şiire dolandım
başka bir ses istemiyorum.
***
kimselere benzemeyen bir ölü olmak en az aşk kadar eğlencelidir, dedi iç ses.
inanmak denilen bir zehrin formülü var mıdır yaşamın kimyasında?
bu şiir çekiniyor ikimizden de
dur
ötesinde hiçbir şey gizlenemez düğümlerin
çoktandır sabıkalı o kadehler
*
ya fukara kalırsa düşlerimiz
taş,sancılı
bense kendimi seyrediyorum rüyasında
pastırma yazı kapıda
kayıp yüklükteki yün yorgan
ayakların açıkta
bil istedim odanın soğuduğunu
şimdi izin sana
git ve en erken trenle uzaklığını getir.
....
bir yanardağı yeniden uyandırıyorsun tenime her dokunduğunda...
***
sular nasıl,nereye aktığını bilmezmiş...
sen; nereye,niye akıyorsun durmadan?
üçüncü sürükleniş de geldi geçti
yine kendime yasağım
kendime tamamlayamadığım akıştayım bu akşam
oysa sen varlık nedenisin tüm zamanların
Roni Margulies’i anımsattınız bana :
‘’Neler mi geçti içimden
Hiç,ne geçebilir ki
Aynadaki ilk kişiyim ben ama,
Hiçmişiz,dedim
Hiçmişiz…’’
O şiiri tütsüleyen esrarengiz bir çıradır gözlerin.
Kelepçe vurma harflerime
Unutup gider seni nasıl olsa onlar.
Ocak senin olsun kor senin olsun
duman senin,kül senin olsun
Sus tutulması
Yoksul bir iniltinin peşi sıra
Ah bu kadim gece
Onlarca yıl gibi, anlatılmaz toylukta
düşsel somutların
sözünü eskitmişim çoktandır
mavi,o gözlere perdelerini indirmiştir
aralama,göktaşlarını yudumlayamaz gölge




-
Serap Saylam Şen
-
Fahri Çinçik
-
Xalide Efendiyeva
Tüm YorumlarMuhteşem şiirin usta kalemini yürekten kutluyorum saygılarımla
Dayanılmazlıkların yüklerini taşır..bir tebessüm karşılığına..
imgeler kondurur içinden
kayıtlara geçmemiş şiirlerin..o aranan. arzulanan tebessüm
dev dalgaların arasında gün ışığı...yaladıkca sevdalı yürek atışını..başlar yaşamsal adımların en soylusu..
değerli dostum sayın ...
Kül oldu zaman
Kül oldu deniz.
Çözemedim beyaza iz bırakan dolambaçların zincirlerini
Hayatın labirenti