

Gözlerine baksam, kalbimde bir telaş,
Ellerini tutsam, ruhumu yakar bir ateş.
Sen benim en aydınlık düşüncemsin,
Ve uyanmak istemediğim en güzel düşümsün.

Ben sana şair oldum be adam,

Devamını Oku
Nurgül Ankara

PAPATYA SİTEMİ

​Neden seviyorsun, diye sorma hiç,
Dalından koparılan, kır papatyasıyım.
Sorgun bir uçurum, cevabı bir iç,
Ömrü feda edilen, kır papatyasıyım.

Devamını Oku
Nurgül Ankara

Gündüzün her saati bir zindan, bir pranga,
Gözlerim yorgun bakar, kalbimde sonsuz kaygı.
Çünkü bilirim ki tenin, bir mil ötede yasak,
Ne el tutulur, ne göz bakar, ne de atılır kucak.
Fakat ruhumun vardır bir kaçış kapısı gizli,
O kapının ardında, bekler vuslatın gizemi.

Devamını Oku
Nurgül Ankara

Bakmayın yüzüme "dul kadın" diye,
Cihanın yükünü sözüme serdim.
Yıkılan yuvamdan kalan hediye;
Ben bu canı kendi özüme verdim.

Güven kalesini yıktı gidenler,

Devamını Oku
Nurgül Ankara

SEBEBİ YOKLUĞUNDUR

​Dışarıda kar beyaz, her yan kış kıyamet,
Sanma ki bu beyazlık, içime bir selamet.
Beni asıl donduran, sendeki o nihayet;
Bedenim titriyorsa, sebebi yokluğundur!

Devamını Oku
Nurgül Ankara

Senden Artakalan Sessizlik...

​Ne bir ses var ne de bir iz, senden bana kalan;
Sanki en derin yaram, kabuk bağlamayan.
Ben o yitik mevsimde, seni arayanım ulan,
Özledim ulan... Sesinin gölgesinde yiten her heceyi...

Devamını Oku
Nurgül Ankara

Sen gittikten sonra,
Bende çok şeyler değişti;
Ağzımın tadı, gülüşümün rengi, gözlerimin parlaklığı...

Kurduğumuz hayaller zamansız soldu.
Sen gittin sevgili, ben yarını düşünmeyi unuttum.

Devamını Oku
Nurgül Ankara

Ömür dediğin, göğsümde sakladığım o eski mendilin kokusuymuş meğer,
Hasret ise tül perdenin ardından seyrettiğim o dilsiz, o kör karanlık...
Burada bulutlar bile senin kokunu getirmeden ağlamıyor toprağıma,
Aynaya düşen her çizgim, senin özleminin bıraktığı birer mühür gibi.
Seni düşlemek; kalbi kıyıya vurmuş bir sandalın sessiz bekleyişi,
Kendi nefesimin sesinde bile senin gizli fısıltılarını duymaya çalışmakmış.

Devamını Oku