Kültür Sanat Edebiyat Şiir

  • Yalnızlar Mektebi14.10.2019 - 12:13


    İBERYALI TANRI

    Sanki yay ustası
    şarkı kumarbazı,
    İberyalı'nın bir oku olsaydı
    yağmura tutmuş Tanrı için, tahılı,
    ve güz meyvelerini çıkaran boşa,
    ve bir "şükürler olsun sana",
    buğday, çavdar veren Tanrı'ya
    kutsal ekmek olacak olan, sabaha.

    "Yıkıntıların Tanrısı,
    Tapıyorum sana çünkü, gözlüyorum yolunu
    eğiliyor duam ile, aşağı
    bir kafir kalp, toprağa doğru.

    Tanrım, kimin için, taştan çıkarıyorum acıyla, ekmeği,
    biliyorum gücünü, tanıyorum zincirlerimi!
    Ah, sahibi, yaz bulutlarının
    aydınlatan tarlayı,
    gecenin kırağısının, güzün kurağının,
    ve sıcakların, tutuşturan, ekili tarlaları!

    Yeşil kır üzerinde Gökkuşağının Tanrısı,
    otladığı yerde koyunun,
    kurtların kemirdiği Yemişlerin Tanrısı
    ve sağ'nakların yıktığı kulübenin,

    canlandırır nefesin, ocaktaki ateşi,
    lezzet verir sarı başağa, közünse
    katılaştırır yeşil zeytinin çekirdeğini,
    kutsal elin, yazdönümü gecesinde!

    Ah, servetin Tanrısı, sefaletin,
    bahtın, talihsizliğin
    zenginlere lütfedersin, tembellik verirsin
    fakirlere yorgunlukla umut verirsin

    Tanrım, Tanrım; uçarı devrinde
    yılın, ektiğim tohumumu izledim şöyle,
    girerek bir kumarbaz gibi aynı riske
    tarla ekmek işinde!

    Tanrım, baba gibi şimdi, dün kanlıca,
    ikiyüzlü, bir taraf aşk, öbür taraf intikam,
    sana, bir kumarbaz zarında, rüzgara
    sanadır hem övüşüm hem de bedduam!"

    Mihraplarda Tanrı'ya hakaret eden bu kişi,
    yazgı ona kaş çatmış, umurunda değil
    denizlerdeki yolları o da düşledi
    ve dedi ki: Tanrı'dır denizdeki yol.

    Bu adam değil mi ki, üzerinde tutuyor Tanrı'yı, tüm
    savaşların,
    daha üstünde şansın,
    daha üstünde toprağın,
    daha üstünde denizin ve de ölümün?

    Vermedi mi meşesi İberya'nın,
    Tanrı'nın ateşi için en güzel dalını,
    kutsal büyük ateşinde aşkın
    saf bir arzu içinde, Tanrı'yla bir olmadı mı?

    Ama şimdi… Umurunda mı gün öyle!
    yeni ocaklar için var
    ladenler gölgeliklerde,
    eski meşeliklerde yeşil odunlar.

    Şimdi bekliyor vatan
    açılsın diye saban izleri;
    tarla var, tanesi için Tanrı'nın,
    dikenler altında, dulavrat otları, devedikenleri.

    Umurunda mı gün! Dün ki
    uyanık yarına, yarın, sonsuza,
    İspanya insanı, geçmiş ölmedi,
    ne de yarın -ne de dün- yazılmadı daha.

    Kim gördü yüzünü İspanyol Tanrısı'nın?
    Bekliyor yüreğim, bakın,
    bir İberyalı'yı, eli kuvvetli olan,
    yontacak olan, Kastilya meşesinden,
    insafsız Tanrısı'nı bu esmer toprağın.


    Antonio Machado


  • Yalnızlar Mektebi14.10.2019 - 11:36


    ..''aşık bir dul''a geliyor.Evet, o sensin:))




  • Yalnızlar Mektebi14.10.2019 - 11:21


    Sorular

    Ne giydiğini yaz bana!
    Sıcak tutuyor mu?
    Nasıl uyuduğunu yaz bana!
    Yatağın yumuşak mı?
    Nasıl göründüğünü yaz bana!
    Hep aynı mısın?
    Neyi özlediğini yaz bana!
    Kolumu mu?
    Nasılsın, yaz bana!
    Hoş tutuyorlar mı seni?
    Ne bok yiyorlar, yaz bana!
    Cesaretin yetiyor mu?
    Ne yaptığını yaz bana!
    Yaptığın şey iyi mi?
    Neyi düşündüğünü yaz bana!
    Beni mi?
    Elbette sorulardır
    sana bütün verebildiğim.
    Ve gelen yanıtları kabullenmeliyim,
    mecburum buna.
    Yorgunsan, uzatamam sana elimi.
    Ya da açsan, seni besleyemem.
    Sanki yaşamamışım bu dünyada,
    hiç yokmuşum.
    Unutmuşum sanki seni.

    Bertolt Brecht