Kültür Sanat Edebiyat Şiir

  • hatıralar02.12.2008 - 22:14

    Blue Magic - Just Don't Want To Be Lonely...

  • hiç bitmesin denilen anlar02.12.2008 - 22:12

    Rob D - Clubbed To Death...

  • adım gibi biliyorum02.12.2008 - 22:10

    The Beatles - You're Going To Lose That Girl...

  • farzet02.12.2008 - 22:05

    Bir fındığın içini
    Yar senden ayrı yemem
    Bugün gördüm yarimi
    Öldüğüme gam yemem

    Aldır aslanım aldır
    Al yanakları baldır
    Kınalı ellerinle
    Beni uykudan kaldır

    Fındık toplayan gelin
    Fındık dalda kalmasın
    Gel biraz konuşalım
    Aklım sende kalmasın

    Aldır aslanım aldır
    Al yanakları baldır
    Kınalı ellerinle
    Beni uykudan kaldır...

  • fıkır fıkır02.12.2008 - 22:01

    The Chordettes - Lollipop...

  • neşvedâr01.12.2008 - 22:18

    Gülen gözlerinin mânâsı derin
    Gönlümün tahtıdır güzelim yerin
    Aşkımın ufkunda doğar güneşin
    Gönlümün tahtıdır güzelim yerin...

  • teknikler ve mistikler01.12.2008 - 22:12

    2.Kitap: Debussy'nin ilk onunu 1912'de, son ikisini de 1913'te bestelediği 2.Kitaptaki prelüdler ise öncekilerden biraz daha farklıdır... Yine küçük fikirler alınarak bir tablo gibi işlenmiş olmasına karşın anlatım şekli daha kısıtlı ele alınmış, ima edilen daha soyutlanmış, biraz bilmece gibi bir hava kazanmıştır... Ancak buna karşılık yapı, armoni, ritmik iskelet daha belirginleşmiştir... Bu unsurlar da Debussy'nin son eserlerinin ortak karakteridir... Bu prelüdlerin tonalitesi genelde temel bir renk olmasına karşın, o kadar ince üst üste getirilmiş intervaller ve genişletilmiş akorlarla parçanın tonalitesi nötrleşir, tarafsız olur...



    No.1 - Brouillards (Sisler) : Do Majör tonda, 4/8'lik ölçüde, ılımlı (Modéré) tempodaki prelüd yine bir doğa izleniminin, daha doğrusu bunun çoksesli (polifonik) yansımasını canlandırır... Böylece tekrar, sisli manzaralı bir Monet tablosunu düşünmemek de olanak dışıdır... Sonbaharın ıslak, yapışkan sisi melodik çizginin ustaca kontrolü ile hissettirilir...

  • geçiş01.12.2008 - 22:09

    ...

    'Serbest piyasa' üzerine çekilen neo-liberal söylevlerin nihayete erdiği; yani iflas edip, karaya oturduğu bir güzergâhta yol alan kriz gerçeğinin ortaya koyduğu çok önemli bir şeyi de Ergin Yıldızoğlu şöyle dillendiriyor: 'Bilmem farkında mısınız? Kapitalizm, piyasa serbest de olsa (1920'ler 30'lar) , düzenleniyor da olsa (1950'ler ve 60'lar) eninde sonunda krize giriyor... Ve hep aynı şarkı: Düzenlenmişse, serbestlik isteyen çığlıklar atıyorsunuz, serbest ise düzenleme, devlet müdahalesi istiyorsunuz...

    Beyler, dediğim gibi sorun piyasada değil, hatta sermayede de değil... Sorun bunların gereksinimlerine uymayan insanda... İnsanlar olmasa serbest piyasa da kapitalizm de gerçekten mükemmel sistemler... Ancak insanlardan vazgeçmek söz konusu değil, en iyisi insanların özelliklerine uyumlu, onlara öncelik veren yeni bir sistem düşünmek...'

    ...

  • kült film01.12.2008 - 22:08

    'Nashville' (1975)

    Robert Altman

  • âfitâbcemâl01.12.2008 - 22:03

    Edremit Van'a bakar
    İçinde Şamran akar
    Öyle bir yar sevmişem
    Her gören ona bakar

    O süsem o sümbül o gül o bağındır
    O inci o mercan beyaz gerdanındır
    Oynamak sıçramak eylenmek çağındır

    Kale dibi kayalık
    Denizde dolu balık
    Kızın gönlü oğlanda
    Oğlan da ona yanık

    O süsem o sümbül o gül o bağındır
    O inci o mercan beyaz gerdanındır
    Oynamak sıçramak eylenmek çağındır...