… TOPLUMSAL ÇÖKÜŞÜ TETİKLEYEN SEBEP SONUÇ SARMALINA DAİR …. Sebep sonuç ilişkisi üzerinde hayatı toplumu ve dünyayı yorup sorgulamayanlar, sürekli toplumsal hayatı yıkıcı yağmacı engellerle donatarak felaketler üreten sarmalın sorun kaynaklı ardı arkası kesilmeyen sonuçlarıyla çalkalanır ve debelenirler. Bu sosyal travmalı cinnet ve cinayet kaosunda medya magazin dizi reklam moda trübün ve köpük köpüğe ve diğer kıran kırana sonucu nereye varırsa varsın umrunda olmayan nispetleşmeleri sahteleşmeleri şiddeti kutsayan rol modelleri en az sokakları kundaklayan katillikler kadar öğretici, üretici, tasarımlayıcı yol gösterici ve azmettiricidirler. Sebep sonuç ilişkisindeki gelişim oluşum kaynak arıza aksaklık tıkanıklık tetikleyici ve etkenleri sorgulamaksızın sadece olumsuz sonuçlarıyla yakınıp dertlenen toplumlar, artıkça çoğalan sorunların önlemini alıp üstesinden gelme ilmini yöntemini yordamını yolunu bilgisini kuramını ve becerisini asla bulamadıkları gib, üst üste bindiren çöküntü yıkıntı tıkanıklık kaos kargaşa ve yığılmaların kuşattığı sorunlar sarmalında debelenerek varolan toplumsal çürümüşlüğün ivmesine hız artırarak sosyal travmalı cebelleşmeyi nispetleşen ve yarışan şiddetli bozgunlara katlarlar. Bu büyük bozgun, sebep sonuç ilişkisini sorgulamadan programlandığı modern kölelik esaretine biatçı kul köleliğin kısır ve kurak döngüsünü yaşamaya mecbur kılınan sanayisi gelişmiş kalkınmış katı kuralcı koruyucu mükemmeliyetçi ve disiplinci toplumlarda böyle olduğu gibi, sosyal hayatı baştan sona kendi kaderine terkedilerek azınlık sultasının şahsi keyfiyet dayatmaları dışında hiç bir kanun kaide usül itibar ilişki denge ve kural tanımayan sömürge veya yarı sömürge toplumlarında da odaklanılmış olan soygun sömürü çarpık yapılanmasıyla benzerliği değişmezlikleri aynıdır. Kimliksizliği örgütleyerek çoğaltılmış derin yoksulluklar kaygılar endişeler kimsesizlikler yalnızlıklar acizlikler umutsuzluklar zorluklar çelişkiler eşitsizlikler çileler özgüvensizlikler hukuksuzluklar bilenmezlikler gerilimler ve mutsuzluklar kıskacında, ağına ve tuzağına bağlanan herkes bulduğu şiddet ve sadistlik eğilimi kamçılayıp uyandıran bağımlılıklarla her kokuşmuş çürümüşlük damarından kendini olduğundan başkaya değiştirmenin dürtü güdümünü kızıl kıyamet kargaşasını afyonlarını ahlaksızlığını soytarılaşmasını yozlaşmasını bozulmalarını saplantılarını sapkınlıklarını ve dayatılmış kurgularını övgü takdir kabul imaj tarz karizma kalıp şekil ve görsel parlaklıklar profili kazanmak için birbirini ezip bastırarak hiç bir kural kanun hukuk kalite ve istikrar dengesi tanımayan psiko manyaklık kundakçılığıyla, toplum değerlerini katleden suç cinnet ve sabıka makinasına dönüşürler. Çünkü doyumsuzluk kimliksizlik ve nerde ne aradığını bilmeme bilinçsizliğiyle çöplük çukuruna düşmüşlüğün sıfatsız öznesini iyiye doğruya güzele doyurup inandırmanın asla mümkünü ve imkanı olmadığı; ve o halde hiç bir kaçışın savrulma silinti ve süprüntülerinde mutluluk saygınlık huzur güven onur itibar anlam kavram değer şuur bilinç bellek akıl birikim ve dengesini asla tanımlayamadığı ve kuramadığı saplantılı kapılmışlıklarla insandan çok her çeşit soyut ve sahteliğin özentisini seçkinlik farklılık ve üstünlük gösterisinden sayan kalıplaşmış şekilciliğe ve omurgasızlığa alışır ve büyür başına buyruk hayat. Böylece ( sebep sonuç ilişkisizliğine bağlı insanından yorulmuş , ilmînden yozunmuş, ekseninden kaymış olan toplumsal hayat ve dünya ) sonsuz güzelliklerle donanmış olan su toprak ışık hava güneş zaman ve sonsuz evren, tanıklık ettiğinden okuyup ders çıkarımı yapamayan kendini ıskalanmış bedeni uyumsuz ruh hastalarıyla boşu boşuna yaşam okulunu işlemiş yormuş ve çalışmış olur . Hayatın kin nefret fitne ve üstün baskın gelme yarışlarında herkesin birbirine misli mislisiyle karşılık verme sinsiliğine pusmuş saklanmış pür tetikte bekleyen insan tipini toplumsal çürümenin sosyal çöküşün ve topyekün yıkımların balına buyrukluğunu yaygınlaştırmak için hır gür cinnet dalaş didiş boğumuyla hiç kimsenin altta kalmayı kendine yediremeyip her şartta hep üste çıkmanın esaret zindanlaşmasını kimliksizliği kalitesizliği kepazeliği rezilliği onursuzluğu ve muhalefetsizliği projelendi ve proğramladı oniki eylül. Ordan da bop sivil yapılanması oniki eylül mirasının sür saltanat ve keyfiyet hükümranlığını olduğu gibi devraldı. Bu sebeple aralarında yaşadıkları gerilimli bunalımlı geçimsizliklerin şiddetini yıkımını ve hasarını asla onarılmayacak şekilde tüm insanlık değerlerinden yozunmuş küslüğe dargınlığa soğukluğa devre mülkleşmek için her seferinde birbirine daha katlanılmaz ve acımasız olanlarını misilleşen hırs öfke yarış kin dövüş kavga ve sataşmalarıyla ortak hayatı yaşanılmaz ve çekilmez kahrın çilenin kabusun sebep verdikleriyle boğuşan ve didişen sorunlar yumağına dönüştürürler . Kadın erkek, taşralı kentli, eğitimli eğitimsiz, evli bekar, oğlan kız, genç ihtiyar, işçi işsiz, öksüz yetim, boşanmış veya dul hiç kimseyi kendine özgün kişiliğiyle tanımlamayan zır cahilliğin kundakladığı ve piyasa hükmünün denetlediği kimliksizliğe TEK TİPLEŞTİREN algılar ve alışkanlıklarla herkesin durmadan bulaşıp iliştiği her ard niyetlilik ilişkisinden eksik kusur zaaf açık hata noksan arayarak birbirini aşağılayıp küçümsediği çirkefliğin sosyal bataklığından kendine rol üstlenmeyi, farksız benzeşmeyi, sapkınlığı ayrıcalıklığın hüneri saymayı ve kötülüğü miras edinmeyi itibar onur ve seçkinlik markası sayarak, en ünlü ve şöhretli olanların bu kokuşmuşluk ve çürümüşlük markalaşmasında tüm toplumu aynısına değiştirip dönüştürdüğü toplumsal cinnette ortak yaşamı yerle bir eden afyon ve uyuşturucu barın yahut taşeronları azıp kudururken, herkese psiko narsist şizofrenik sebepli sebepsiz HER AN SALDIRGANLIĞA HAZIR tek tipliğin asosyal donanımını ve kurulumunu sağlayan ; cehaleti yobazlığı gericiliği sorumsuzluğu karanlığı mafyacılığı ve her hakka tecavüzcülüğün kendini kanun devlet düzen yerine koyarak toplumdan ve insanlıktan üstünlüğün istikrarsız düzensiz zorbalığın asalak vitrinine koyan mafyacılığa özenmenin öğretim okulculuğunu yapan dizi film magazin kurgu oyun tezgah trübün klüp marka veya medya süper marketçiliği ve senaryoculuğu, bugünkü toplumsal çöküş çıldırış saplantı ve çürümeyi esir alarak ülke sokaklarını kurumlarını meydanlarını ve her yerini güvensiz sorunlu ve yaşanılmaz kılan her saniyesinde herkesin birbirine odaklanıp kökünü kazıyarak ölüm kalım geriliminden ve bastırılmış sorunlarına yenilmiş olmanın ezip bozduğu umutsuz çaresiz kişiliksizliğinden sıyrılıp benzerine üstün gelmek için azıp kudurduğu bunalım uyuşturucu fuhuş furya hınç öfke nefret şiddet ve mafyatik cinayet ve cinnetlere azmettirici tetikçiler olarak suç ve sabıka sahibiydiler. Böylelikle soyan sömüren vurguncu talancı yağmacı menfaatçi ve yıkıcı güruhun zevk gösteriş ihtişam ve keyfiyet düşkünlüğünü kolaylaştırıcı güzel dümlü ve bağımlılıkların yozlaşmayı bağnazlığı bencilliği şiddeti ve zorbalığı öven ve kutsayan dizi dekor cihaz eşya fetişizmi ve ruhu bedeniyle hastalıklı cinnet magandasına dönüştüren magazin rahminde doğup ölen kalabalıkların gün ve güncesinde… Sebep sonuç ilişkisini sorgulamayarak esiri olduğu sorunların sonuçlarıyla cebelleşmeyi yaşam biçimi haline getirmiş kalabalıklara sadece ölüm zulüm şiddet bencillik fanatiklik doyumsuzluk görgüsüzlük hınç kutuplaşma ayrışma kin nefret fitne tahammülsüzlük ve çirkefleşmeler güdümlülüğünü azgınlaştıran toplumsal çöküşlere, algısız ilgisiz esaretlere ve tüketim çılgınlıklarına zorlayarak kendi sür sefa servet kaynak sağlamasını yapan; ve sağladığı eğitimli eğitimsiz tek tipleştirme cehaleti ve değerler erozyonu yıkımlarından sür saltanatlık geçimini sağlayan Bop Eşbaşkanlığı’ nın yaptığı yıkımlarla başarı öykücülüğü yaptığı gibi, sürekli kazandığı seçimlerin bile savunucusu olmayarak evet mi hayır mı oyunlarına ülkeyi Cumhuriyeti ve bütün kazanımlarını ittifaklaştığı komisyon hissedarı yağma yıkımlarla birlikte kotaran ; her yenilmişliği ve muhalefetsizliği büyük bir başarı örneğiymiş gibi gösteren istismar reklamcılığıyla (meydan meydan toplanıp dağılan kalabalıkları kullanışlı atölye sahası olarak kullanarak ) toplumun vazgeçilmez ürünü proğram paketi servisinde sefaleti şiddeti endişeyi korkuyu kaygıyı bozgunu belisizliği herkesin tüketimine sunan Yeni Cehepe muhalefetsizliğinin etkisi katkısı tetikçiliği cürümü kuşatması çevrelemesi kundaklaması ve icraatıyla, kapış kapış tüketenlerse suç dosyasındaki sabıkanın ve vebalin kalabalıklara dağıtılmış hissesine müşteri durumunda. Çünkü kişiyi ve toplumu insanlıktan çıkararak her zorbalığa şiddete kirlenmeye kötülüğe ve dayatmaya uyumlu kuklacılığın soygun sömürü deneği ve soytarısı olunması için bütün sorunlar dertler olumsuzluklar açmazlar korkular kaygılar çirkeflikler kanunsuzluklar ahlaksızlıklar sefaletler felaketler yozlaşmalar , onlar için kurgulanıp tüketilmesi kaydıyla modern esir pazar ve piyasası denetimine sunulmakta . Kendisine tiksintiyle bakmanın bağımlılık afyonlarına azmış alışmış kudurmuş yalnızlık yitiklik yoksunluk yetersizlik yabancılaşma değersizlik çürüme ve çöküşü kamçılayıp kundaklayan çarpık yapılanmasıyla her saniyesi anlık günlük değişen hortlağa cesetleşmiş insandan en son modelini giyim kuşam dekor tarz imaj ve biçim sanayisinde hormonlaştırma üretimi cinnetiyle olup biten; ve eskisi kullanılmadan çöpe atılan tüketim çılgınlığı iltihaplarına salgınlaşmış kaç göç izdiham tutsağı iş güç yoğunluğudur bütün bunlar . Nasıl ki vücudun dokusuna ilişip yapısını bozan işlevini tıkayan karakterini değiştiren kurulumunu çürüten canlılığını yorup yıpratıp söndüren ve yaşamını felakete sürükleyerek bahşedilmez yıkıcı hasarlarla bitiren sinir damar ve damarlarının devre dışı bırakılması sonucunun toplamında insanını saf dılı bırakan beden kalp ve beyin ölümü tescillendiği gibi, toplumsal ağları ve ilişkileri kuran sosyal yapıyı bozup çökertip çürüten damarlardan da ünlü şöhretli ve markalı siyaset moda reklam dizi medya sinema tanıtım tasarım trübün tezgah vitrin salon galeri basın yayın piyasa pazar ve magazin viruslarının ortak hayatı saygın değerler ilişki ve itibarında tutan refleks duyumları ve duyarlılıkları olan yaşam dolaşımının damar sinir doku organ sistem bağ kurulum ve iletişim hücrelerine sızıp girmeleri sonucu, toplu intihar nitelikli cehalet korku karanlık sapkınlık lümpenlik belirsizlik kayıtsızlık rezillik tıkanma yozlaşma şiddet cinnet kahır kibir gösteriş fiyaka imaj ve sahtelikler bağımlısı sosyal yıkımlar salgınlaşması ve toplumsal çürümeler kokuşmuşlukları artık hiç kimsenin yadırgayıp sorgulamadığı tepkisizliklerle alışarak uyuşturulmuşluğun kanıksanmış normalleşmeleri algısıyla kısır döngülerin doğal günlük güncesi olmuştur. Güç ihanet gösteriş istismar ve ihtişam zehlrlenmesiyle kazandığı seçimlerin bile iddasında önünde ardında ve savunmasında duramayan; fakat kendine umut bağlayan sefil ezik yoksul sorunlarla didişip boğuşan toplumun yığınlarını ve kalabalıklarını dolup boşalan meydanlarda büyük başarılara imza attığının matrak geçme makarasına sarıp muhalefetsizliği baskılama büyük icraatıyla övünen rol modelcisi yeni cehepe gibi vesairleriyle koalisyon ve kompozisyon ortaklı yağma talan vurgun sömürü şiddet cinnet ve soygun ekipmanlı bop ittifaklı topyekün irade sahipliliğinin her ne yanlış yaparsa yapsın kendilerini keyfiyet ve çıkar sultasından şiddeti mutsuzluğu sefaleti korkuyu karanlığı cehaleti istikrarsızlığı belirsizliği kaosu kurumsallaştırarak ve her olumsuzluğa zoraki dayattıkları kendilerini yüceltip kutsayan istismar çevrim çarkında doğrultarak kendi muhalefetlerinin ancak yine kendileri olabileceğinin ilahlaşmalarnı sahipsiz sürüklenişlere empoze etmekteler. Bu yüzden bugünün soyut sanal sahte ve yapmacıklıklarla sosyal cinnetin tezgahı kurulup yağma yıkımları kalıcı kabullere süreklileştiren topyekün çürümenin, insanlık ölümünün ve toplumsal çöküşlerin dolaşım ağına her ne pahasına olursa olsun türevlilik çöplüğünde sağlanmış olan kendini her ne pahasına okursa olsun pazarlayıp duyurma paylaşımları, görseller, diziler, sinemalar, modalar , magazinler ,şöhret ve ünlü olma budalalıkları, kişiliği kendine ait olmayan cerrahi müdahaleliğin boyalı etiketli yamalı bulaşıklı estetik kamuflajlarıyla insandan çok sahtekarlık kuluçkalı vitrin mumyasına benzemeye aklını fikrini onurunu saygınlığını düşüncesini duyarlılığını idrakını iradesini bilincini karakterini ve kişiliğini tek cümlelik başkasına katlanmaya anlamaya ve daha fazlasına tahammülü donanımı ve gelişimi olmayan diyalogların iletişim özürlülüğüne yitirmiş morg celseliliğin yan sanayi çeşidi ve kullanışlı dangalak üretim merkezlerine bağlı kuklacılık unsurlarıdırlar. Hiç kimse hiç kimseye hiç bir şey anlatma imkanı mümkünü ilgisi ve merakının olmadığı gibi, herkesin birbirinden saygısı umudu bağı samimiyeti itibarı değeri aidiyeti sevgisi ve yakınlığı kökten kesik morg türü tükenmişlik kapsamında hiç bir şey anlatma ihtiyacı da duymamaktadır. Çünkü yüzü asık kaşı çatık morali bozuk sinirtirleri gergin surat sürekli bir karış aşağıda hali vakti devamlı gergin öfke ve nefret patlaması yaşayan herkesi yutan bunalım ve gerilim hattında, hiç kimse hiç kimseden hiç bir şey anlayıp dinleyecek güçte huzurda sakinlikte tahammülde donanımda olmadığını her fırsatta dışarı döküp saçmak için içinde boğulduğu cinnet kabuklarını yırtarak her defasında daha inandırıcı olsun senaryolu dizi repliklerinden örneklendiği şiddetli hınç nefret kin intihar saldırı sataşma çullanma izdiham sapkınlık ve zorbalık girişimlerine belli ede ede ve bile bile bulaşıp sürtüşecek ( herkesin ötekini kendi durum ve dengesizliğinden tanıdığı) şer bozgun kargaşa bahane ve bela ölüm kalımları kovalaşmakta
BUZUL FANUSTA KARDAN ADAM Ve KADIN OYNAŞIRKEN DÜNYA İnsanın dağ deniz sahil koy korukuk ormanlık bostanlık bahçe bağ çay dere çağlayan körfez tarla toprak bulut yel yağmur kum kumsal gibi AŞKA ev sahipliği eden yol yön puduka meram ve meyli olmali ki.. bütün sahteliklerlr kötülüğü besleyen kıyamet tufanlarında dönüşü nereye olacağını bilmediği kıyametlerin ambalajlanmış hazır tüketim manyağı, değişim dönüşüm deneği, şiddetli geçimsizlik üstencelik gösteriş ve görgüsüzlük budalası, acemi çaylaklığın insanlıkla arası bozuk savruluşlar enayisi ve fors fiyaka marka imaj ve format alım satım salgın bulaş ve viris taşıyıcısı olmasın.
Yeter ki bütün bütün geri dönüşler kış bahar kış sonbahar ve yazla beraber, bayır yokuş sıcak soğuk ıssız yalnız demeden yüreğğni zaman sarkacına koyarak aşk sarhoşu dağa düze toprağa ırmağa dalgaya DENİZE ve dünyaya olsun insanlıkta kendini bulan mutluluk harcının ve yaşama sevincinin. Güzel ömrüm nicelerine aşk olsun..!
…. KORSAN ÇULLANIŞLARA KUNDAKLANIRKEN DÜNYA 3 ..,, Özgürlüğün gerçek değeri ve ederi, iradenin ve düşüncenin yetkin akıl deneyim donanım bilgi bilinç ve birikimler bütününde söylemin eyleme geçtiği kadar somut anlamlı işlevsel ve kavramsal hükmü vardır. Aksi takdirde eğitimli ZIR AHİLLİĞİ tüketim piyasasına göre üretip tezgaha koyan aydın yobazlığı, her türlü ilkellik ve feodal bağnazlık düşkünü gericiliği yapısından barındıranlarla kıran kırana yarışan Algı Yönetimliliğini SOMUT gerçekliklerle okuması çıkarımı ilgisi alakası olmayan asosyal NARSİSTLİĞİ toplumsal hayatın değişim dönüşüm soytarısı olarak kimliksizleşir.
Çünkü dayatmalarının en başında kişiliksiz ve kimliksizliği listeleyen soygun sömürü cellatları ve haramileri, bütün özgün yaşam haklarına sorgusuz sualsiz korsanlıklarla çullanıp tecavüz ettikleri toplumları itirazsız tepkisiz kabulle korkularına ve acizliklerine her buyurduğunu kulluk kölelik tapınmasıyla tanrılaşmak için görünen somutluktan uzak, dayatılan soyutluğu özümseyip içselleştiren maskaralığı kutuplaşmayı maskeleşmeyi ve sadistliği kundaklayıp piyasalaştırırlar. Bu kozmik kuluçkada her doğurganlık birbirini ören engelleyen koparan yoran yıpratan saf dili bırakan ve örgütleyen DOMİNO etkisiyle, sağlıklı özgün ve ÖZGÜR iletişimi tedavülden kalkmışlığın kimliksizliğine zincirlemesine bağlı olarak sendikasızlık, hukuksuzluk, vicdansızlık, kültürsüzlük, liyakatsizlik sorumsuzluk, itibarsızlık, haysiyetsizlik, inançsızlık, eğitimsizlik ve muhalefetsizlikler de özgürlük eşitlik barış hak hukuk adalet onur saygı sevgi gibi özü içeriği boşaltılmış anlamsız ve kavramsızlığın soygun sömürü haraç mezatına afyon çeşidi ve narsistlik sakızı olarak ürünleştirilir.
Çünkü edinilen BİLGİ ve BECERİ, öğretilmesi gereken insanlık değerleriyle eşit yaşıt ilgi denge ve itibar orantılısı olarak örtüşmezse, gelişmiş büyümüş olan insan her çeşit kişilik ve davranış bozukluğuyla donatılmış her hamlesi hırs yarış ihtiras gösteriş kavga sataşma saldırı kin fitne bozgun ve asla altta kalmamaya kodlanarak kullanım proğramı yazılmış olan makina aksamlı kalıp ve cüsseden ibarelikten ( donanımlı zır cahillik cihazından ) başka bir varlık türevi değildir. Bu sebeple de toplumsal dolaşımın huzura saygıya sevgiye mutluluğa ahlaka hukuka refaha ve karşılıklı güvene duyduğu hasret ve özlemlerin günden güne gittikçe aç bi ilaç muhtaçlıkla arttığı günümüzün dönüm dolaşımında medeni hali standart sosyal çöküş ve toplumsal çürüme gerilim hattında konumu ve meslek grubu ne olursa olsun ( işçi çiftçi işsiz amele usta kalfa çırak tüccar berber danışman doktor mühendis tekstilci marketçi şarküterici kumaşçı aktar kunduracı gazeteci yayıncı eczacı galerici sıvacı boyacı sanayici fabrikatör imam şöför kaptan pilot hemşire hostes büfeci seracı tesisatçı öğretmen hırdavatçı camcı sucu tamirci pazarcı borsacı bankacı mütahit dizici sanatçı güvenlikçi oyuncu filimci tarikatci siyasetçi mozaikçi mobilyacı kuyumcu magazinci butikçi kahveci barcı klüpçü tasarımcı proğramcı sporcu kasiyer manken profesör evli dul bekar genç ihtiyar kadın erkek alıcı satıcı çol çocuk istisnasız her yaştan ve her gruptan herkes) dengesini düzenini yitirmiş ve sürekli değersizleşen ortak yaşam erozyonunda sürekli beğenilmeye övgüye yüceltilmeye birinciliğe mükemmelliğe pohpohlanmaya ve el üstünde tutulmaya yalvar yakar olmanın ezikliğini kilitlenmiş aşağılık duygusuyla, korkunun nefretin bunalımın ahlaksızlığın şiddetin rezilliğin sapkınlığın görgüsüzlüğün ve gösterişli olmanın kışkırttığı her şeye her an çullanmak için alınganlık kırılganlık acizlik yoksunluk yalnızlık ve düşkünlük pususunda kendin beklettiği iltihap bunalıp ve sorun yıkıntılarından nedenli nedensiz her fırsatta taşımakta zorlanılan ağır faturalı çöküşün baskıladığı ve bunalttığı hiçlik umutsuzluk ve mutsuzluk algısıyla başkasına temas eden ara açıklığından patlayıp çullanmak için konuşlanmış azıp kudurmaların hükmettiği eğitimiyle öğretimi birbiriyle uyuşmayan zır cahillik sendromu ortak yaşam kılcal damarlarında dönüp dolaşmakta.
Çünkü iradesiz onursuz duyarsız iletişimsiz ve aidiyetsiz kimliksizliği örgütleyerek hiç bir sosyal yıkıntı ve yağmaya tepkisi olmayan muhalefetsizliğin kanıksandığı yerde olup biten her şey sıradanlaşır ve tanrısal vergi nimeti olarak kederkeşliğie mal edilir. Bu yüzden işgalciliğin Türklüğü, Atatürk’ ü ve Türkiye Cumhuriyeti’ ni Evet- Hayır veya Tamam mı Devam mı Bop siyasi manevra oyunlarıyla tezgaha konulurken hiç bir etkin “ ben bu oyunlara gelmem “ hassasiyetinde duyarlılık göstermeyen ve kaybedeceğini bildiği hileli hurdalığa bütün sosyal siyasal kesimlerden daha çok katkı sağlayan Yeni Cehepe istismarcılığı ihaneti ve Zır Cahilliği,onlara gorevlendirilmişliğin yazılımındaki buyrulmuş olan çıkar menfaatleri oranında siyasi Bop Eşbaşkanlığına yedeklendirilmiş. figüranlık tarifesinin zorunlu gereğindendi.
Çoğu zaman ortak sevinci ve yaşamı kuran ve çoğaltan saygınlığa dair en küçük başarı öyküsüne dahi katılımcı çoğulculuğun hayati ialşıycılarından olan övgüye saygıya yürek ortaklığı yapmak dahi alınmış veya verilmiş mutluluk paydasının besleyici sinir damar yol yordam ve kanallarıyken, hizası düzeni kaynağı ve ayarı bozulmuş toplum ve dünya zenginliğine sonsuz yıkılışların tetikleyicisi olan bencilliği ve bağnazlığı kelepçeleyip tutsak ederek soyut narsistlşkten baktığı ve beklediği gibi hayatı şekillendiren güç fiyaka gösteriş hışım ihtişam hallisinasyon sanrıları gerçek üstülük sadistliği ve zehirlenmişlik biçimselliğiyle hiç bir Özgürlüğe varmanın imkanı mümkünü yoktur asla.
Bu yüzden yoksulluğu çaresizliği ezilmişliği sefaleti çöküşü çürümeyi ve faturası ağır tüketim köleliğini zavallılık muhtaçlığı olarak kuluçkalayıp kundaklayan emperyal ilahları ve soygun sömürü haramileri çark ve çarpık yapılanmasında dönüm dolaşım ve kullanım sermayesine herkesi aynı soyut kalıplı tek tiplilikte hücreleyerek kimliksizliği kepazeliği aşağılanmayı dışlanmayı ve muhalefetsizliği Türkiye’ ye ON İKİ EYLÜL “ bizim oğlanlar”kundakçılarıyla kızıl kıyamet kabusu olarak dayatırlarken kimliksizliği ve muhalefetsizliği ortak cürüm işleme sabıkasına yüklenilmesi istenen YENİ CEHEPE’ nin bütün zamanlara etkisini katkısını ve damgasını vuracak olan toplum enayileştirme ve duyarsızlaştırma ( sosyal siyasal kültürel ekonomik bağlamda ortak hayatın özgürlüğünü adaletini bilgisini saygınlığını çağdaşlığını ve nicesini görünen gerçekliğiyle değil GÖSTERİLMEK istenen maske ve kamuflajlardan algılayıp kavrama ve tanımlama hayalperestlik polyonacılık ve sadistlik asalaklaşmasını ) sağlayacak olan parti tüzüğü de, özü esası muhalafetsizlik üzerine veya Onİki Eylül ve sonrasının yedek aksam parçacığı olmak üzere kurgulanmış bugünleri geçmişe zincirleyip bağlamanın şifresiz kodlarıydı. Nitekim On İki Eylül’ ün madalyonlu ödüllü mülk ve mirasını devralan BOP Eşbaşkanlığı dönem ortaklarından biri olan Cia ambalajlı Fethul - Metal ajan piyon ve uşaklığının “ gerekirse mezardakileri dahi diri gösterip kotarılmış olan gidişatın militan destekçisi olacaksınız” beyannameli Türklüğe, Atatirk’ e ve Türkiye Cumhuriyeti’ne yönelik yağma yıkım oyunlarının ‘ tamam mı devam mı veya evet mi hayır mı’ iskambiline kumar bahsi yapılması bugğnkğ TOM BARRAK kumanda merkezliliğin kodlayıp şifrelediği kimliksiz ve muhalefetsizliği buyuran ve Yeni Cehepe’ nin en başta tam desteğiyle gerçekleşmiş olan özgürlük dayanışma gelişme kalkınma barış dünkü afyon cikletleriyle toplumsal uyulumu sağlayan ihanet ve istismar sürüncemesiydi.
Ayrıca emperyal merkezlerde hiç de sanıldığı heveslenildiği umulduğu veya hayal edildiği gibi her kendinden kaçışın vardığı eşitliğin özgürlüğün refahın konforun rahatlığın ve korkusuz kaygısız yaşam sürmenin güvenli cenneti değil, her an işsiz güçsüz kalabilme sürekli sosyal cinnetin tepesinde soyan ezen sömürenler tarafından hazır mevcutlu ve tehditkar korkularıyla sallandırılan ön bariz misal lokomotif lakaplı örnekle Almanya’ da üretim kampanyasında çakılanın en katmerli maaşı kesintiler çıktıktan sonra dört bin iki yüz elli Yuro’ dur, Bundan tek başına kuru kira arayıp da orta ölçeklerde ik buçuk odalı bulabilene kuru kirası en az binbeşyüz euro” dur. Bunun kalan yarısından çoğu ısınma su cereyan telefon yeme içme trafik giyim okul sağlık iletişim asansör …
Ayın yarısı bitmeden tıpkı Türkiye’ deki Kredi Kartından veya bankalara hayatı haciz diğer borçlanmalardan hayatının çıkışını kimliğini itiraz hakkını özgüvenini özgürlüğünü ve mutluluğunu tüketim piyasası esaretinde özentilerle afyonlaşmış sosyal siyasal ve kültürel izolasyonlarda tamamen yitirmiş ve bir daha bulamayan kulluk köleliğin zavallılık deneğidir toplum ve insan.
Türkiye’de ise kıran kırana yürürlükte olan Tom Barrak proğramlılıpın Bop Eşbaşkanlığı yağma yıkımlarındaki yıkılanın yerine konan her kaçak ve çarpık yapılaşmalı şehir cadde ev bark dekor imaj konut duvar gösteriş dalavere özenti sokak maske ihtişam ve sahtelik betonlaşmalarda eylemiyle söylemi arasında hiç bir duygu tavır düşünce akıl fikir onur irade bilinç bellek gözlem deneyim saygınlık gerçeklik özgüven ve ÖZGÜRLÜK kavramı ve bağıntısı olmayan şiddetli mutsuz- geçimsizlikleri bünyesinde barındıran kimliksizliği ve muhalefetsizliği harcayıp tüketmekte sözde karşı çıkanlar veya bütün kötülüklere iştirakçi üreterek tüketenler.
Toplumun gözlem deneyim araştırma keşif dayanışma sorgulama bilgi ve birikimleriyle kazanılmış olan sosyal siyasi ekonomik ve kültürel ana başlıklarda sürdürülebilir ortak yaşam değerleri ve iletişim ilişkilerinin saygın sağlıklı liyakatli samimi çağdaş gelişmiş ve gerçeklik bağlarıyla donanmış duyarlılığını sorumluluğunu duygusunu düşüncesini sinirlerini ve damarlarının koparılıp kesildiği çıkar öncelikliğini dayatan ve modern insan köleliği en başta olmak üzere her şeyin yaşam hakkını soygun sömürü tanrılarının keyfiyetine göre tezgahlayıp faturalayan serbest rekabetçilik TOPLAMA KAMPINDA hiç kimsenin kimseyi itibarlı ilişkilerde duyup işitip umursaması olmayan korkunç çürüme duyarsızlaşma yozlaşma körelme çöküş yıkım ve sağırlaşmanın hışmına uğrayarak piyasanın etiketlediği kataloglaşmalarda artık insanlar aynı toprağın sunduğu ve serdiği doğallığın can yakınlığında ve aynı hizada değil, bir gün kullandığı soyut yapay ve yapmacık ilişkileri gününü saniyesini bile doldurmadan yenisine azıp kudurup sapkınlaştığı yüzünü kişiliğini karakterini de ona göre tükendikçe yenisinin imajını giyinip soyunmakta. Bop Eşbaşkanlığına hususi ek ve yedek aksam üniteliği yapmakla özene bezene umutsuzluğu tükenmişliği kaderciliği derbederliği sindirilmişliği tepkisizliği hiçliği özendiğinin kulu kölesi kalabalıkların toplsnıp dağıldığı meydanlarda muhalifsizliği kuluçkalatıp köpürtmek için tasarımlanmış Yeni Cehepe genel müdürü ise,toplumsal hayatın SOMUT GERÇEKLİKLERİNDEN uzak kayıp ve kopuk narsistlik hallisinasyonlarıyla sahte gündemli kaynağı sağlanmış kaymağı kıyaklılıklar zıplayıp kovalamakta.
Ve herkesin artık resmi veya sivil hiç bir ortak akıl yol fikir kanun kural yahut ahlaki değerleri tanımadığı zorbalığı ahlaksızlığı acımasızlığı kokuşmuşluğu kanıksandığı bu sosyal cinnette artık birbirinin hakkından gelmek için her fırsatın üste çıkıp altta kalmama pususuna yattığı sosyal cinnette aynı insanlık değeri hizasında hayat sürüp toplumsal değerler dengesinde kişiliğini karakterini bulmaya ve yaşatmaya değil, şerden veladan hırstan kibirden kapristen acımasızlıktan şiddetlen sahtelikten ve kin gütmelerden başkasına üstün baskın seçkin başarılı mükemmel gözde ve en birinci gelme uğruna sürekli kaybederek kazançlı (maskelerle kendini kamufle ederek) canına okumanın sonsuz bitiş hezimet ve tükeniş sendromuna hortlaklaşmakta.
KORSAN ÇULLANIŞLARA KUNDAKLANIRKEN DÜNYA 2 ..,, Her kişi emsalinin aynasına uğraşan ve yakışan akıl fikir duygu düşünce söz yazı ve sohbetlerle iyibatlaşor veya itibardan düşer.
Bu sebeple ben sizden sıçrayanların Üstüne kirli küflü tükrüktü ve kuruntulardan kahır hır dalaş döğüş çekiş sitem ve kavgalaşma meraklısı ve kahrettikçe yatılıp tatmin olan kısır döngüleri bulaşmış lakırdılarınıza hiç dokunmayıp öylece devirip yıktığınız yerde bırakıyorum. Yalnızlığının esiri güdümlü tüketimler mahkumu ve özendiğinin kendine tiksintiyle bakan sipariş hücresindeki ve kepazelik maskarası katalogdaki başkası olmayı huy edinmişseniz eğer, her seferinde iskambil karışmış paketini yırtıp masaya yıkılan kumarcılar gibi sizi boğan üzen ezen ve eksildikçe kamçılanmış kontrolsüzlüğüne tüm yaşam zenginliğini yoran harcayan bozan çürüten ve yıpratan asosyal kargaşa cinnettinde harcadıkça kendini kaybettiği hınç hırs kibir dengesizlik değersizlik aşağılık ve öfke çıkmazına azıp kudurarak kendini kaybetmenin yanıldığı ve yenildiği zararı kazanç sayan paketi açılmamış kin kabus lanet bağrışma ve bayağılaşma gürültüleri koparmaktasınızdır.
Çünkü evrimsel oluşumu somut gerekliliği doğal süreci ve çağdaşlık gelişimi olmadığı sürece soyut baskılamalar zoruyla dayatılan her değişim dönüşüm, dayatmayı talep edenlere istikrar bağışıklığı keyfiyet sultası ve hükümranlık yayılmacılığı sağlarken, dayatmaya boyun eğenlerse sürekli değişim dönüşümün esiri olarak yaşam ve insanlık hakkına tecavüz edenler karşısında ezilen sömürülen eksilen küçülen bozulan alçalan dışlanan değersizleşen yozlaşan sindirilen soyutlaşan iradesizleşen kötürümleşmenin çaresizliği ve kimliksizliği aşılanır.
Her dilimde herkesi kamçılayıp kışkırtarak yaşam bağlantısından koparılmış ayrı ve özel kutlamalara esaret altına alınmışlık, kıyasıya özendirilen tükenmişliğin sınır kural ahlak akıl fikir ve onur tanımayan muhtaçlık mahkumiyetiyle senenin tüm diğer günleri kendine öz güveni olan tüm mutluluk huzur ve yaşama sevincinden mahrum yoksundur çünkü. Aynaların olmadığı yerde insan ya suya bakmalı ya kalbinin çığlığını dinlemeli. Dört çerçeve havuza sığmazki bütün bunlar. Hem madem darının nohutun bademin rıhtımın ormanın yolların yıkların sokakların evlerin de bir hikayesi varsa, kuşların suyun denizin aşkın toplumun zamanla çağdaş ve özdeş insan kimliğine kayıt düşerek elbette ve mutlaka olmalı.Çünkü Işıklara kadar hayatın dizginini ve direksiyonunu sağa sola eğip büküp bağlamadan ve yıldızları gökten yere indirme seanslı paslı tenekelerde parlak salgınlar sanrısına berbatlaşıp bulaşmadan bütün matematikler insanın kalbini çarpan bölen çıkaran ve artıran çok bilinmeyenli denklemlerle hesap kitaplaştırırmış. Bu bağlamda Eski güzler yeni baharlara niyetlenip tuttuğu hayal hasret ve düşler üzeri zamanı kuran sarkaçta hayata atılır dünyayı yaşar kılandır.
Elbette ki.. Odalara sıcaklığını veren konforlu kostümler yahut donanımlı eşyalar değil, insan arzusunu kalbinin ve aklının kendini huzurda ve güvende bulduğu aşk diyarı sevgi saygı sığınağındadır. Bu sebeple bir dem bir hayat bir insan bir yol bazan de bir mola. Acı kahveler bile tadını damakta bırakan hatır ve hatıraların aşk civarı diyar kapısıdır.
Dağ bayır yol sokak eşik ova vadi yahut ileri geri giden gelen saatte ve sessizlikte Kimse yoksa ne gam..? Suyun huyudur insana az git uz git masalında denizi dağı iklimi güneşi ışığı toprağı emeğiyle kazanılan sevinci , paylaştıkça çoğalan aşkı ve sevgiyi ve iklimi sahtesiz yapmacıksız tüm görgüsüzlük ve gösterişlerden uzak iradesi sağlam sadelikte mutluktuk veren uçsuz bucaksız aklı fikri ortak yaşama sanatını ve insanlık evreninde sosyalleşmeyi gösterir. Hikaye yazanıysa ya kendi bildiğinin esintisine pervane rüzgardır yahut kuma aşkın gönlünü seren dümensiz özgürlüğe kol kanatlanan dalgalardır
Gerileme ve çöküş devirlerinden bu yana Osmanlı’ nın her yaptığı anlaşmalarla sürekli soyut sanal dokunuşlu dönüşüm değişim yenileşmelerini mutlak şart koşarak sınırsız kayıplarla sonuçlanan;ve hatta kimi hallerde yer yer başediledilemeyen ihanet isyancısını idare yapısına ve sevk otoritesine ortak eden; azınlıkların özgürlük bağımsızlık ve özlük hakları verilmesi, emperyal vampirlerin aynı karakter niyetli yerli işbirlikçileriyle aynı güç gösteriş ihtişam ve ganimet düşkünü ortaklıktan dayattığı ilk maddeler arasında yer aldığı gibi, tarihin yaşanmıştan ders okuttuğu geçmiş, bugünkü güncelde Bop yazılımlı çevrim çarkından ayarı verilip yol almaya tekerrür ettirilmekte..
Aşağılık, yetersizlik değersizlik ve beğenilme duygusu ve muhtaçlığının kışkırtıp tetiklediği kısır döngülü kozmik sarmalda bütün insani reflekslerini yitiren ve somut sorunlarıyla çırpındıkça tüketim bağımlılığı esaretine dahada kök salıp batıran boğuşmalardan kendini kurtaramayan tek tipleştirilmişliğe formatlanan içgüdüsel yazılımlarla kendini duyuramadığı beğenilmediği ve hiç kabul görmediği kontrolsüz ve bozgun düzenekte her kişi birbirine çarpar, birbirine yüklenir çullanır, birbirinden her saniyesini kolladığı Ve konuşlandığı kinini kahrını kusarak hınç ve öfkesini çıkarmaya odaklanır,kendine nasıl yaklaşılıp bakılıyor baskılanıyor ve davranılıyorsa oradan püskürüp patlayarak her türlü bozulmuşluğun en üsüne çıkmaya bütün yaşam sermayesini köleleştirdiği hiç bir şeyle yetinmez, beğenmez, umursamaz, anlamaz, tanımaz, kabullenemez sahteliğin hırsın kibirin ihtişamın fitneliğin fesatlığın doyumsuzluğun tahammülsüzlüğün kaosun ruhsuzluğun duyarsızlığın savrulmuşluğun anlamsızlığın yozlaşmışlığın kargaşanın ve kimliksizliğin çok çarpanlı tasarımlaşmış bağımlılıklarının muhtacı kuklası esiri ve ürün çeşidi olarak aksamları birbiriyle uyuşumsuz kendi içinde biriken gerilimliliği huzursuzluğu memnuniyetsizliği açlığı yitikliği mutsuzluğu yabancılaşmayı zavallılığı belirsizliği acizliği yoksunluğu dengesizliği ve yalnızlığı sürekli azdırıp kundaklayan makina düzeneğine değişir ve dönüşür arızalar komasına kök salmış olan toplumsal çöküş markalı kısa devre. Kudurtup kışkırtan soygun sömürü Piyasa ve pazar beklentisine kataloglaşmadığı sürece sürekli maske imaj format alışkanlık ahlak yüz karakter kişilik değiştirme muhtaçlığıyla ruhen ve bedenen hastalıklı ve toksinli çöküşün molozunu taşıyarak kendinden nefret eden yabancılaşmaya esir ve tutsak Aşağılık duygusu bağımlısı güdümlülüklere istenilen her kıvamda baskılandığı gerilimleri serseri mayınlar gibi boşaltacak yer arayan şiddet sataşma ayrışma çatışma kin kavga kibir gösteriş görgüsüzlük sadistlik bozgun üstencelik kültürsüzlük özgüvensizlik ve kişilksizlşkeler insanlığın söküldüğü değerler yerine takılıp montajlanmaktadır artık.
Sök tak usullü, aksamları ve parçaları organ yetmezliğinden her saniyesi ölü, içgüdüsel ve kısır yaşam döngüsünde serseri mayın gibi dolaşan makinalaştırılmış insana Ambalajı açılmadık paketinden çıkararak herkesin birbirine hedef gözetmeksizin doğrulttuğu kin nefret caka öfke sataşma çullanma niyetli söylem ve eylemliliğe cinnet ve cinayet manzarasında birbirinden huy sicil sabıka suç hüner kalıp şekil madik yakan talan ve korkunç ürkünç yer kapışan toksinli dumanlı azgın sapkın ve saldırgan tek tipliliğin nefret söylemli ve şiddet bağımlısı varsıl yoksul makas aralığına sıkışmış kalmışlığın sosyal çalkantılarında ve toplumsal akıntılarında “ Öyle bir dünya yok artık” reklamlı değişim ve dönüşümün dayattığı kendi değerlerine yabancılaşma baskısını bütün kötülükleriyle köpürtüp kundaklayarak ve herkesin uyumlu itaatli ve itirazsız kabulüne zorlayan afyon algısı aşılamalarıyla sorgulaması tepkisi özgürlüğü tutarlılığı iradesi belleği bilinci idrakı özgüveni olmayan ; forsta fiyakada kepazelik ahkamı kesip şatafatlı ihtişam ve çirkeflik kulluk köleliğini kovalayan; sefalette şiddette kaygıda belirsizlikte kibirde kahırda istismarda özentide tutarsızlıkta dalaverede keyfilikte gerilimde şatafatta ahlaksızlıkta dolandırıcılıkta zavallılıkta kötümserlikte onursuzlukta mutsuzlukta geçimsizlikte sorumsuzlukta ve ruhsuz duyarsız bağımlılık kulluk köleliğinde herkesi birbirine düşürdü yarıştırdı ayrıştırdı ve eşitlediler.
Oysa sınırsız doyumsuz soygun işgal talan vurgun tehdit kuşatma dayatma saldırı tecavüz sömürü ve yayılmacılık sultası güden ermperyallerin ve yerli işbirlikçilerinin haksız hukuksuzluğa dayalı değişmez karakteri olan ölüm zulüm cellatlığı ve cehennem zebaniliği yer yüzünde var olduğu sürece, bütün sorun çelişki kir ve zehirlerini içinde barındıran adaletsizlik hukuksuzluk bencillik çirkeflik zorbalık açlık salgın gelir dağılımı eşitsizliğini hukuksuzluğunu gelecek kaygısının olduğu her yerde emek sermaye gerilim hattında mutlu azınlığın menfaat güç gösteriş keyfiyet despotluk ve ganimet çıkarını kotarmaya mutsuz çoğunluğun her türlü yaşama hakkı üzerinden sürdürülmesi imkansız düzensiz bir dünya hep vardı, bugünkü her şeyin kederkeşliğe ve gösterişli köleliğe kıyametleşerek onurlu ve saygın yaşam ekseninden kaymış her dayatmaya sıradanlaştığı hırs ihtiras ihtişam gösteriş talan şiddetindeki gerilim hattında ve seyir halindeyse hep var olmaya da hırsız yolsuz harami etiketli insanı tarafından atık deposu, savaş çatışma ve katliam sanayisi, yapay zeka çöplüğü ve asosyal ilişkisizlik poşeti yağma yıkımlarına hız kesmeksizin devem edecektir dünya.
Bu yüzden de her yeni keşif icat ve buluş, üreten veya tüketen insana duyduğu ihtiyaç oranında dünyanın yeraltı ve yerüstü bütün kaynaklarını AÇGÖZLÜLÜĞÜN öldürücü sindirici ve susturucu silahları olarak üretimi tasarlayanlar olarak tıpkı üretimi sağlayıp tüketen sefil yoksul yığınlar kadar aynı niyet tezgahında soyut ve sahte kimliklilikten işlev gördürülüp düzenek kuklası işlemine tabi tutulurken (bütün ilim bilim kurgu ve teknoloji adam kız veya kadınları) ortak kimliksizlikte eşitlenmiş etki yetki ve duyarlılığı olmayan pazar kölesi ve yağma yıkım paydaşıdır.
Onun içindir ki ölüm silahları ve kimyasalları üretirken ücretli çalışanların yüksek borç ve faiz kölesi olarak hayatına ihtiyaç duyduğu yahut özendirildiklerini taşıyıp götürürken hayatını kurup kazandığı derin yanılsamada dünyanın diğer yarısının üstüne cehennemin yıkıldığı kan ölüm vahşet dehlet acı açlık ve gözyaşı vardır.
Çıktıklar palangalar makinalar hidrolikler ve elektro manyetik sinyalleşmelet her yenisi bulunduğunda daha çok insanı akan satan ezen soyan sömüren en geniş kapsamlılığın TOPLAMA KAMPINI elde etmek için yerin altını yerin üstüne getiren demir çelik altın zümrüt alüminyum titan ve gibilerde olduğu gibi ve eğlence gıda moda ulaşım barınma sağlık ulaşım ve iletişimde olduğu gibi ve PETRO KİMYA’ yı keşfedip bularak insanın hiç bir şartta en vazgeçilmezine koklatıp afyonladıkları gibi….ilim bilim keşif tasarım deney ve icat insanlarıyla beraber, üreten ve tüketen emek -sermaye çelişkisine tümden kul ve köle topyekün insanlık ırgatının suç ve sabıka dosya kaydına, bilhassa Bop proje ve proğramları kıyametinde her gün katliam vahşet dehşet gasp çökme çapulculuk ölüm zulüm cehenneminin harami ve haydutluk taşları döşenmekte
…. KORSAN ÇULLANIŞLARA KUNDAKLANIRKEN DÜNYA ..,, Sorgusuz sualsiz çatışmaya hazır tetikte ve hayatın yedeğinde bekletilmenin sorumluluk paylaşma aidiyet duygusundan yoksunluğu yükleyip yorduğu akıl fikir bilgi ilgi algı idrak anlayış duygu düşünce deneyim ve saygınlık eksiği TÜKENMİŞLİK ve ÖZGÜVENSlİZLİK hücresinde yaşamsal dönüm dolaşımını kendine yedirip yutkunanlar, kabız ve kurak bir dolaşım ağının sadece yüzeysel soyut şekilsel sembolik ve anlık görünüşlere bakan değer yargısıyla somut gerçekliği hiçe sayan tutsaklığın dayatılmış proğramı öncedem yazılı tüketim piyasası çöplüğünde çırpınır ve debelenirler.
Eğitimli donanmışlığın kişiyi insan yerine büyüttüğü paylaşım birikim dayanışma akıl fikir felsefe sanat ve özgüven zenginliğinden mahrumluğu sebebiyle her kışkırtılan ışıltılı parlaklıkların hormon cerrahisinden satışa sunulan imaj, tarz, kostüm, model, şekil, dekor, tasarım, ambalaj, maske ve paket proğrama dahil niceleriyle cehaleti karanlığı yozlaşmayı kalitesizliği rezilliği alçalmayı ve kişiliksizliği kendi yerine koyan bağımlılıkların MUTLAK ve GARANTİ müşterisi halini aldığı bu cinnet kozasında dıştan görünümlülüğün markacılık foyasına ve insansızlık etiketine bakarak ( eleştirel akıl fikir ve birikimle aksini idda eden herkesle her an öfke gerilim kahır nizah kin nefret çatışma küfürleşmesine ve saldırganlık öulkanışlarına tutsak ve hazır ) hayatın , insanın, dünyanın, toplumun, sosyal iletişimin, ve toplumsal değerliliğin özüne içeriğine ilgi ve itibar duyması asla mümkün değildir.
Bu yüzden de insanlığın ortak deneyimlerle kazandığı inanç birikim eğitim ilim özgürlük liyakat kimlik ve ÖZGÜVEN değerlerinde ne varsa tüketim piyasasının ÖZENTi güdümlü bağımlılıklarına sürekli Dönüşüp Değişerek edinilen SOSYAL ENKAZI yeni KİMLİK olarak empoze eden soygun sömürü haramilerinin bulunmaz ganimet sermayesidir. Çünkü hiç bir itibar deneyim birikim ve duyarlılık bilinci olmayan kimliksizlik ve her çatışmaya kulluk köleliği müsaitliği özümseyen özgüvensizlik, hiç bir alt yatırım gerektirmeyen en kullanışlı pazar ve piyasa güdümlülüğünün imrendiği özentilerin tekdüzeliğinden başka hiç bir gerçekliği anlayıp algılamayan bağnazlık ilkellik ve bağımlılık tutsağıdır.
Bu yüzden ÖZEL GÜNLERE dilimlenmiş soygun sömürü esaret ve yağma pazarında YıLBAŞI gecesini beraberce havai fişeklerle barutlayıp karanlığı delik deşik eden Trump ve Netenyahu, önümüzdeki günlerin seyrine “ BARIŞ “ yılı olacağına matrak geçerek birbirlerini karşılıklı öve öve havai fişeklerin bile ulaşamayacağı yüksekliklerin tozuna dumanına tükürürlerken…ardından ertesigün geçmedi VENEZÜELLA” ya resmen korsanlık ve tecavüz edildi. Ki emperyal dağıtımların Rus, Çin, Yurop ve diğerlerinin parsel parsel yeryüzü paylaşımını her saniye tekrar tekrar PETRO- DOLAR bazında güncelledikleri silahlanma talan yıkım ve işgaller savaşında istisnasız tüm dünyaya kurulu pusunun son model kundaklanmış miladıydı. İran, kurgulandığı ve kaos yıkım yağma işgal ve kargaşa kapısının kapısında bekletildiği üzere kızılca kıyamete kışkırtıldı karıştırıldı.
Görenland’ a , Küba’ ya ve nicesine Petro Dolar baz istasyonlu emperyal sömürgeciliği ve yayılmacılığın sürekliliğini devamlı kılmak için her tütlü katliamı tecavüzü acımasızlığı açlığı takanı işgali sefaleti yoksulluğu ölümü zulümü kendi keyfiyet sultasının doyumsuz açlığını doyurmak sapkınlığıyla sürekli gündemde tutmaya yoketim piyasasının özenti ve imaj bağımlı köleleri ve işbirlikçi donatılmış tetikçileri sayesinde saniye bile kaybetmeden derhal çullanıp çökeceğinin resmi töreni ve küresel ilanı yapıldı.
Çünkü yayılmacılık işgalcilik bozgunculuk ve sömürgeciliğin değişmez karakteri olan insanların kanıksayıp sıradanlaştırdıkları olumsuzluklarla ( kin nefret kibir kahır hırs kuşku korku endile yarış cehalet gericilik yobazlık soysuzluk rezillik soytarılık sahtelik samimiyetsizlik bencillik geçimsizlik zorbalık sapkınlık ahlaksızlık yolsuzluk mutsuzluk vicdansızlık hukuksuzluk haksızlık itibarsızlık özgüvensizlik ve kimliksizlik gibilerle) toplumsal puslu havaları kundaklayarak nefret çatışma ayrıştırma kaos ve kargaşayı örgütleyen çağlar ve yüzyıllar boyunca hiç DEĞİŞMEYEN karakterine rağmen, dünyanın bütün hayati değerlerine, yaşam haklarına ve kültürel zenginliklerine keyfi buyrukluğun sadist hükmüyle çullanıp çökerek ezdiği baskıladığı kulattığı soyduğu sömürdüğü yaktığı yıktığı yapmaladığı ve tecavüz ettiği ülkelere ve toplumlara ( özgürlük eşitlik ve barış afyon dozuyla) küçülmeyi, kimliksizliği ve SÜREKLİ DEĞİŞİM DÖNÜŞÜMÜN hiç bir iradesi sorgulaması yetkisi etkisi tepkisi aklı fikri düşüncesi itibarı özgürlüğü duyarlılığı sorumluluğu olmayan özenti gösteriş ve imaj kuklası kulluk köleliğini dayatmaktadır.
….. GÜZEL YARINLARA … Bu yağmurlar bitecek Başka bulutlar yükselecek yerden göğe Dağa taşa Uçan kuşa bekleyen duraklara Dünyayı unutmuş gibi yorgun ağır ve aksak yürüyüp gidiyor olsa da şehir meydan saat ocak bucak ve toprak.. Yeniden doğmak diye bir öznesi ve yüklemi vardı insanlık dersinin Yaşama sevincinin Aşk ile sohbetleşen itibar ehlinin. divaneliğin deli gönüllülüğün Kalbinde sevgili yurdu olanın topraktan tarlaya değin Uslanmak nedir neresidir bilmeyen yürekli çırpınışlarla denizden suya buluta damlaya ve deryaya değin Mekanın sevgilim olsun demeye değin Zamanda sonsuzluğu yormak ve yorulmaya aşka ırgat olacak Kurulu değirmeni güzel yarınlara dönen dört mevsim
…
TOPLUMSAL ÇÖKÜŞÜ TETİKLEYEN SEBEP SONUÇ SARMALINA DAİR
….
Sebep sonuç ilişkisi üzerinde hayatı toplumu ve dünyayı yorup sorgulamayanlar, sürekli toplumsal hayatı yıkıcı yağmacı engellerle donatarak felaketler üreten sarmalın sorun kaynaklı ardı arkası kesilmeyen sonuçlarıyla çalkalanır ve debelenirler. Bu sosyal travmalı cinnet ve cinayet kaosunda medya magazin dizi reklam moda trübün ve köpük köpüğe ve diğer kıran kırana sonucu nereye varırsa varsın umrunda olmayan nispetleşmeleri sahteleşmeleri şiddeti kutsayan rol modelleri en az sokakları kundaklayan katillikler kadar öğretici, üretici, tasarımlayıcı yol gösterici ve azmettiricidirler.
Sebep sonuç ilişkisindeki gelişim oluşum kaynak arıza aksaklık tıkanıklık tetikleyici ve etkenleri sorgulamaksızın sadece olumsuz sonuçlarıyla yakınıp dertlenen toplumlar, artıkça çoğalan sorunların önlemini alıp üstesinden gelme ilmini yöntemini yordamını yolunu bilgisini kuramını ve becerisini asla bulamadıkları gib, üst üste bindiren çöküntü yıkıntı tıkanıklık kaos kargaşa ve yığılmaların kuşattığı sorunlar sarmalında debelenerek varolan toplumsal çürümüşlüğün ivmesine hız artırarak sosyal travmalı cebelleşmeyi nispetleşen ve yarışan şiddetli bozgunlara katlarlar.
Bu büyük bozgun, sebep sonuç ilişkisini sorgulamadan programlandığı modern kölelik esaretine biatçı kul köleliğin kısır ve kurak döngüsünü yaşamaya mecbur kılınan sanayisi gelişmiş kalkınmış katı kuralcı koruyucu mükemmeliyetçi ve disiplinci toplumlarda böyle olduğu gibi, sosyal hayatı baştan sona kendi kaderine terkedilerek azınlık sultasının şahsi keyfiyet dayatmaları dışında hiç bir kanun kaide usül itibar ilişki denge ve kural tanımayan sömürge veya yarı sömürge toplumlarında da odaklanılmış olan soygun sömürü çarpık yapılanmasıyla benzerliği değişmezlikleri aynıdır.
Kimliksizliği örgütleyerek çoğaltılmış derin yoksulluklar kaygılar endişeler kimsesizlikler yalnızlıklar acizlikler umutsuzluklar zorluklar çelişkiler eşitsizlikler çileler özgüvensizlikler hukuksuzluklar bilenmezlikler gerilimler ve mutsuzluklar kıskacında, ağına ve tuzağına bağlanan herkes bulduğu şiddet ve sadistlik eğilimi kamçılayıp uyandıran bağımlılıklarla her kokuşmuş çürümüşlük damarından kendini olduğundan başkaya değiştirmenin dürtü güdümünü kızıl kıyamet kargaşasını afyonlarını ahlaksızlığını soytarılaşmasını yozlaşmasını bozulmalarını saplantılarını sapkınlıklarını ve dayatılmış kurgularını övgü takdir kabul imaj tarz karizma kalıp şekil ve görsel parlaklıklar profili kazanmak için birbirini ezip bastırarak hiç bir kural kanun hukuk kalite ve istikrar dengesi tanımayan psiko manyaklık kundakçılığıyla, toplum değerlerini katleden suç cinnet ve sabıka makinasına dönüşürler.
Çünkü doyumsuzluk kimliksizlik ve nerde ne aradığını bilmeme bilinçsizliğiyle çöplük çukuruna düşmüşlüğün sıfatsız öznesini iyiye doğruya güzele doyurup inandırmanın asla mümkünü ve imkanı olmadığı; ve o halde hiç bir kaçışın savrulma silinti ve süprüntülerinde mutluluk saygınlık huzur güven onur itibar anlam kavram değer şuur bilinç bellek akıl birikim ve dengesini asla tanımlayamadığı ve kuramadığı saplantılı kapılmışlıklarla insandan çok her çeşit soyut ve sahteliğin özentisini seçkinlik farklılık ve üstünlük gösterisinden sayan kalıplaşmış şekilciliğe ve omurgasızlığa alışır ve büyür başına buyruk hayat.
Böylece ( sebep sonuç ilişkisizliğine bağlı insanından yorulmuş , ilmînden yozunmuş, ekseninden kaymış olan toplumsal hayat ve dünya ) sonsuz güzelliklerle donanmış olan su toprak ışık hava güneş zaman ve sonsuz evren, tanıklık ettiğinden okuyup ders çıkarımı yapamayan kendini ıskalanmış bedeni uyumsuz ruh hastalarıyla boşu boşuna yaşam okulunu işlemiş yormuş ve çalışmış olur .
Hayatın kin nefret fitne ve üstün baskın gelme yarışlarında herkesin birbirine misli mislisiyle karşılık verme sinsiliğine pusmuş saklanmış pür tetikte bekleyen insan tipini toplumsal çürümenin sosyal çöküşün ve topyekün yıkımların balına buyrukluğunu yaygınlaştırmak için hır gür cinnet dalaş didiş boğumuyla hiç kimsenin altta kalmayı kendine yediremeyip her şartta hep üste çıkmanın esaret zindanlaşmasını kimliksizliği kalitesizliği kepazeliği rezilliği onursuzluğu ve muhalefetsizliği projelendi ve proğramladı oniki eylül. Ordan da bop sivil yapılanması oniki eylül mirasının sür saltanat ve keyfiyet hükümranlığını olduğu gibi devraldı.
Bu sebeple aralarında yaşadıkları gerilimli bunalımlı geçimsizliklerin şiddetini yıkımını ve hasarını asla onarılmayacak şekilde tüm insanlık değerlerinden yozunmuş küslüğe dargınlığa soğukluğa devre mülkleşmek için her seferinde birbirine daha katlanılmaz ve acımasız olanlarını misilleşen hırs öfke yarış kin dövüş kavga ve sataşmalarıyla ortak hayatı yaşanılmaz ve çekilmez kahrın çilenin kabusun sebep verdikleriyle boğuşan ve didişen sorunlar yumağına dönüştürürler .
Kadın erkek, taşralı kentli, eğitimli eğitimsiz, evli bekar, oğlan kız, genç ihtiyar, işçi işsiz, öksüz yetim, boşanmış veya dul hiç kimseyi kendine özgün kişiliğiyle tanımlamayan zır cahilliğin kundakladığı ve piyasa hükmünün denetlediği kimliksizliğe TEK TİPLEŞTİREN algılar ve alışkanlıklarla herkesin durmadan bulaşıp iliştiği her ard niyetlilik ilişkisinden eksik kusur zaaf açık hata noksan arayarak birbirini aşağılayıp küçümsediği çirkefliğin sosyal bataklığından kendine rol üstlenmeyi, farksız benzeşmeyi, sapkınlığı ayrıcalıklığın hüneri saymayı ve kötülüğü miras edinmeyi itibar onur ve seçkinlik markası sayarak, en ünlü ve şöhretli olanların bu kokuşmuşluk ve çürümüşlük markalaşmasında tüm toplumu aynısına değiştirip dönüştürdüğü toplumsal cinnette ortak yaşamı yerle bir eden afyon ve uyuşturucu barın yahut taşeronları azıp kudururken, herkese psiko narsist şizofrenik sebepli sebepsiz HER AN SALDIRGANLIĞA HAZIR tek tipliğin asosyal donanımını ve kurulumunu sağlayan ; cehaleti yobazlığı gericiliği sorumsuzluğu karanlığı mafyacılığı ve her hakka tecavüzcülüğün kendini kanun devlet düzen yerine koyarak toplumdan ve insanlıktan üstünlüğün istikrarsız düzensiz zorbalığın asalak vitrinine koyan mafyacılığa özenmenin öğretim okulculuğunu yapan dizi film magazin kurgu oyun tezgah trübün klüp marka veya medya süper marketçiliği ve senaryoculuğu, bugünkü toplumsal çöküş çıldırış saplantı ve çürümeyi esir alarak ülke sokaklarını kurumlarını meydanlarını ve her yerini güvensiz sorunlu ve yaşanılmaz kılan her saniyesinde herkesin birbirine odaklanıp kökünü kazıyarak ölüm kalım geriliminden ve bastırılmış sorunlarına yenilmiş olmanın ezip bozduğu umutsuz çaresiz kişiliksizliğinden sıyrılıp benzerine üstün gelmek için azıp kudurduğu bunalım uyuşturucu fuhuş furya hınç öfke nefret şiddet ve mafyatik cinayet ve cinnetlere azmettirici tetikçiler olarak suç ve sabıka sahibiydiler.
Böylelikle soyan sömüren vurguncu talancı yağmacı menfaatçi ve yıkıcı güruhun zevk gösteriş ihtişam ve keyfiyet düşkünlüğünü kolaylaştırıcı güzel dümlü ve bağımlılıkların yozlaşmayı bağnazlığı bencilliği şiddeti ve zorbalığı öven ve kutsayan dizi dekor cihaz eşya fetişizmi ve ruhu bedeniyle hastalıklı cinnet magandasına dönüştüren magazin rahminde doğup ölen kalabalıkların gün ve güncesinde…
Sebep sonuç ilişkisini sorgulamayarak esiri olduğu sorunların sonuçlarıyla cebelleşmeyi yaşam biçimi haline getirmiş kalabalıklara sadece ölüm zulüm şiddet bencillik fanatiklik doyumsuzluk görgüsüzlük hınç kutuplaşma ayrışma kin nefret fitne tahammülsüzlük ve çirkefleşmeler güdümlülüğünü azgınlaştıran toplumsal çöküşlere, algısız ilgisiz esaretlere ve tüketim çılgınlıklarına zorlayarak kendi sür sefa servet kaynak sağlamasını yapan; ve sağladığı eğitimli eğitimsiz tek tipleştirme cehaleti ve değerler erozyonu yıkımlarından sür saltanatlık geçimini sağlayan Bop Eşbaşkanlığı’ nın yaptığı yıkımlarla başarı öykücülüğü yaptığı gibi, sürekli kazandığı seçimlerin bile savunucusu olmayarak evet mi hayır mı oyunlarına ülkeyi Cumhuriyeti ve bütün kazanımlarını ittifaklaştığı komisyon hissedarı yağma yıkımlarla birlikte kotaran ; her yenilmişliği ve muhalefetsizliği büyük bir başarı örneğiymiş gibi gösteren istismar reklamcılığıyla (meydan meydan toplanıp dağılan kalabalıkları kullanışlı atölye sahası olarak kullanarak ) toplumun vazgeçilmez ürünü proğram paketi servisinde sefaleti şiddeti endişeyi korkuyu kaygıyı bozgunu belisizliği herkesin tüketimine sunan Yeni Cehepe muhalefetsizliğinin etkisi katkısı tetikçiliği cürümü kuşatması çevrelemesi kundaklaması ve icraatıyla, kapış kapış tüketenlerse suç dosyasındaki sabıkanın ve vebalin kalabalıklara dağıtılmış hissesine müşteri durumunda. Çünkü kişiyi ve toplumu insanlıktan çıkararak her zorbalığa şiddete kirlenmeye kötülüğe ve dayatmaya uyumlu kuklacılığın soygun sömürü deneği ve soytarısı olunması için bütün sorunlar dertler olumsuzluklar açmazlar korkular kaygılar çirkeflikler kanunsuzluklar ahlaksızlıklar sefaletler felaketler yozlaşmalar , onlar için kurgulanıp tüketilmesi kaydıyla modern esir pazar ve piyasası denetimine sunulmakta .
Kendisine tiksintiyle bakmanın bağımlılık afyonlarına azmış alışmış kudurmuş yalnızlık yitiklik yoksunluk yetersizlik yabancılaşma değersizlik çürüme ve çöküşü kamçılayıp kundaklayan çarpık yapılanmasıyla her saniyesi anlık günlük değişen hortlağa cesetleşmiş insandan en son modelini giyim kuşam dekor tarz imaj ve biçim sanayisinde hormonlaştırma üretimi cinnetiyle olup biten; ve eskisi kullanılmadan çöpe atılan tüketim çılgınlığı iltihaplarına salgınlaşmış kaç göç izdiham tutsağı iş güç yoğunluğudur bütün bunlar .
Nasıl ki vücudun dokusuna ilişip yapısını bozan işlevini tıkayan karakterini değiştiren kurulumunu çürüten canlılığını yorup yıpratıp söndüren ve yaşamını felakete sürükleyerek bahşedilmez yıkıcı hasarlarla bitiren sinir damar ve damarlarının devre dışı bırakılması sonucunun toplamında insanını saf dılı bırakan beden kalp ve beyin ölümü tescillendiği gibi, toplumsal ağları ve ilişkileri kuran sosyal yapıyı bozup çökertip çürüten damarlardan da ünlü şöhretli ve markalı siyaset moda reklam dizi medya sinema tanıtım tasarım trübün tezgah vitrin salon galeri basın yayın piyasa pazar ve magazin viruslarının ortak hayatı saygın değerler ilişki ve itibarında tutan refleks duyumları ve duyarlılıkları olan yaşam dolaşımının damar sinir doku organ sistem bağ kurulum ve iletişim hücrelerine sızıp girmeleri sonucu, toplu intihar nitelikli cehalet korku karanlık sapkınlık lümpenlik belirsizlik kayıtsızlık rezillik tıkanma yozlaşma şiddet cinnet kahır kibir gösteriş fiyaka imaj ve sahtelikler bağımlısı sosyal yıkımlar salgınlaşması ve toplumsal çürümeler kokuşmuşlukları artık hiç kimsenin yadırgayıp sorgulamadığı tepkisizliklerle alışarak uyuşturulmuşluğun kanıksanmış normalleşmeleri algısıyla kısır döngülerin doğal günlük güncesi olmuştur.
Güç ihanet gösteriş istismar ve ihtişam zehlrlenmesiyle kazandığı seçimlerin bile iddasında önünde ardında ve savunmasında duramayan; fakat kendine umut bağlayan sefil ezik yoksul sorunlarla didişip boğuşan toplumun yığınlarını ve kalabalıklarını dolup boşalan meydanlarda büyük başarılara imza attığının matrak geçme makarasına sarıp muhalefetsizliği baskılama büyük icraatıyla övünen rol modelcisi yeni cehepe gibi vesairleriyle koalisyon ve kompozisyon ortaklı yağma talan vurgun sömürü şiddet cinnet ve soygun ekipmanlı bop ittifaklı topyekün irade sahipliliğinin her ne yanlış yaparsa yapsın kendilerini keyfiyet ve çıkar sultasından şiddeti mutsuzluğu sefaleti korkuyu karanlığı cehaleti istikrarsızlığı belirsizliği kaosu kurumsallaştırarak ve her olumsuzluğa zoraki dayattıkları kendilerini yüceltip kutsayan istismar çevrim çarkında doğrultarak kendi muhalefetlerinin ancak yine kendileri olabileceğinin ilahlaşmalarnı sahipsiz sürüklenişlere empoze etmekteler.
Bu yüzden bugünün soyut sanal sahte ve yapmacıklıklarla sosyal cinnetin tezgahı kurulup yağma yıkımları kalıcı kabullere süreklileştiren topyekün çürümenin, insanlık ölümünün ve toplumsal çöküşlerin dolaşım ağına her ne pahasına olursa olsun türevlilik çöplüğünde sağlanmış olan kendini her ne pahasına okursa olsun pazarlayıp duyurma paylaşımları, görseller, diziler, sinemalar, modalar , magazinler ,şöhret ve ünlü olma budalalıkları, kişiliği kendine ait olmayan cerrahi müdahaleliğin boyalı etiketli yamalı bulaşıklı estetik kamuflajlarıyla insandan çok sahtekarlık kuluçkalı vitrin mumyasına benzemeye aklını fikrini onurunu saygınlığını düşüncesini duyarlılığını idrakını iradesini bilincini karakterini ve kişiliğini tek cümlelik başkasına katlanmaya anlamaya ve daha fazlasına tahammülü donanımı ve gelişimi olmayan diyalogların iletişim özürlülüğüne yitirmiş morg celseliliğin yan sanayi çeşidi ve kullanışlı dangalak üretim merkezlerine bağlı kuklacılık unsurlarıdırlar.
Hiç kimse hiç kimseye hiç bir şey anlatma imkanı mümkünü ilgisi ve merakının olmadığı gibi, herkesin birbirinden saygısı umudu bağı samimiyeti itibarı değeri aidiyeti sevgisi ve yakınlığı kökten kesik morg türü tükenmişlik kapsamında hiç bir şey anlatma ihtiyacı da duymamaktadır. Çünkü yüzü asık kaşı çatık morali bozuk sinirtirleri gergin surat sürekli bir karış aşağıda hali vakti devamlı gergin öfke ve nefret patlaması yaşayan herkesi yutan bunalım ve gerilim hattında, hiç kimse hiç kimseden hiç bir şey anlayıp dinleyecek güçte huzurda sakinlikte tahammülde donanımda olmadığını her fırsatta dışarı döküp saçmak için içinde boğulduğu cinnet kabuklarını yırtarak her defasında daha inandırıcı olsun senaryolu dizi repliklerinden örneklendiği şiddetli hınç nefret kin intihar saldırı sataşma çullanma izdiham sapkınlık ve zorbalık girişimlerine belli ede ede ve bile bile bulaşıp sürtüşecek ( herkesin ötekini kendi durum ve dengesizliğinden tanıdığı) şer bozgun kargaşa bahane ve bela ölüm kalımları kovalaşmakta
Seyfi Karaca….. Ocak/26
BUZUL FANUSTA KARDAN ADAM Ve KADIN OYNAŞIRKEN DÜNYA
İnsanın dağ deniz sahil koy korukuk ormanlık bostanlık bahçe bağ çay dere çağlayan körfez tarla toprak bulut yel yağmur kum kumsal gibi AŞKA ev sahipliği eden yol yön puduka meram ve meyli olmali ki.. bütün sahteliklerlr kötülüğü besleyen kıyamet tufanlarında dönüşü nereye olacağını bilmediği kıyametlerin ambalajlanmış hazır tüketim manyağı, değişim dönüşüm deneği, şiddetli geçimsizlik üstencelik gösteriş ve görgüsüzlük budalası, acemi çaylaklığın insanlıkla arası bozuk savruluşlar enayisi ve fors fiyaka marka imaj ve format alım satım salgın bulaş ve viris taşıyıcısı olmasın.
Yeter ki bütün bütün geri dönüşler kış bahar kış sonbahar ve yazla beraber, bayır yokuş sıcak soğuk ıssız yalnız demeden yüreğğni zaman sarkacına koyarak aşk sarhoşu dağa düze toprağa ırmağa dalgaya DENİZE ve dünyaya olsun insanlıkta kendini bulan mutluluk harcının ve yaşama sevincinin. Güzel ömrüm nicelerine aşk olsun..!
Seyfi
….
KORSAN ÇULLANIŞLARA KUNDAKLANIRKEN DÜNYA 3
..,,
Özgürlüğün gerçek değeri ve ederi, iradenin ve düşüncenin yetkin akıl deneyim donanım bilgi bilinç ve birikimler bütününde söylemin eyleme geçtiği kadar somut anlamlı işlevsel ve kavramsal hükmü vardır. Aksi takdirde eğitimli ZIR AHİLLİĞİ tüketim piyasasına göre üretip tezgaha koyan aydın yobazlığı, her türlü ilkellik ve feodal bağnazlık düşkünü gericiliği yapısından barındıranlarla kıran kırana yarışan Algı Yönetimliliğini SOMUT gerçekliklerle okuması çıkarımı ilgisi alakası olmayan asosyal NARSİSTLİĞİ toplumsal hayatın değişim dönüşüm soytarısı olarak kimliksizleşir.
Çünkü dayatmalarının en başında kişiliksiz ve kimliksizliği listeleyen soygun sömürü cellatları ve haramileri, bütün özgün yaşam haklarına sorgusuz sualsiz korsanlıklarla çullanıp tecavüz ettikleri toplumları itirazsız tepkisiz kabulle korkularına ve acizliklerine her buyurduğunu kulluk kölelik tapınmasıyla tanrılaşmak için görünen somutluktan uzak, dayatılan soyutluğu özümseyip içselleştiren maskaralığı kutuplaşmayı maskeleşmeyi ve sadistliği kundaklayıp piyasalaştırırlar. Bu kozmik kuluçkada her doğurganlık birbirini ören engelleyen koparan yoran yıpratan saf dili bırakan ve örgütleyen DOMİNO etkisiyle, sağlıklı özgün ve ÖZGÜR iletişimi tedavülden kalkmışlığın kimliksizliğine zincirlemesine bağlı olarak sendikasızlık, hukuksuzluk, vicdansızlık, kültürsüzlük, liyakatsizlik sorumsuzluk, itibarsızlık, haysiyetsizlik, inançsızlık, eğitimsizlik ve muhalefetsizlikler de özgürlük eşitlik barış hak hukuk adalet onur saygı sevgi gibi özü içeriği boşaltılmış anlamsız ve kavramsızlığın soygun sömürü haraç mezatına afyon çeşidi ve narsistlik sakızı olarak ürünleştirilir.
Çünkü edinilen BİLGİ ve BECERİ, öğretilmesi gereken insanlık değerleriyle eşit yaşıt ilgi denge ve itibar orantılısı olarak örtüşmezse, gelişmiş büyümüş olan insan her çeşit kişilik ve davranış bozukluğuyla donatılmış her hamlesi hırs yarış ihtiras gösteriş kavga sataşma saldırı kin fitne bozgun ve asla altta kalmamaya kodlanarak kullanım proğramı yazılmış olan makina aksamlı kalıp ve cüsseden ibarelikten ( donanımlı zır cahillik cihazından ) başka bir varlık türevi değildir. Bu sebeple de toplumsal dolaşımın huzura saygıya sevgiye mutluluğa ahlaka hukuka refaha ve karşılıklı güvene duyduğu hasret ve özlemlerin günden güne gittikçe aç bi ilaç muhtaçlıkla arttığı günümüzün dönüm dolaşımında medeni hali standart sosyal çöküş ve toplumsal çürüme gerilim hattında konumu ve meslek grubu ne olursa olsun ( işçi çiftçi işsiz amele usta kalfa çırak tüccar berber danışman doktor mühendis tekstilci marketçi şarküterici kumaşçı aktar kunduracı gazeteci yayıncı eczacı galerici sıvacı boyacı sanayici fabrikatör imam şöför kaptan pilot hemşire hostes büfeci seracı tesisatçı öğretmen hırdavatçı camcı sucu tamirci pazarcı borsacı bankacı mütahit dizici sanatçı güvenlikçi oyuncu filimci tarikatci siyasetçi mozaikçi mobilyacı kuyumcu magazinci butikçi kahveci barcı klüpçü tasarımcı proğramcı sporcu kasiyer manken profesör evli dul bekar genç ihtiyar kadın erkek alıcı satıcı çol çocuk istisnasız her yaştan ve her gruptan herkes) dengesini düzenini yitirmiş ve sürekli değersizleşen ortak yaşam erozyonunda sürekli beğenilmeye övgüye yüceltilmeye birinciliğe mükemmelliğe pohpohlanmaya ve el üstünde tutulmaya yalvar yakar olmanın ezikliğini kilitlenmiş aşağılık duygusuyla, korkunun nefretin bunalımın ahlaksızlığın şiddetin rezilliğin sapkınlığın görgüsüzlüğün ve gösterişli olmanın kışkırttığı her şeye her an çullanmak için alınganlık kırılganlık acizlik yoksunluk yalnızlık ve düşkünlük pususunda kendin beklettiği iltihap bunalıp ve sorun yıkıntılarından nedenli nedensiz her fırsatta taşımakta zorlanılan ağır faturalı çöküşün baskıladığı ve bunalttığı hiçlik umutsuzluk ve mutsuzluk algısıyla başkasına temas eden ara açıklığından patlayıp çullanmak için konuşlanmış azıp kudurmaların hükmettiği eğitimiyle öğretimi birbiriyle uyuşmayan zır cahillik sendromu ortak yaşam kılcal damarlarında dönüp dolaşmakta.
Çünkü iradesiz onursuz duyarsız iletişimsiz ve aidiyetsiz kimliksizliği örgütleyerek hiç bir sosyal yıkıntı ve yağmaya tepkisi olmayan muhalefetsizliğin kanıksandığı yerde olup biten her şey sıradanlaşır ve tanrısal vergi nimeti olarak kederkeşliğie mal edilir. Bu yüzden işgalciliğin Türklüğü, Atatürk’ ü ve Türkiye Cumhuriyeti’ ni Evet- Hayır veya Tamam mı Devam mı Bop siyasi manevra oyunlarıyla tezgaha konulurken hiç bir etkin “ ben bu oyunlara gelmem “ hassasiyetinde duyarlılık göstermeyen ve kaybedeceğini bildiği hileli hurdalığa bütün sosyal siyasal kesimlerden daha çok katkı sağlayan Yeni Cehepe istismarcılığı ihaneti ve Zır Cahilliği,onlara gorevlendirilmişliğin yazılımındaki buyrulmuş olan çıkar menfaatleri oranında siyasi Bop Eşbaşkanlığına yedeklendirilmiş. figüranlık tarifesinin zorunlu gereğindendi.
Çoğu zaman ortak sevinci ve yaşamı kuran ve çoğaltan saygınlığa dair en küçük başarı öyküsüne dahi katılımcı çoğulculuğun hayati ialşıycılarından olan övgüye saygıya yürek ortaklığı yapmak dahi alınmış veya verilmiş mutluluk paydasının besleyici sinir damar yol yordam ve kanallarıyken, hizası düzeni kaynağı ve ayarı bozulmuş toplum ve dünya zenginliğine sonsuz yıkılışların tetikleyicisi olan bencilliği ve bağnazlığı kelepçeleyip tutsak ederek soyut narsistlşkten baktığı ve beklediği gibi hayatı şekillendiren güç fiyaka gösteriş hışım ihtişam hallisinasyon sanrıları gerçek üstülük sadistliği ve zehirlenmişlik biçimselliğiyle hiç bir Özgürlüğe varmanın imkanı mümkünü yoktur asla.
Bu yüzden yoksulluğu çaresizliği ezilmişliği sefaleti çöküşü çürümeyi ve faturası ağır tüketim köleliğini zavallılık muhtaçlığı olarak kuluçkalayıp kundaklayan emperyal ilahları ve soygun sömürü haramileri çark ve çarpık yapılanmasında dönüm dolaşım ve kullanım sermayesine herkesi aynı soyut kalıplı tek tiplilikte hücreleyerek kimliksizliği kepazeliği aşağılanmayı dışlanmayı ve muhalefetsizliği Türkiye’ ye ON İKİ EYLÜL “ bizim oğlanlar”kundakçılarıyla kızıl kıyamet kabusu olarak dayatırlarken kimliksizliği ve muhalefetsizliği ortak cürüm işleme sabıkasına yüklenilmesi istenen YENİ CEHEPE’ nin bütün zamanlara etkisini katkısını ve damgasını vuracak olan toplum enayileştirme ve duyarsızlaştırma ( sosyal siyasal kültürel ekonomik bağlamda ortak hayatın özgürlüğünü adaletini bilgisini saygınlığını çağdaşlığını ve nicesini görünen gerçekliğiyle değil GÖSTERİLMEK istenen maske ve kamuflajlardan algılayıp kavrama ve tanımlama hayalperestlik polyonacılık ve sadistlik asalaklaşmasını ) sağlayacak olan parti tüzüğü de, özü esası muhalafetsizlik üzerine veya Onİki Eylül ve sonrasının yedek aksam parçacığı olmak üzere kurgulanmış bugünleri geçmişe zincirleyip bağlamanın şifresiz kodlarıydı.
Nitekim On İki Eylül’ ün madalyonlu ödüllü mülk ve mirasını devralan BOP Eşbaşkanlığı dönem ortaklarından biri olan Cia ambalajlı Fethul - Metal ajan piyon ve uşaklığının “ gerekirse mezardakileri dahi diri gösterip kotarılmış olan gidişatın militan destekçisi olacaksınız” beyannameli Türklüğe, Atatirk’ e ve Türkiye Cumhuriyeti’ne yönelik yağma yıkım oyunlarının ‘ tamam mı devam mı veya evet mi hayır mı’ iskambiline kumar bahsi yapılması bugğnkğ TOM BARRAK kumanda merkezliliğin kodlayıp şifrelediği kimliksiz ve muhalefetsizliği buyuran ve Yeni Cehepe’ nin en başta tam desteğiyle gerçekleşmiş olan özgürlük dayanışma gelişme kalkınma barış dünkü afyon cikletleriyle toplumsal uyulumu sağlayan ihanet ve istismar sürüncemesiydi.
Ayrıca emperyal merkezlerde hiç de sanıldığı heveslenildiği umulduğu veya hayal edildiği gibi her kendinden kaçışın vardığı eşitliğin özgürlüğün refahın konforun rahatlığın ve korkusuz kaygısız yaşam sürmenin güvenli cenneti değil, her an işsiz güçsüz kalabilme sürekli sosyal cinnetin tepesinde soyan ezen sömürenler tarafından hazır mevcutlu ve tehditkar korkularıyla sallandırılan ön bariz misal lokomotif lakaplı örnekle Almanya’ da üretim kampanyasında çakılanın en katmerli maaşı kesintiler çıktıktan sonra dört bin iki yüz elli Yuro’ dur, Bundan tek başına kuru kira arayıp da orta ölçeklerde ik buçuk odalı bulabilene kuru kirası en az binbeşyüz euro” dur. Bunun kalan yarısından çoğu ısınma su cereyan telefon yeme içme trafik giyim okul sağlık iletişim asansör …
Ayın yarısı bitmeden tıpkı Türkiye’ deki Kredi Kartından veya bankalara hayatı haciz diğer borçlanmalardan hayatının çıkışını kimliğini itiraz hakkını özgüvenini özgürlüğünü ve mutluluğunu tüketim piyasası esaretinde özentilerle afyonlaşmış sosyal siyasal ve kültürel izolasyonlarda tamamen yitirmiş ve bir daha bulamayan kulluk köleliğin zavallılık deneğidir toplum ve insan.
Türkiye’de ise kıran kırana yürürlükte olan Tom Barrak proğramlılıpın Bop Eşbaşkanlığı yağma yıkımlarındaki yıkılanın yerine konan her kaçak ve çarpık yapılaşmalı şehir cadde ev bark dekor imaj konut duvar gösteriş dalavere özenti sokak maske ihtişam ve sahtelik betonlaşmalarda eylemiyle söylemi arasında hiç bir duygu tavır düşünce akıl fikir onur irade bilinç bellek gözlem deneyim saygınlık gerçeklik özgüven ve ÖZGÜRLÜK kavramı ve bağıntısı olmayan şiddetli mutsuz- geçimsizlikleri bünyesinde barındıran kimliksizliği ve muhalefetsizliği harcayıp tüketmekte sözde karşı çıkanlar veya bütün kötülüklere iştirakçi üreterek tüketenler.
Toplumun gözlem deneyim araştırma keşif dayanışma sorgulama bilgi ve birikimleriyle kazanılmış olan sosyal siyasi ekonomik ve kültürel ana başlıklarda sürdürülebilir ortak yaşam değerleri ve iletişim ilişkilerinin saygın sağlıklı liyakatli samimi çağdaş gelişmiş ve gerçeklik bağlarıyla donanmış duyarlılığını sorumluluğunu duygusunu düşüncesini sinirlerini ve damarlarının koparılıp kesildiği çıkar öncelikliğini dayatan ve modern insan köleliği en başta olmak üzere her şeyin yaşam hakkını soygun sömürü tanrılarının keyfiyetine göre tezgahlayıp faturalayan serbest rekabetçilik TOPLAMA KAMPINDA hiç kimsenin kimseyi itibarlı ilişkilerde duyup işitip umursaması olmayan korkunç çürüme duyarsızlaşma yozlaşma körelme çöküş yıkım ve sağırlaşmanın hışmına uğrayarak piyasanın etiketlediği kataloglaşmalarda artık insanlar aynı toprağın sunduğu ve serdiği doğallığın can yakınlığında ve aynı hizada değil, bir gün kullandığı soyut yapay ve yapmacık ilişkileri gününü saniyesini bile doldurmadan yenisine azıp kudurup sapkınlaştığı yüzünü kişiliğini karakterini de ona göre tükendikçe yenisinin imajını giyinip soyunmakta. Bop Eşbaşkanlığına hususi ek ve yedek aksam üniteliği yapmakla özene bezene umutsuzluğu tükenmişliği kaderciliği derbederliği sindirilmişliği tepkisizliği hiçliği özendiğinin kulu kölesi kalabalıkların toplsnıp dağıldığı meydanlarda muhalifsizliği kuluçkalatıp köpürtmek için tasarımlanmış Yeni Cehepe genel müdürü ise,toplumsal hayatın SOMUT GERÇEKLİKLERİNDEN uzak kayıp ve kopuk narsistlik hallisinasyonlarıyla sahte gündemli kaynağı sağlanmış kaymağı kıyaklılıklar zıplayıp kovalamakta.
Ve herkesin artık resmi veya sivil hiç bir ortak akıl yol fikir kanun kural yahut ahlaki değerleri tanımadığı zorbalığı ahlaksızlığı acımasızlığı kokuşmuşluğu kanıksandığı bu sosyal cinnette artık birbirinin hakkından gelmek için her fırsatın üste çıkıp altta kalmama pususuna yattığı sosyal cinnette aynı insanlık değeri hizasında hayat sürüp toplumsal değerler dengesinde kişiliğini karakterini bulmaya ve yaşatmaya değil, şerden veladan hırstan kibirden kapristen acımasızlıktan şiddetlen sahtelikten ve kin gütmelerden başkasına üstün baskın seçkin başarılı mükemmel gözde ve en birinci gelme uğruna sürekli kaybederek kazançlı (maskelerle kendini kamufle ederek) canına okumanın sonsuz bitiş hezimet ve tükeniş sendromuna hortlaklaşmakta.
Seyfi Karaca.. … Ocak/26
KORSAN ÇULLANIŞLARA KUNDAKLANIRKEN DÜNYA 2
..,,
Her kişi emsalinin aynasına uğraşan ve yakışan akıl fikir duygu düşünce söz yazı ve sohbetlerle iyibatlaşor veya itibardan düşer.
Bu sebeple ben sizden sıçrayanların Üstüne kirli küflü tükrüktü ve kuruntulardan kahır hır dalaş döğüş çekiş sitem ve kavgalaşma meraklısı ve kahrettikçe yatılıp tatmin olan kısır döngüleri bulaşmış lakırdılarınıza hiç dokunmayıp öylece devirip yıktığınız yerde bırakıyorum. Yalnızlığının esiri güdümlü tüketimler mahkumu ve özendiğinin kendine tiksintiyle bakan sipariş hücresindeki ve kepazelik maskarası katalogdaki başkası olmayı huy edinmişseniz eğer, her seferinde iskambil karışmış paketini yırtıp masaya yıkılan kumarcılar gibi sizi boğan üzen ezen ve eksildikçe kamçılanmış kontrolsüzlüğüne tüm yaşam zenginliğini yoran harcayan bozan çürüten ve yıpratan asosyal kargaşa cinnettinde harcadıkça kendini kaybettiği hınç hırs kibir dengesizlik değersizlik aşağılık ve öfke çıkmazına azıp kudurarak kendini kaybetmenin yanıldığı ve yenildiği zararı kazanç sayan paketi açılmamış kin kabus lanet bağrışma ve bayağılaşma gürültüleri koparmaktasınızdır.
Çünkü evrimsel oluşumu somut gerekliliği doğal süreci ve çağdaşlık gelişimi olmadığı sürece soyut baskılamalar zoruyla dayatılan her değişim dönüşüm, dayatmayı talep edenlere istikrar bağışıklığı keyfiyet sultası ve hükümranlık yayılmacılığı sağlarken, dayatmaya boyun eğenlerse sürekli değişim dönüşümün esiri olarak yaşam ve insanlık hakkına tecavüz edenler karşısında ezilen sömürülen eksilen küçülen bozulan alçalan dışlanan değersizleşen yozlaşan sindirilen soyutlaşan iradesizleşen kötürümleşmenin çaresizliği ve kimliksizliği aşılanır.
Her dilimde herkesi kamçılayıp kışkırtarak yaşam bağlantısından koparılmış ayrı ve özel kutlamalara esaret altına alınmışlık, kıyasıya özendirilen tükenmişliğin sınır kural ahlak akıl fikir ve onur tanımayan muhtaçlık mahkumiyetiyle senenin tüm diğer günleri kendine öz güveni olan tüm mutluluk huzur ve yaşama sevincinden mahrum yoksundur çünkü.
Aynaların olmadığı yerde insan ya suya bakmalı ya kalbinin çığlığını dinlemeli. Dört çerçeve havuza sığmazki bütün bunlar. Hem madem darının nohutun bademin rıhtımın ormanın yolların yıkların sokakların evlerin de bir hikayesi varsa, kuşların suyun denizin aşkın toplumun zamanla çağdaş ve özdeş insan kimliğine kayıt düşerek elbette ve mutlaka olmalı.Çünkü Işıklara kadar hayatın dizginini ve direksiyonunu sağa sola eğip büküp bağlamadan ve yıldızları gökten yere indirme seanslı paslı tenekelerde parlak salgınlar sanrısına berbatlaşıp bulaşmadan bütün matematikler insanın kalbini çarpan bölen çıkaran ve artıran çok bilinmeyenli denklemlerle hesap kitaplaştırırmış.
Bu bağlamda Eski güzler yeni baharlara niyetlenip tuttuğu hayal hasret ve düşler üzeri zamanı kuran sarkaçta hayata atılır dünyayı yaşar kılandır.
Elbette ki.. Odalara sıcaklığını veren konforlu kostümler yahut donanımlı eşyalar değil, insan arzusunu kalbinin ve aklının kendini huzurda ve güvende bulduğu aşk diyarı sevgi saygı sığınağındadır. Bu sebeple bir dem bir hayat bir insan bir yol bazan de bir mola. Acı kahveler bile tadını damakta bırakan hatır ve hatıraların aşk civarı diyar kapısıdır.
Dağ bayır yol sokak eşik ova vadi yahut ileri geri giden gelen saatte ve sessizlikte Kimse yoksa ne gam..? Suyun huyudur insana az git uz git masalında denizi dağı iklimi güneşi ışığı toprağı emeğiyle kazanılan sevinci , paylaştıkça çoğalan aşkı ve sevgiyi ve iklimi sahtesiz yapmacıksız tüm görgüsüzlük ve gösterişlerden uzak iradesi sağlam sadelikte mutluktuk veren uçsuz bucaksız aklı fikri ortak yaşama sanatını ve insanlık evreninde sosyalleşmeyi gösterir. Hikaye yazanıysa ya kendi bildiğinin esintisine pervane rüzgardır yahut kuma aşkın gönlünü seren dümensiz özgürlüğe kol kanatlanan dalgalardır
Gerileme ve çöküş devirlerinden bu yana Osmanlı’ nın her yaptığı anlaşmalarla sürekli soyut sanal dokunuşlu dönüşüm değişim yenileşmelerini mutlak şart koşarak sınırsız kayıplarla sonuçlanan;ve hatta kimi hallerde yer yer başediledilemeyen ihanet isyancısını idare yapısına ve sevk otoritesine ortak eden; azınlıkların özgürlük bağımsızlık ve özlük hakları verilmesi, emperyal vampirlerin aynı karakter niyetli yerli işbirlikçileriyle aynı güç gösteriş ihtişam ve ganimet düşkünü ortaklıktan dayattığı ilk maddeler arasında yer aldığı gibi, tarihin yaşanmıştan ders okuttuğu geçmiş, bugünkü güncelde Bop yazılımlı çevrim çarkından ayarı verilip yol almaya tekerrür ettirilmekte..
Aşağılık, yetersizlik değersizlik ve beğenilme duygusu ve muhtaçlığının kışkırtıp tetiklediği kısır döngülü kozmik sarmalda bütün insani reflekslerini yitiren ve somut sorunlarıyla çırpındıkça tüketim bağımlılığı esaretine dahada kök salıp batıran boğuşmalardan kendini kurtaramayan tek tipleştirilmişliğe formatlanan içgüdüsel yazılımlarla kendini duyuramadığı beğenilmediği ve hiç kabul görmediği kontrolsüz ve bozgun düzenekte her kişi birbirine çarpar, birbirine yüklenir çullanır, birbirinden her saniyesini kolladığı Ve konuşlandığı kinini kahrını kusarak hınç ve öfkesini çıkarmaya odaklanır,kendine nasıl yaklaşılıp bakılıyor baskılanıyor ve davranılıyorsa oradan püskürüp patlayarak her türlü bozulmuşluğun en üsüne çıkmaya bütün yaşam sermayesini köleleştirdiği hiç bir şeyle yetinmez, beğenmez, umursamaz, anlamaz, tanımaz, kabullenemez sahteliğin hırsın kibirin ihtişamın fitneliğin fesatlığın doyumsuzluğun tahammülsüzlüğün kaosun ruhsuzluğun duyarsızlığın savrulmuşluğun anlamsızlığın yozlaşmışlığın kargaşanın ve kimliksizliğin çok çarpanlı tasarımlaşmış bağımlılıklarının muhtacı kuklası esiri ve ürün çeşidi olarak aksamları birbiriyle uyuşumsuz kendi içinde biriken gerilimliliği huzursuzluğu memnuniyetsizliği açlığı yitikliği mutsuzluğu yabancılaşmayı zavallılığı belirsizliği acizliği yoksunluğu dengesizliği ve yalnızlığı sürekli azdırıp kundaklayan makina düzeneğine değişir ve dönüşür arızalar komasına kök salmış olan toplumsal çöküş markalı kısa devre.
Kudurtup kışkırtan soygun sömürü Piyasa ve pazar beklentisine kataloglaşmadığı sürece sürekli maske imaj format alışkanlık ahlak yüz karakter kişilik değiştirme muhtaçlığıyla ruhen ve bedenen hastalıklı ve toksinli çöküşün molozunu taşıyarak kendinden nefret eden yabancılaşmaya esir ve tutsak Aşağılık duygusu bağımlısı güdümlülüklere istenilen her kıvamda baskılandığı gerilimleri serseri mayınlar gibi boşaltacak yer arayan şiddet sataşma ayrışma çatışma kin kavga kibir gösteriş görgüsüzlük sadistlik bozgun üstencelik kültürsüzlük özgüvensizlik ve kişilksizlşkeler insanlığın söküldüğü değerler yerine takılıp montajlanmaktadır artık.
Sök tak usullü, aksamları ve parçaları organ yetmezliğinden her saniyesi ölü, içgüdüsel ve kısır yaşam döngüsünde serseri mayın gibi dolaşan makinalaştırılmış insana Ambalajı açılmadık paketinden çıkararak herkesin birbirine hedef gözetmeksizin doğrulttuğu kin nefret caka öfke sataşma çullanma niyetli söylem ve eylemliliğe cinnet ve cinayet manzarasında birbirinden huy sicil sabıka suç hüner kalıp şekil madik yakan talan ve korkunç ürkünç yer kapışan toksinli dumanlı azgın sapkın ve saldırgan tek tipliliğin nefret söylemli ve şiddet bağımlısı varsıl yoksul makas aralığına sıkışmış kalmışlığın sosyal çalkantılarında ve toplumsal akıntılarında “ Öyle bir dünya yok artık” reklamlı değişim ve dönüşümün dayattığı kendi değerlerine yabancılaşma baskısını bütün kötülükleriyle köpürtüp kundaklayarak ve herkesin uyumlu itaatli ve itirazsız kabulüne zorlayan afyon algısı aşılamalarıyla sorgulaması tepkisi özgürlüğü tutarlılığı iradesi belleği bilinci idrakı özgüveni olmayan ; forsta fiyakada kepazelik ahkamı kesip şatafatlı ihtişam ve çirkeflik kulluk köleliğini kovalayan; sefalette şiddette kaygıda belirsizlikte kibirde kahırda istismarda özentide tutarsızlıkta dalaverede keyfilikte gerilimde şatafatta ahlaksızlıkta dolandırıcılıkta zavallılıkta kötümserlikte onursuzlukta mutsuzlukta geçimsizlikte sorumsuzlukta ve ruhsuz duyarsız bağımlılık kulluk köleliğinde herkesi birbirine düşürdü yarıştırdı ayrıştırdı ve eşitlediler.
Oysa sınırsız doyumsuz soygun işgal talan vurgun tehdit kuşatma dayatma saldırı tecavüz sömürü ve yayılmacılık sultası güden ermperyallerin ve yerli işbirlikçilerinin haksız hukuksuzluğa dayalı değişmez karakteri olan ölüm zulüm cellatlığı ve cehennem zebaniliği yer yüzünde var olduğu sürece, bütün sorun çelişki kir ve zehirlerini içinde barındıran adaletsizlik hukuksuzluk bencillik çirkeflik zorbalık açlık salgın gelir dağılımı eşitsizliğini hukuksuzluğunu gelecek kaygısının olduğu her yerde emek sermaye gerilim hattında mutlu azınlığın menfaat güç gösteriş keyfiyet despotluk ve ganimet çıkarını kotarmaya mutsuz çoğunluğun her türlü yaşama hakkı üzerinden sürdürülmesi imkansız düzensiz bir dünya hep vardı, bugünkü her şeyin kederkeşliğe ve gösterişli köleliğe kıyametleşerek onurlu ve saygın yaşam ekseninden kaymış her dayatmaya sıradanlaştığı hırs ihtiras ihtişam gösteriş talan şiddetindeki gerilim hattında ve seyir halindeyse hep var olmaya da hırsız yolsuz harami etiketli insanı tarafından atık deposu, savaş çatışma ve katliam sanayisi, yapay zeka çöplüğü ve asosyal ilişkisizlik poşeti yağma yıkımlarına hız kesmeksizin devem edecektir dünya.
Bu yüzden de her yeni keşif icat ve buluş, üreten veya tüketen insana duyduğu ihtiyaç oranında dünyanın yeraltı ve yerüstü bütün kaynaklarını AÇGÖZLÜLÜĞÜN öldürücü sindirici ve susturucu silahları olarak üretimi tasarlayanlar olarak tıpkı üretimi sağlayıp tüketen sefil yoksul yığınlar kadar aynı niyet tezgahında soyut ve sahte kimliklilikten işlev gördürülüp düzenek kuklası işlemine tabi tutulurken (bütün ilim bilim kurgu ve teknoloji adam kız veya kadınları) ortak kimliksizlikte eşitlenmiş etki yetki ve duyarlılığı olmayan pazar kölesi ve yağma yıkım paydaşıdır.
Onun içindir ki ölüm silahları ve kimyasalları üretirken ücretli çalışanların yüksek borç ve faiz kölesi olarak hayatına ihtiyaç duyduğu yahut özendirildiklerini taşıyıp götürürken hayatını kurup kazandığı derin yanılsamada dünyanın diğer yarısının üstüne cehennemin yıkıldığı kan ölüm vahşet dehlet acı açlık ve gözyaşı vardır.
Çıktıklar palangalar makinalar hidrolikler ve elektro manyetik sinyalleşmelet her yenisi bulunduğunda daha çok insanı akan satan ezen soyan sömüren en geniş kapsamlılığın TOPLAMA KAMPINI elde etmek için yerin altını yerin üstüne getiren demir çelik altın zümrüt alüminyum titan ve gibilerde olduğu gibi ve eğlence gıda moda ulaşım barınma sağlık ulaşım ve iletişimde olduğu gibi ve PETRO KİMYA’ yı keşfedip bularak insanın hiç bir şartta en vazgeçilmezine koklatıp afyonladıkları gibi….ilim bilim keşif tasarım deney ve icat insanlarıyla beraber, üreten ve tüketen emek -sermaye çelişkisine tümden kul ve köle topyekün insanlık ırgatının suç ve sabıka dosya kaydına, bilhassa Bop proje ve proğramları kıyametinde her gün katliam vahşet dehşet gasp çökme çapulculuk ölüm zulüm cehenneminin harami ve haydutluk taşları döşenmekte
Seyfi Karaca….Ocak/25
….
KORSAN ÇULLANIŞLARA KUNDAKLANIRKEN DÜNYA
..,,
Sorgusuz sualsiz çatışmaya hazır tetikte ve hayatın yedeğinde bekletilmenin sorumluluk paylaşma aidiyet duygusundan yoksunluğu yükleyip yorduğu akıl fikir bilgi ilgi algı idrak anlayış duygu düşünce deneyim ve saygınlık eksiği TÜKENMİŞLİK ve ÖZGÜVENSlİZLİK hücresinde yaşamsal dönüm dolaşımını kendine yedirip yutkunanlar, kabız ve kurak bir dolaşım ağının sadece yüzeysel soyut şekilsel sembolik ve anlık görünüşlere bakan değer yargısıyla somut gerçekliği hiçe sayan tutsaklığın dayatılmış proğramı öncedem yazılı tüketim piyasası çöplüğünde çırpınır ve debelenirler.
Eğitimli donanmışlığın kişiyi insan yerine büyüttüğü paylaşım birikim dayanışma akıl fikir felsefe sanat ve özgüven zenginliğinden mahrumluğu sebebiyle her kışkırtılan ışıltılı parlaklıkların hormon cerrahisinden satışa sunulan imaj, tarz, kostüm, model, şekil, dekor, tasarım, ambalaj, maske ve paket proğrama dahil niceleriyle cehaleti karanlığı yozlaşmayı kalitesizliği rezilliği alçalmayı ve kişiliksizliği kendi yerine koyan bağımlılıkların MUTLAK ve GARANTİ müşterisi halini aldığı bu cinnet kozasında dıştan görünümlülüğün markacılık foyasına ve insansızlık etiketine bakarak ( eleştirel akıl fikir ve birikimle aksini idda eden herkesle her an öfke gerilim kahır nizah kin nefret çatışma küfürleşmesine ve saldırganlık öulkanışlarına tutsak ve hazır ) hayatın , insanın, dünyanın, toplumun, sosyal iletişimin, ve toplumsal değerliliğin özüne içeriğine ilgi ve itibar duyması asla mümkün değildir.
Bu yüzden de insanlığın ortak deneyimlerle kazandığı inanç birikim eğitim ilim özgürlük liyakat kimlik ve ÖZGÜVEN değerlerinde ne varsa tüketim piyasasının ÖZENTi güdümlü bağımlılıklarına sürekli Dönüşüp Değişerek edinilen SOSYAL ENKAZI yeni KİMLİK olarak empoze eden soygun sömürü haramilerinin bulunmaz ganimet sermayesidir. Çünkü hiç bir itibar deneyim birikim ve duyarlılık bilinci olmayan kimliksizlik ve her çatışmaya kulluk köleliği müsaitliği özümseyen özgüvensizlik, hiç bir alt yatırım gerektirmeyen en kullanışlı pazar ve piyasa güdümlülüğünün imrendiği özentilerin tekdüzeliğinden başka hiç bir gerçekliği anlayıp algılamayan bağnazlık ilkellik ve bağımlılık tutsağıdır.
Bu yüzden ÖZEL GÜNLERE dilimlenmiş soygun sömürü esaret ve yağma pazarında YıLBAŞI gecesini beraberce havai fişeklerle barutlayıp karanlığı delik deşik eden Trump ve Netenyahu, önümüzdeki günlerin seyrine “ BARIŞ “ yılı olacağına matrak geçerek birbirlerini karşılıklı öve öve havai fişeklerin bile ulaşamayacağı yüksekliklerin tozuna dumanına tükürürlerken…ardından ertesigün geçmedi VENEZÜELLA” ya resmen korsanlık ve tecavüz edildi. Ki emperyal dağıtımların Rus, Çin, Yurop ve diğerlerinin parsel parsel yeryüzü paylaşımını her saniye tekrar tekrar PETRO- DOLAR bazında güncelledikleri silahlanma talan yıkım ve işgaller savaşında istisnasız tüm dünyaya kurulu pusunun son model kundaklanmış miladıydı.
İran, kurgulandığı ve kaos yıkım yağma işgal ve kargaşa kapısının kapısında bekletildiği üzere kızılca kıyamete kışkırtıldı karıştırıldı.
Görenland’ a , Küba’ ya ve nicesine Petro Dolar baz istasyonlu emperyal sömürgeciliği ve yayılmacılığın sürekliliğini devamlı kılmak için her tütlü katliamı tecavüzü acımasızlığı açlığı takanı işgali sefaleti yoksulluğu ölümü zulümü kendi keyfiyet sultasının doyumsuz açlığını doyurmak sapkınlığıyla sürekli gündemde tutmaya yoketim piyasasının özenti ve imaj bağımlı köleleri ve işbirlikçi donatılmış tetikçileri sayesinde saniye bile kaybetmeden derhal çullanıp çökeceğinin resmi töreni ve küresel ilanı yapıldı.
Çünkü yayılmacılık işgalcilik bozgunculuk ve sömürgeciliğin değişmez karakteri olan insanların kanıksayıp sıradanlaştırdıkları olumsuzluklarla ( kin nefret kibir kahır hırs kuşku korku endile yarış cehalet gericilik yobazlık soysuzluk rezillik soytarılık sahtelik samimiyetsizlik bencillik geçimsizlik zorbalık sapkınlık ahlaksızlık yolsuzluk mutsuzluk vicdansızlık hukuksuzluk haksızlık itibarsızlık özgüvensizlik ve kimliksizlik gibilerle) toplumsal puslu havaları kundaklayarak nefret çatışma ayrıştırma kaos ve kargaşayı örgütleyen çağlar ve yüzyıllar boyunca hiç DEĞİŞMEYEN karakterine rağmen, dünyanın bütün hayati değerlerine, yaşam haklarına ve kültürel zenginliklerine keyfi buyrukluğun sadist hükmüyle çullanıp çökerek ezdiği baskıladığı kulattığı soyduğu sömürdüğü yaktığı yıktığı yapmaladığı ve tecavüz ettiği ülkelere ve toplumlara ( özgürlük eşitlik ve barış afyon dozuyla) küçülmeyi, kimliksizliği ve SÜREKLİ DEĞİŞİM DÖNÜŞÜMÜN hiç bir iradesi sorgulaması yetkisi etkisi tepkisi aklı fikri düşüncesi itibarı özgürlüğü duyarlılığı sorumluluğu olmayan özenti gösteriş ve imaj kuklası kulluk köleliğini dayatmaktadır.
Seyfi Karaca….. Ocak /26
…..
GÜZEL YARINLARA
…
Bu yağmurlar bitecek
Başka bulutlar yükselecek yerden göğe
Dağa taşa
Uçan kuşa bekleyen duraklara
Dünyayı unutmuş gibi yorgun ağır ve aksak yürüyüp gidiyor olsa da şehir meydan saat ocak bucak ve toprak..
Yeniden doğmak diye bir öznesi ve yüklemi vardı insanlık dersinin
Yaşama sevincinin
Aşk ile sohbetleşen itibar ehlinin. divaneliğin deli gönüllülüğün
Kalbinde sevgili yurdu olanın topraktan tarlaya değin
Uslanmak nedir neresidir bilmeyen yürekli çırpınışlarla denizden suya buluta damlaya ve deryaya değin
Mekanın sevgilim olsun demeye değin
Zamanda sonsuzluğu yormak ve yorulmaya aşka ırgat olacak
Kurulu değirmeni güzel yarınlara dönen dört mevsim
Seyfi Karaca…. Ocak/26