derken, bir varmış bir yokmuş…, konuşmaya başladığında söyleyebildiği ilk kelime üç harfli ve tek heceli, kendi adıymış…, biri kırmızı biri de mavi pabuçları varmış, dur durak nedir bilmeden, büyüklerin aklının bile alamayacağı kadar kocaman dünyasında ayak basmadık yer bırakmayan, okyanus gözlü bir çocuk yaşarmış, afacan ve toprak kokulu, adı; aşk…,
ve üstadım, alsancak gar camii imamı turcanı bilirsin, şimdi kavruluyormuş od/d/a aşktan, ki oysa aşkın nâr/ı cehennem olduğu, insanlık tarihi kadar eski bir yalandır,
evrenin görüp göreceği en büyük ve tek aşk-ı hakikî olan, yaradanla son elçisinin aşkı, /k/s/avruk değildir…, başa taç, yürek bezeyen ve gönle sultandır; aşk,
kimi duygular vardır, aşkımtırak ve dünya metası, gelir, geçer, yaşanır, tükenir ve biter, tek tük aşklar da vardır ki, varı yoğu baştan ayağa hasret, ve ışıltılı ilham, ve efsunlarla gelen muhabbettir…, bütün berheva olacakların üzerinden aşkın olan ve ebediyete kavuşacak aşklar bunlardır; selam olsun sana ey ölümsüz ve asrî aşk…,
bu arada; hay/hak karagözüm deyip, esma/ül hüsnadan iki güzel ismi anarak seslendiğinde hacivat arkadaşına, güya karagöz de nasıl arifane her sözü çağrışımla anlıyorsa, işte öyleyiz biz de, kendimizden gurbete düştüğümüzdeki, her ayrılıkta ve aşk; söyle hayata, bir gölge oyunundan fazlası değilsin…,
rahmetle anıyoruz... sağlam ülkücüydü...
Büyüklere masallar
derken, bir varmış bir yokmuş…,
konuşmaya başladığında söyleyebildiği
ilk kelime üç harfli ve tek heceli,
kendi adıymış…,
biri kırmızı biri de mavi pabuçları varmış,
dur durak nedir bilmeden,
büyüklerin aklının bile alamayacağı kadar
kocaman dünyasında
ayak basmadık yer bırakmayan,
okyanus gözlü bir çocuk yaşarmış,
afacan ve toprak kokulu,
adı; aşk…,
ve üstadım,
alsancak gar camii imamı turcanı bilirsin,
şimdi kavruluyormuş od/d/a aşktan,
ki oysa aşkın nâr/ı cehennem olduğu,
insanlık tarihi kadar eski bir yalandır,
evrenin görüp göreceği en büyük
ve tek aşk-ı hakikî olan,
yaradanla son elçisinin aşkı,
/k/s/avruk değildir…,
başa taç, yürek bezeyen ve
gönle sultandır; aşk,
kimi duygular vardır,
aşkımtırak ve dünya metası,
gelir, geçer, yaşanır, tükenir ve biter,
tek tük aşklar da vardır ki,
varı yoğu baştan ayağa hasret,
ve ışıltılı ilham,
ve efsunlarla gelen muhabbettir…,
bütün berheva olacakların üzerinden
aşkın olan ve ebediyete kavuşacak aşklar
bunlardır; selam olsun sana ey ölümsüz
ve asrî aşk…,
bu arada; hay/hak karagözüm deyip,
esma/ül hüsnadan iki güzel ismi anarak
seslendiğinde hacivat arkadaşına,
güya karagöz de nasıl arifane
her sözü çağrışımla anlıyorsa,
işte öyleyiz biz de,
kendimizden gurbete düştüğümüzdeki,
her ayrılıkta ve
aşk; söyle hayata,
bir gölge oyunundan fazlası değilsin…,
---
turna katarları geçer her kandilde içimden,
ve yutkunarak akar içime kanat sesleri,
göç mevsimi...,
ah;