Kültür Sanat Edebiyat Şiir

prova sizce ne demek, prova size neyi çağrıştırıyor?

prova terimi Şinasi Akay tarafından tarihinde eklendi

  • Tuna Kafkas
    Tuna Kafkas

    Prova

    yirmi dört ayardır o şubat ikindisi,
    bir meydan yeridir,
    o gün bir,
    o gün ki bir meydan okumadır ve
    bir ateş düşmesidir yüreğimize,
    suya kanamadan ırmak kenarından
    çekilen bir karaca gibi,
    ve bir yaz yağmuru gibi ve
    bir konma göçme dünyası misali,
    geldin geçtin meydanın üstünden
    bir kümülüsmüş gibi…,
    oysa ne hakikatli bir realite
    ve mutlaktın sen, denizin kum
    taneleri adedince ve gezegenler
    kadar bir/e işaret eden,

    ve bir not düş/üş daha…,
    geçmiş senelerden birinde yine bu vakitlerdeydim ve
    bir hastane koridorunun sekerat
    ve illüzyon dolu duvarları arasında
    volta atıyordum;
    dışarıda, dağ yamaçlarında,
    ekin tarlaları yeşeriyordu,
    içim kadar…,

    şimdiyse yokluğunda hayat,
    aşkın yitiminde,
    hiç izlenmeyecek bir gösterinin
    provasına dönüşüyor,

    sevgili\aşk, ah;

  • Tuna Kafkas
    Tuna Kafkas

    bir hastane koridorunun sekerat
    ve illüzyon dolu duvarları arasında
    volta atıyordum;
    dışarıda, dağ yamaçlarında,
    ekin tarlaları yeşeriyordu,
    içim kadar…,

    şimdiyse yokluğunda hayat,
    aşkın yitiminde,
    hiç izlenmeyecek bir gösterinin
    provasına dönüşüyor,

    sevgili\aşk, ah;
    çok uzaktaydım sahilden ve
    kelam/ı kadim gırtlaklı küheylan,
    türkçe/arapça/ingilizce konuşurken,
    keklik olma güvercin ol dedi bana
    yine merhametinden, oysa
    vahşet dolu bu alemde en olmadı
    atmaca kesilmem elzemdi…,

    üzerine yağmur çiseleyen
    bir eski zaman bedestenindeydim,
    idrakime iyi gelecek şifalı bitkiler,
    eczalar arıyordum aktar aktar;
    sen garibin sırtındaki mintan ile
    yoksulun sofrasındaki çorbanın
    buğusu kadar azizsin hekimim;

    ve aşk, bacak kadar çocuksun
    hep/hep oyuncaksız,
    gurebanın doğum günü kadar münzevi
    ve ölüm anı gibi tenha gelensin sen,
    kabukta yara; külde kor aşk…,

    okyanuslar altındaki mercanların
    su yüzüne çıkan inlemeleri kadardı
    halime şikayetim, suskun ve kırgındım
    en çok da kendime…,
    ve kuruyordu yaprak yaprak bahar gözümde,
    lisansız kalmıştım ve sürgüne yollanmış
    bir sicili bozuktum,