Kültür Sanat Edebiyat Şiir

  • sinestezya05.02.2010 - 19:25

    Tchaikovsky / Overture Solennelle '1812', Marche Slave
    Borodin / In the Steppes of Central Asia, Polovtsian Dances
    Rimsky-Korsakov / Russian Easter Festival Overture, Capriccio Espagnol


    Gothenburg Symphonia Orchestra - Neeme Jarvi

  • kudüm05.02.2010 - 19:22

    ...

    - Gelelim 'Chaconne'a... Doğrusu, 'şakon' denince aklıma sadece Bach gelir... Acaba Beethoven'in, Brahms'ın neden şakonu yoktur? Örneğin, Mozart, Schubert, Chopin gibi hemen her formda eserler vermiş bestecilerin neden ünlü şakonları yoktur?

    - Bir dakika... Söylediğiniz bestecilerin ünlü şakonları yoksa da onların çoğu, J.S. Bach'ın şakonuna ilgi göstermişlerdir... Örneğin Brahms, şakonu piyanoya 'sol el için' uyarlamıştır... Schumann ve Mendelssohn ise onu piyano eşlikli hale getirmişlerdir... Şakonun bu 'keman ve piyano için' versiyonları günümüzde seslendirilmektedir... Bu parantezden sonra, 'chaconne nedir' sorusuna dönmek istiyorum: Şakon için bir tür 'çeşitleme formu' diyebiliriz... Ama bu, 'çeşitleme'den çok, bir metamorphose (dönüşüm) esprisindedir... Eserin yapısı (ya da şematik kurgusu) çok açıktır: Önce sekiz ölçülük bir ana tema yer alır, bunu 32 kere (her biri yine sekizer ölçülük) dönüşüm izler... Şakonu 'çeşitleme' formundan kesin biçimde ayıran başlıca özellik ise Bach'ın hiçbir dönüşümde ilk verdiği 'melodi'den yararlanmamış olmasıdır... Böylelikle her 'dönüşüm' birbirinden farkı melodik çizgilere sahiptir... Bu nedenle biz müzikal çözümlemeyi tamamen armoni ve ritim üzerine yöneltiriz... Bu alanda da her şey açık seçiktir: İlk sekiz ölçüde verilen dramatik akorlar ve 'keskin' ritmik motif, öteki 32 dönüşüme bütünüyle yayılmıştır, her yere yansımıştır...

    - 'Keskin' dediğiniz ritim hangi anlama geliyor?

    - Biraz Sarabande vuruşunu andırıyor... Üç dörtlük ölçü, ama aksan ortada, yani ikinci vuruş kuvvetli... (Oysa gerek Menuet'de olsun gerek valste, bütün üç dörtlük ritimlerde aksan ilk notanın üzerindedir.) Şunu da belirteyim, bu eski kurallar bizim tasavvuf müziğimizdeki usûlleri anımsatıyor bana... Kudüm vuruşlarıyla garip bir benzerlik içindeler...

    - Chaconne'da inişli çıkışlı, bir hızlı bir de yavaş kesitler var... Bunlar sizce Bach'tan kaynaklanan 'eskiye ilişkin' otantik gerekler mi, yoksa Busoni'nin değerlendirmesi mi?

    - Parçada çok açık bir A-B-A hissediliyor aslında... Bunun nedeniyse eserin başında re minör, ortasında re majör, sonunda yine re minör olması... İki minör arasına alınmış majör, ister istemez A-B-A formunu anımsatıyor... Busoni de gayet akıllıca bu kesitleri abartarak formun kolayca anlaşılmasını sağlıyor... Busoni düzenlemesindeki ultra-tempo fikirlerinde ben bir aykırılık göremiyorum... Çünkü bu uyarlamada öyle zekice buluşlar var ki eser sanki en iyi böyle anlaşılır izlenimi veriyor... Örneğin birçok yerde eşlik partisi olarak eklenen öğeler, aslında 'ana fikir'deki o 'keskin ritmi' yansıtıyor... Çoğu yerde ise tek sesli bir melodiyi armonize etmek zaten yüreklice bir tavır...

    ...

  • lost04.02.2010 - 20:33

    ...

    Xenakis'in 1979'da, Strasbourg Kenti'nin siparişi olarak bestelediği ve Strasbourg Vurma Çalgılar Topluluğu'na ithaf ettiği Pléiades adlı eseri ilk kez 3 Mayıs 1979'da Ren Balesi'nin katkısıyla seslendirilmiştir...

    Pléiades ya da Pleyd'ler kuzay yarımkürede yalnızca kış aylarında görülebilen ve Boğa burcunun sağında yer alan parlak yıldız kümesidir... Hafif puslu olan kümeden çıplak gözle ancak altı tanesi görülebilir... Yunan mitolojisine göre bu yıldız kümesi Ay Tanrıçası Artemis'in hizmekârı olan yedi kızkardeşi simgeler... Bunlardan biri olan Elektra, oğlu Dardanus'un kurduğu Troya kentinin yıkılmasından duyduğu üzüntüyle bir kuyruklu yıldız şeklinde kaybolmuş, geriye altı kardeş kalmıştır... Pleyd'in yanında görülen pusun da kızkardeşlerin Elektra için döktükleri gözyaşlarından oluştuğu anlatılır... Ayrıca Pleyd adıyla, eserin ithaf edildiği Strasbourg Vurma Çalgılar Topluluğu'nun altı üyesine de atıfta bulunulur...

    ...

  • çocukken inanılan saçmalıklar04.02.2010 - 20:32

    'Tonari no Totoro' (1988)

    Hayao Miyazaki

  • bir sen bir de ben04.02.2010 - 20:31

    Johan Halvorsen - Passacaglia and Sarabande with Variations in G minor after Handel...

  • sistemi okumak04.02.2010 - 20:25

    Felix Mendelssohn - Complete String Quartets (Quatuor Ysaye)

  • neşter04.02.2010 - 20:24

    - Through the darkness of future past, the magician longs to see, one chance out between two worlds... Fire, walk with me... We lived among the people... I think you say, convenience store... We lived above it... I mean it like it is, like it sounds... l, too, have been touched by the devilish one... Tattoo on the left shoulder... But when I saw the face of God, I was changed... I took the entire arm off...

  • gönül dostu04.02.2010 - 20:23

    ...

    6. Bölüm 'Der Abschied' (Veda) ağır (Adagio) tempoda eserin yarısını oluşturan uzunluktadır ve alto için iki şiir üzerine yazılmıştır... İlk şarkı 8. yüzyıl Çin şairi Mong-Kao-Yen'in Dostu Bekleyiş (Im Erwartung des Freundes) ikincisi ise yine 8. yüzyıl Çin şairi Wang-Wei'nin Dostun Vedası (Der Abschied des Freundes) adlı şiirleri üzerine bestelenmiştir... Bölüm kontrbasın kalın Do sesiyle başlar ve özgün versiyonda etkili Çin gongları eşliğinde flüt, altoya yardımcı olur ve 'Dağların arkasında güneşin batışını, gecenin soğukluğu'nu duyurur... Altonun 'ayın gümüş bir kayık gibi mavi gökdenizinde dalgalanışı'nı anlatmasından sonra hareketli bir obua 'karanlıkta şırıltısı duyulan ırmak'ı canlandırır... 'Yorgun insanlar eve dönmekte ve uykularında unutulan mutluluğu ve gençliği yeniden bulmayı ummaktadır... Kuşlar dalda tünemiş, dünya uyumuştur... Çamların altından gelen serin esintiyi hissederken arkadaşımı bekliyorum, ona son kez elveda demek ve akşamın güzelliğini onunla paylaşmak için... Neredesin? Beni böyle uzun süre yalnız bırakıyorsun... Ah güzellik, sonsuz sevgi, yaşamak içinmiş dünya.' 6.Bölümün ikinci şarkısı Dostun Vedası (Der Abschied des Freundes) , bir felaketi duyurur gibi yansıyan, sonra da cevap arayan bir tavırla süren uzun bir geçiş müziğinden sonra başlar... Alto bir resitatifle, üçüncü şahısı kullanarak erkeği tanımlar: 'Atından inerek ona veda içkisini verir, nereye gideceğini sorar; neden gitmek zorundadır? Kısık bir sesle anlatır: Sen dostum! Bu dünyada bana mutluluk verilmedi' ve alto zarif bir eşlikle devam eder: 'Yalnız kalbim için, dağlara huzur aramaya gidiyorum; vatanıma, yerime dönüyorum... Uzaklarda olmuyor, kalbim sakin şekilde son saatini bekliyor... Sevgili dünya, her tarafta baharla birlikte açıyor, yeniden yeşilleniyorsun... Her yerde ve uzaklarda sonsuz mavi ışık! Sonsuz... Sonsuz...'

    ...

  • kült film03.02.2010 - 21:02

    'What Ever Happened to Baby Jane? ' (1962)

    Robert Aldrich

  • acemi balık03.02.2010 - 19:25

    Little Peggy March - I Wish I Were A Princess...