ve sonra, katmer katmer bezedim muhabbetle, bu dünyanın sevgisizlikten bütün bütün çöle ve küle dönmüş üstünü ki; beyhude yaşlanmasın insanlar göz göre göre, kalmasın gözleri fersiz ve, kan damlasın benizlerinden, henüz göçmüş değilken fena aleminden,
o elips nazarlı zarif kızçeler ve arslan pençeli delikanlılar, kavruk nesil ana/babalarının enkaz genlerini ıslah ettikçe, muhabbetin uğramadığı tek kuş uçmaz kervan geçmez ücrası kalmayışını görmek istedim yeryüzünün, dünya gözüyle,
hayata yaklaşımını sevdim en çok senin çapalım, bakışlarının dipsiz derinliği ve, hep ötelerde oluşunu, su ve gök nasıl alıyorsa birbirinden rengini, öyle boyandık işte biz de birbirimizin rengine…, ve elbette hep ma/ss/mavi değildik, bulanık ve boz griler sardığında etrafımızı, imdat eden aşktı daima, başımıza kakmadan bunu…,
ki bir bistroya oturup tiramisu istemeye niyetli o yalnız akşamımda dahi, sadece kahve kokulu gözlerinde olmak istiyordum aslında, elbistan türküleri kadar yanık yüreklim…, ah;
---
---
ve sonra,
katmer katmer bezedim muhabbetle,
bu dünyanın sevgisizlikten bütün bütün
çöle ve küle dönmüş üstünü ki;
beyhude yaşlanmasın insanlar göz göre göre,
kalmasın gözleri fersiz ve,
kan damlasın benizlerinden,
henüz göçmüş değilken
fena aleminden,
o elips nazarlı zarif kızçeler
ve arslan pençeli delikanlılar,
kavruk nesil ana/babalarının enkaz genlerini
ıslah ettikçe, muhabbetin uğramadığı
tek kuş uçmaz kervan geçmez ücrası
kalmayışını görmek istedim yeryüzünün,
dünya gözüyle,
hayata yaklaşımını sevdim en çok senin çapalım,
bakışlarının dipsiz derinliği ve,
hep ötelerde oluşunu,
su ve gök nasıl alıyorsa birbirinden rengini,
öyle boyandık işte biz de birbirimizin rengine…,
ve elbette hep ma/ss/mavi değildik,
bulanık ve boz griler sardığında etrafımızı,
imdat eden aşktı daima,
başımıza kakmadan bunu…,
ki bir bistroya oturup tiramisu istemeye niyetli
o yalnız akşamımda dahi,
sadece kahve kokulu gözlerinde
olmak istiyordum aslında,
elbistan türküleri kadar yanık yüreklim…,
ah;