Kültür Sanat Edebiyat Şiir

  • maziden biri20.04.2010 - 21:50

    Kate van Tricht - Hommage...

  • kendime not20.04.2010 - 21:37

    ...

    The programme of this CD offers a fine example of virtuoso illusion in the first solo of the 'Grosso Mogul' concerto, a monumental section of bariolage, very similar to a passage in Biber's First Sonata, which illustrates Vivaldi's talent for making the best use of the instrument's resources in any and every circumstance...

    ...

  • vehmin saltanatı20.04.2010 - 21:34

    - There is a bill wanting him to pay the bill...

    - You said this one just now...

    (Inland Empire)

  • içimizdeki hüzün devi20.04.2010 - 21:30

    Jean Sibelius – Symphonies, Tone Poems - Neeme Järvi...

  • Kendini arayan adam20.04.2010 - 21:24

    'Fantastic Voyage' (1966)

    Richard Fleischer

  • vehmin saltanatı19.04.2010 - 21:56

    Camille Claudel (1864 - 1943)

  • rené jacobs19.04.2010 - 21:34

    'Madame X' (1966)

    David Lowell Rich

  • gönül dostu19.04.2010 - 21:30

    5. Bölüm 'Der Trunkene im Frühling' (Bahardaki Sarhoş) , ilk bölümle sıkı bir ilişki içindedir ve onun gibi La tonu üzerine kurulmuştur... Yine Li-Tau-Po'nun şiiri üzerine tenor için yazılmış olan şarkı, ilki gibi içki üzerine, cesur ama çok çabuk olmayan (Allegro. Keck, aber nicht zu schnell) tempodadır: 'Eğer yaşam bir rüya ise niye bunca zahmet ve yakınma... Günboyunca dayanacağım kadar içer, sonra kapıma kadar sürünür ve güzel bir uyku çekerim... Uyandığımda ağaçta öten kuşu duyar, baharın mı geldiğini sorarım... Bir rüya gibidir bu, kuş cıvıldar 'evet' diye... Bahar bir gecede gelmiştir... Ben yine kadehimi doldurur, sonuna kadar içerim ve ay ışıldayıncaya kadar şarkı söylerim... Eğer söylemezsem tekrar uyurum... Bana ne bahardan, bırakın sarhoş olayım...' Şarap ve şarkı temalarıyla insanın varoluşunun boşluğunu tondan tona geçerek vurgulayan Mahler, mutlu sarhoşun yatağa gidişini çabuk (Allegro) tempoda, kuş cıvıltılı doğaya özlemini ağır (Lento) tempoda canlandırmıştır...

  • kırgın18.04.2010 - 21:29

    Gönül Turgut - Aşkı Sende Buldum...

  • büyü17.04.2010 - 21:36

    Contrapunctus XI, şimdiye dek kullanılan farklı temaları bir arada kullanan ve yeni çeşitlemeler ekleyen bir fügdür... Değişik kaynaklarda iki, üç veya dört temalı füg olarak tanımlandığı olur... Bunun nedeni, önceki temaları sürekli olarak birbiriyle ilişkili olarak kullanmasındadır... Böylece kimi bu partilerin bazılarını sürekli yinelenen kontrpuan partileri olarak görürken, kimi ayrı bir tema olarak algılar...

    Contrapunctus XII, 'Ayna Füg' olarak anılır... Bach burada her şeyden önce 3/4'lük ölçüye geçerek temayı ona göre düzenlemiştir... Daha sonra bu temayı kullanarak işlediği dört sesli fügünü sonuna dek yazmış ve tüm eseri aynadan yansıyormuşçasına bir kez daha kâğıda geçirmiştir... Böylece ilk fügdeki bas partisinin ters çevrilmiş şekli, yeni fügde soprano partisi olmuştur... Bu düzenlemeye göre, alto ve tenor partilerinin ters dönmüş şekilleri de birbirlerinin yerini almıştır...

    Contrapunctus XIII, bir başka 'Ayna Füg' örneğidir... Bu kez tema onaltılık üçlemelerle sürekli bir hareket kazanmıştır... Bir önceki bölümde olduğu gibi, füg sonuna dek yazıldıktan sonra yine aynadan yansıtılmıştır...


    Füg Sanatı'nda ayrıca dört tane kanon yer alır:

    Canon alla Ottava, Gigue karakterinde temanın (parçanın ana temasından esinlenmiş) oktav aralığında kanonik olarak işlenmesidir...

    Canon alla Decima in Contrapunto alla Terza, temanın senkoplarla değiştirilerek duyurulmasıyla başlar... Kanon yazısı parçanın onuncu derecesinden girer (decima) . Bu ses aynı zamanda üçüncü derecenin bir oktav üstüdür... Üçlemelerle duyduğumuz ikinci bir hareket daha vardır... Son ölçüden önceki bekleyiş, eserin klavyeli bir çalgıyla yorumlanmasında, sanki kadansa olanak vermek için düşünülmüş gibidir...