"Mecburiyetimdin, mecburiyetsiz Bir elimde karanfil, öbüründe gül kaldı Yağmur bile kurulanır bana bakınca Şu ahir ömrümde söylenmedik Bir ah kaldı Diyelim ki ah Diyelim ki alnımda eski bir uygarlığın Tuhaf mı tuhaf yazısı Mihrican.. gel artık Dünya bir topaç gibi dönüyor avucumda Bir kağıtla bir kalemin hevesine kandım Yatılıydım, uykusuzdum, çocuktum Mecburdum..." A.E
"....safrana kayıtlı zamanlar. asılsız geleceğin sim sayfaları arasında beklettiğin gül, rüya ve kök tohumları sarp boynunda akar gümüş Zülfükar siyahı tenha kader serpme ben teninin yıldızları altında gözlerinin güneyde indiği yere kadar her divan kendi gecesini tekrarlar her gövdede bir parçası kayıp esmer harita usulca bulup hızla dağıttıkça tenin ve şiirin üstünden tanımadığımız hayatların uzak sabahlarına kendimiz oluruz bir zamanlar hiç olmadığımız kadar iman sınar dokundukça saz gibi ince uzun parmakları Kızılırmak yeniden ikiye ayrılır kollarında bir gecede dört kitabı birden indirir gökte ne kadar yıldız varsa düşer koynuna hepsi de kendi dilinde sayıklar kulağının içinde ateş dilli ejderha kuytusunda akan esmer kılıcı bir dua gibi içimde kımıldadıkça yaprağını açar gecenin kelimeleri soyar kınından ibadeti öğretir gövdenin dergahına uyuduğun uyku gördüğün masal yedi deryalar gecesi uzun olanın erken olur sabahı mevsim kar etmez muharrem aylarına aşk, de buna istersen susuzluk ya da Kerbela kollarındayken ben silinirim dünya silinir kollarından sonra..."
"bilmek b ü t ü n k ö t ü l ü k l e r i n anasıdır"
"neçayınız neçorbanız var.... n i y e böyleoldunuz k ü r s ü m i l l e t i n i n insanları"
"d o ğ a d a k i her şeyin i l l a bir işe y a r a ma s ı ge r e k m e z"
"Yolculuk.. y o l c u n u n k e n d i s i d i r."
yine çok sıkıcısınız yaaa
"Mecburiyetimdin, mecburiyetsiz
Bir elimde karanfil, öbüründe gül kaldı
Yağmur bile kurulanır bana bakınca
Şu ahir ömrümde söylenmedik
Bir ah kaldı
Diyelim ki ah
Diyelim ki alnımda eski bir uygarlığın
Tuhaf mı tuhaf yazısı
Mihrican.. gel artık
Dünya bir topaç gibi dönüyor avucumda
Bir kağıtla bir kalemin hevesine kandım
Yatılıydım, uykusuzdum, çocuktum
Mecburdum..." A.E
"Y o l b i t m e z./ İnsanölür, / o yolun bir yerinde k a l ı r."
"....safrana kayıtlı zamanlar. asılsız geleceğin sim sayfaları
arasında beklettiğin gül, rüya ve kök tohumları
sarp boynunda akar gümüş Zülfükar siyahı
tenha kader serpme ben teninin yıldızları
altında gözlerinin güneyde indiği yere kadar
her divan kendi gecesini tekrarlar
her gövdede bir parçası kayıp esmer harita
usulca bulup hızla dağıttıkça
tenin ve şiirin üstünden
tanımadığımız hayatların uzak sabahlarına
kendimiz oluruz bir zamanlar hiç olmadığımız kadar
iman sınar dokundukça
saz gibi ince uzun parmakları
Kızılırmak yeniden ikiye ayrılır kollarında
bir gecede dört kitabı birden indirir
gökte ne kadar yıldız varsa düşer koynuna
hepsi de kendi dilinde sayıklar
kulağının içinde ateş dilli ejderha
kuytusunda akan esmer kılıcı
bir dua gibi içimde kımıldadıkça
yaprağını açar gecenin
kelimeleri soyar kınından
ibadeti öğretir gövdenin dergahına
uyuduğun uyku gördüğün masal yedi deryalar
gecesi uzun olanın erken olur sabahı
mevsim kar etmez muharrem aylarına
aşk, de buna istersen susuzluk ya da Kerbela
kollarındayken ben silinirim
dünya silinir kollarından sonra..."
çok sıkıcı çok
"g i z l i ö z n e c i m.. yanına içecek almayı unutma..."