Bazen önyargılardır insanın önünü görmesini engelleyen... "Zan"netmesidir... Oysa Zannetmek, uydurmak demektir... Zannetmek, perdenin önünde bol keseden atmak demektir, görmeden bilmeden perdenin arkasını... Zannettiği şeyler belki de zannettiği gibi değildir... Dağın hemen arkasında belki de yemyeşil bir vadi, ortasında bir berrak nehir ve ve civarında tatlı bir köy vardır güneşli bir sabaha uyanan...
Ne bileyim doldursan Parmaklarımın arasını Ellerimi Avuçlarımı Başımı Dudaklarımı Ağzımı Boynumu Omuzlarımı Kollarımı Kucağımı Dizlerimin üzerini Şöyle sele serpe uzansan üzerime Kaplasan bedenimi Ne bileyim doldursan Bu öyle bir boşluk ki, Gecenin insafına bırakma beni...
Karıncalara basmamak için özen gösteriyorum Mayıs çiçekleri de açmış bembeyaz Çiçekleri çok seviyorum Bilmiyorum Aklıma nereden geldi Seninle üç beş tane çocuğumuz olsa ne iyi olur değil mi...
Bugün içimde kıpırtı Yürüdüm deniz kenarında Hava da tam içim gibi Ne yağdı yağacak Ne de güneş açtı açacak Bir de kuşlar Geçimlerinin derdinde Ne yapsın zavallılar Hiç durmadan çalışıyorlar Evet Bugün içime aktın Yaşamam için bir umut bıraktın
Hayata dokunan
Tatlı
Anlamlı
Ve ciddi bir hayat yaşamalı...
Hayatı değiştiren iki sihirli kelime...
Çok şükür...
ve
Teşekkür ederim...
Hergün çoğalt, söyle söyleyebildiğin kadar...
Bazen önyargılardır insanın önünü görmesini engelleyen...
"Zan"netmesidir...
Oysa
Zannetmek, uydurmak demektir...
Zannetmek, perdenin önünde bol keseden atmak demektir, görmeden bilmeden perdenin arkasını...
Zannettiği şeyler belki de zannettiği gibi değildir...
Dağın hemen arkasında belki de yemyeşil bir vadi, ortasında bir berrak nehir ve ve civarında tatlı bir köy vardır güneşli bir sabaha uyanan...
Her duruş, durmak değildir.
Bir merhaba demek bu kadar zor olmamalı
Hangi köyden
Hangi mahalleden olursan ol
"Merhaba"
"Merhaba"
Bu güneş hepimizin
Bu sabah bizim
Bir merhaba demek bu kadar zor olmamalı
Kelebekler uçuşuyor
Irmaklar akışıyor
Ben anlatayım sen dinle
Sen anlat ben dinleyeyim
Bu bahar bizim
Bir merhaba demek bu kadar zor olmamalı
Getir yiyeceklerini
Benimki de ortada
Çağıralım
Çoluğumuzu çocuğumuzu
Sevdiklerimizi
Yiyelim içelim
Bu aşk
Bu topraklar bizim
B.Ş.
Ne bileyim doldursan
Parmaklarımın arasını
Ellerimi
Avuçlarımı
Başımı
Dudaklarımı
Ağzımı
Boynumu
Omuzlarımı
Kollarımı
Kucağımı
Dizlerimin üzerini
Şöyle sele serpe uzansan üzerime
Kaplasan bedenimi
Ne bileyim doldursan
Bu öyle bir boşluk ki,
Gecenin insafına bırakma beni...
Şair, şiiriyle tam doyurmalı !
Altını, üstünü tam doldurmalı...
Eksiksiz, fazlasız...
Buğday gibi, başak gibi...
Masa gibi, sandalye gibi olmalı...
“Umut etmek, başkasının bir şey yapmasını beklemektir”
Karıncalara basmamak için özen gösteriyorum
Mayıs çiçekleri de açmış bembeyaz
Çiçekleri çok seviyorum
Bilmiyorum
Aklıma nereden geldi
Seninle üç beş tane çocuğumuz olsa ne iyi olur değil mi...
Bugün içimde kıpırtı
Yürüdüm deniz kenarında
Hava da tam içim gibi
Ne yağdı yağacak
Ne de güneş açtı açacak
Bir de kuşlar
Geçimlerinin derdinde
Ne yapsın zavallılar
Hiç durmadan çalışıyorlar
Evet
Bugün içime aktın
Yaşamam için bir umut bıraktın