Hepsi hepsi bir sevda benimkisi, al da git Hadi kanatma Hadi yıkma Hadi dokunma Zaten ben seni öylesine sevmiştim
Şimdi gidiyorsun, git Bütün sabahları üşüdüğüm Bütün gördüğüm senli günlerim,onlarda gitsin İçimde bir şarkı Gözümde bir ışık kalmıştı her şeye inat Kapat gözlerimi, sevdiğim anlar da gitsin
Gözümün önünde 23 Nisanda giydiğim fırfırlı minik renkli elbiselerim ve başımdaki kurdeleler geldi... Ve mutlaka folklör ekibinde de oynardım… Elimde melodikam bir yandan şarkı çalar… Bir yandan da alto sesimle bıcır bıcır 23 Nisan şarkıları söylerdim....
rakibin tarafından arkadan bir boks darbesiyle...(servikal) ..c2-c3 boyun kırıgı olup...dört ektremiten felç olup...bilincin açık..solunum kasların çalışmadığı için bir cihaz tarafından solutularak...yatak yaraları geliştiği ve bacağın gangrene olduğu için bacağın kesilerek de ölebilirsin... dilini ısırır ve koparırsın intihar etmek için... ve sonunda koçun duruma dayanamaz...ve babanın sakat köpeğini gidip ormanda vurduğu gibi... senin solunum cihazını çeker..sana yüksek doz morfin yapar...seni usulca öldürüp gidip limonlu pie yer..... boks....millon dollar baby... izlediğim en alakasız başlangıç ve final... eskiden hüzünler ve ötenaziler bile daha bir tatlı olurdu.... ingiliz hasta'da olduğu gibi... oscar nasıl alır aklım almıyor hala...
parmaklıklar ardındaki çaresiz kalbimi..
ya çaresizsiniz...
ya da çare sizsiniz...derim...
dinlemez....
başının dikine gider durur boyuna...
saraya saraya
gönlümdeki saraya...
ilginç deniz ürünleri ve tropical meyveleri var..
örümcekleri devasa boyutlarda..
bütün devlet dairelerinde yalın ayak dolaşılıyor..
şeriatın hüküm sürdüğü bir ülke..
Hepsi hepsi bir sevda benimkisi, al da git
Hadi kanatma
Hadi yıkma
Hadi dokunma
Zaten ben seni öylesine sevmiştim
Şimdi gidiyorsun, git
Bütün sabahları üşüdüğüm
Bütün gördüğüm senli günlerim,onlarda gitsin
İçimde bir şarkı
Gözümde bir ışık kalmıştı her şeye inat
Kapat gözlerimi, sevdiğim anlar da gitsin
İBRAHİM SADRİ
^^Sanki hertarafta var bir düğün
Çünkü en sevinçli en mutlu gün….
Bugün 23 Nisan…
Hep neşeyle doluyor insan….^^
Gözümün önünde 23 Nisanda giydiğim fırfırlı minik renkli elbiselerim ve başımdaki kurdeleler geldi...
Ve mutlaka folklör ekibinde de oynardım…
Elimde melodikam bir yandan şarkı çalar…
Bir yandan da alto sesimle bıcır bıcır 23 Nisan şarkıları söylerdim....
Cem Yılmaz esprileri...
rakibin tarafından arkadan bir boks darbesiyle...(servikal) ..c2-c3 boyun kırıgı olup...dört ektremiten felç olup...bilincin açık..solunum kasların çalışmadığı için bir cihaz tarafından solutularak...yatak yaraları geliştiği ve bacağın gangrene olduğu için bacağın kesilerek de ölebilirsin...
dilini ısırır ve koparırsın intihar etmek için...
ve sonunda koçun duruma dayanamaz...ve babanın sakat köpeğini gidip ormanda vurduğu gibi... senin solunum cihazını çeker..sana yüksek doz morfin yapar...seni usulca öldürüp gidip limonlu pie yer.....
boks....millon dollar baby...
izlediğim en alakasız başlangıç ve final...
eskiden hüzünler ve ötenaziler bile daha bir tatlı olurdu....
ingiliz hasta'da olduğu gibi...
oscar nasıl alır aklım almıyor hala...