Kültür Sanat Edebiyat Şiir

  • dindar bilim adamları18.09.2004 - 12:07

    Ey İlim sahipleri ve İlmin bugünkü temsilcileri;

    Aziz Kardeşlerim,

    Dini uygulama standartlarınızın 14 asır sonra, bugün insanları cehennemden kurtarması mümkün değildir. Neden?

    Allah-u Tealâ buyuruyor. “Hakk geldi batıl zail oldu.”
    Hakk Kur’andır ve kurtuluşa müteallik hükümlerinin hepsi 14 asır önce uygulanmıştır. Bugün ne yazık ki uygulanmamaktadır. Bu hükümler 7 safha içerir.



    1- Allah’a ulaşmayı dilemek
    2- Tabiiyet
    3- Ruhun Allah’a teslimi (1. TESLİM)
    4- Vechin (Fizik vücudun) Allah’a teslimi
    (2. TESLİM)
    5- Nefsin Allah’a teslimi (3. TESLİM)
    6- İrşada ulaşmak
    7- İradenin Allah’a teslimi (4. TESLİM) 3. Basamak
    14. Basamak
    22. Basamak
    25. Basamak

    27. Basamak
    28. Basamak (4. Kademe)
    28. Basamak (5. Kademe)



    Bu safhaların bütün sahabe tarafından uygulandığı kesin bir Kur’an gerçeğidir.

    Bunların ve daha derindeki Kur’an gerçeklerinin açıklanması, ıttılaınıza sunulması, yani HAKK’ın Kur’an Ayetleri ile ispatı ile vazifelendirildik.

    “http://www.mihr.com/” ÇAĞIMIZIN ALTIN KAPISIDIR. 3050’den fazla kaset hangi konuda Kur’an dan bir şeyler istiyorsanız sizlere onların hepsini verecektir.

    Allah’a ulaşmayı dilemeyenlerin hüsran ve hidayet açısından durumları 2. tavzih olarak ilişikte takdim edilmiştir.

    Kur’an-ı Kerim’in, İslâm’ın, İslâm’dan evvelki adıyla Hanif Dininin, kainatın yegâne dininin, ezelî ve ebedî dininin temel emri, felâh emri (kurtuluş emri) “Allah’a ulaşmayı dilemek” tir.

    Ahir zamanın temel emri, bütün kutsal kitapların ezelî emri ve ebedî emri budur. Bu emir ezelden ebede “HAKKI” temsil etmiştir ve edecektir.


    Allah’a ulaşmayı dileyen herkes, hangi günahların sahibi olursa olsun mutlaka Allah’ın cennetine girer. Bu sebeple kâinatın yegane dininde “NİYET AMELDEN ÜSTÜNDÜR”.

    Allah sizler için “zorluk dilemez kolaylık diler.”
    Bu kadar kolay bir sebeple, sadece bir dilekle hepinizin, bütün insanlığın kurtuluşunu sizlere müjdelemekle vazifelendirildik.


    ALLAH’A ULAŞMAYI DİLEMEK VAZİFENİZ, MUTLAK KURTULUŞ İSE HAKKINIZDIR.

    Allah’a ulaşmayı dilemek Kur’an’ın altın kapısıdır, giriş kapısıdır ve kurtuluş kapısıdır ve başka bir kapı yoktur. Hepimiz Allah için değil miyiz?

    Bu tavzihlerin hepsi Kur’an hakikatlerinin sadece giriş kapısıdır. Sadece “Allah’a ulaşmayı dilemek” kavramıyla alakalıdır.


    Omuzlarınızdaki büyük vebal sizleri sorumluluk açısından duygulandırmıyor mu? Repertuarınıza yeni girecek Kur’an hakikatleri sizleri heyecanlandırmıyor mu? İnsanların kurtuluşu açısından Allah yolunda hizmet bir heyecan, bir büyük mutluluk değil mi?

    O halde neden çoğunuz yanımızda değil de karşımızdasınız?



    Dualarımızla,


    İskender Ali M İ H R

  • dindar bilim adamları18.09.2004 - 12:05

    BENCE BİR KISMI ALLAH'A ÇAGIRIYOR.
    ÖRNEGİN İSKENDER ALİ MİHR İŞTE AÇIKLAMALARI...!
    BİRİNCİ TAVZİH (AÇIKLAMA)
    1. NETİCE (SONUÇ)

    - Allah’a ulaşmayı dilemeyen kişi cehenneme gider.

    AYETLER:
    A- YUNUS - 7 ve 8
    B- MÜ’MİNUN - 103
    C- VEL ASR – 1, 2, 3

    AYETLER VE SONUÇLAR
    A - AYET 1
    YUNUS 7: İnnellezîne lâ yercûne likâenâ ve radû bil hayâtid dunyâ vatme’ennû bihâ vellezîne hum an âyâtinâ gâfilûn(gâfilûne) .
    Muhakkak ki; onlar, Bize ulaşmayı (hayatta iken ruhlarını Allah’a ulaştırmayı) dilemezler. Dünya hayatından razı olmuşlardır ve onunla doyuma ulaşmışlardır ve onlar âyetlerimizden gâfil olanlardır.
    Açık bir şekilde Allah, Allah’a ulaşmayı (mulâki olmayı) dilemeyenlerin Allah’ın âyetlerinden gâfil olduğunu ifade ediyor.

    A - AYET 2
    YUNUS 8: Ulâike me’vâhumun nâru bimâ kânû yeksibûn(yeksibûne) .
    İşte onların kazandıkları (dereceler) gereğince varacakları yer ateştir (cehennemdir) .
    Allah’a ulaşmayı dilemeyenlerin (kaybettikleri dereceler, kazandıkları derecelerden fazla olacağı için) gidecekleri yerin cehennem olduğu kesinlik kazanıyor.
    B - AYET
    MÜ’MİNUN 103: Ve men haffet mevâzînuhu fe ulâikellezîne hasirû enfusehum fî cehenneme hâlidûn(hâlidûne) .
    Ve kimin mizanı (sevap tartıları) , hafif gelirse işte onlar, nefslerini hüsrana düşürenlerdir. Onlar, cehennemde ebediyyen kalacak olanlardır.
    Kimin mizanı (kazandığı dereceler) hafif gelirse, yani kaybettiği dereceler fazla ise, onlar nefsleri hüsranda olanlardır. Allah’a ulaşmayı dilemeyen herkesin kaybettiği dereceler, mutlaka kazandığı derecelerden fazla olacağı için onların gidecekleri yer Mü’minun Suresinin 103. âyet-i gereğince cehennemdir.

    C – AYETLER
    AYET – 1
    VEL ASR 1: Vel asr(asrı) .
    Asra (zamana) yemin ederim.
    AYET – 2
    VEL ASR 2: İnnel insâne le fî husr(husrin) .
    Muhakkak ki; insanlar, hüsrandadırlar.
    AYET – 3
    VEL ASR 3:İllellezîne âmenû ve amilûs sâlihâti ve tevâsav bil hakkı ve tevâsav bis sabr(sabrı) .
    Ama âmenû olanlar (Allah’a ulaşmayı dileyenler, ilk 7 basamağı aşanlar) hariç ve amilüssalihat (nefs tezkiyesi) yapanlar (ikinci 7 basamağı aşanlar) hariç ve (Allah'a ruhen ulaşıp) Hakk'ı tavsiye edenler (üçüncü 7 basamağı aşanlar) hariç ve sabrı tavsiye edenler (dördüncü 7 basamağı aşanlar) hariç.
    Yüce Rabbimiz “Muhakkak ki insanlar hüsrandadır” buyuruyor. Sonra istisnalar sıralanmış.
    1- Âmenu olanlar (Allah’a ulaşmayı dileyenler) ,
    2- Nefsi islah edici amel işleyenler,
    3- (Hakka ulaşarak) Hakkı tavsiye edenler,
    4- (Vechini, nefsini ve iradesini Allah’a teslim ederek) sabrı tavsiye edenler.
    Bu istisnalar hariç herkes, bütün insanlar muhakkak ki hüsrandadır.
    Yani gidecekleri yer Mü’minun 103’e göre cehennemdir.
    Cehennemden kurtulabilenler ise sadece âmenu olanlar, yani Allah’a ulaşmayı dileyenlerdir. Çünkü hiç kimse Allah’a ulaşmayı dilemedikçe ruhunu, fizik vücudunu, nefsini ve iradesini Allah’a teslim edemez.
    Öyleyse, Allah’a ulaşmayı dilemeyen hiç kimse cehennemden kurtulamaz.
    2. NETİCE (SONUÇ)
    - Allah’a ulaşmayı dilemeyen kişi Allah’ın âyetlerinden gâfildir.
    YUNUS 7: İnnellezîne lâ yercûne likâenâ ve radû bil hayâtid dunyâ vatme’ennû bihâ vellezîne hum an âyâtinâ gâfilûn(gâfilûne) .
    Muhakkak ki; onlar, Bize ulaşmayı (hayatta iken ruhlarını Allah’a ulaştırmayı) dilemezler. Dünya hayatından razı olmuşlardır ve onunla doyuma ulaşmışlardır ve onlar âyetlerimizden gâfil olanlardır.
    Görülüyorki Allah’ın indinde, Allah’a ulaşmayı dilemeyenler; Allah’ın âyetlerinden gâfil olanlardır. Yani, diplomalar ve ünvanlar Allah’a ulaşmayı dilemedikçe kimseyi gâfletten kurtaramıyor. Allah’a ulaşmayı dilemedikçe Allah’ın indinde, hiç kimsenin gâfillerden olmaktan kurtulamayacağı kesinleşmiş olmuyor mu?
    Ey ilim sahipleri ve ilmin temsilcileri,
    Bu ayetlerin ışığı altında size bir sualimiz var. Sahip olduğunuz ilim Allah’a ulaşmayı dilemedikçe, sizi cehennemden ve Allah’ın âyetlerinden gâfil olmaktan kurtarabilecek mi? Ya ilim öğrettiklerinizi?

    Dualarımızla,
    İskender Ali M İ H R