çil sancısı,küpe dirliksizliği
orada çarpıcı bir bekleyiş ertesinde
azar azar aralanır gün
iki kıvrak kavis yüklenir durur
vurur gider şiirin peşinden
sen de önünde uzanan o görüntüye
benziyordun baktığını anımsa
uçsuz bucaksız bir denizde belki bir ada
içinde bir baraka
bir yerlerde yok şimdi
şimdi o deniz çoktan buharlaşan çöl
Noktaları koparılmış sesli harflerden
Yoluna gül yerine azap serilen kaygılardan
Ovula ovula örselenmiş ömürlerden
Keskin yıldırım düşlerinin üstüne sabır serpilen gecelerden
Yana mısınız
ıpıssız ürküntülü dağ başlarında
yaşarcasına
olur ya bu akşam ya da sonrası bir zamanda
aç kargalar gagalayacaklar ellerimi
kurgu için olsaydı,bir süre daha kal,derdin.
sevimsizleşmez miydi ıradıkça varlığında o
finaller...
hoşça kal Balat, Piyerloti, Moda,Üsküdar, Beyoğlu,Kartal...
hoşça kal İstanbul
ben genellikle biraz böyle değildim. dümdüz bir gerçek var dilimde. bu sıralar ne düş gücüyle ne de imgelemin buyurganlığıyla yazmak ya da konuşmak istiyorum.
iğdiş edilmiş bir yaşam coşkusunun felsefesi fena yükleniyor düşünme kanallarıma.
bir tüketim ürünü gibi değer biçiliyor önemsediğim,öncelediğim tüm değerlerime.
şizofren olabileceğime yormayın sakın ; çoğunuz bana benziyorsunuz çünkü.
şaşırıp kalıyorum soyu bir türlü tükenmeyen insanlar etrafımda dolaştıkça . garip ki hiçbir çağda etkili olamayacaklarını sandıklarımla aynı topraklarda yaşıyorum.
insan olarak onlarla birlikte ve onlara karşın düşler kurmak zorundayım. gerçeğe durmadan yanaşan karabasanları ne zaman anlam coğrafyasından sürüp çıkaracağım ; şimdilik net bir yanıtı yok.
söz gelip giderken kesilir birden
gözlerine gizlenirim
ayırdında olmazsın
gecedir
kaç dil susar
sonsuz vadelerden en gerilere doğru
ortaya dök kırılganlıkları olduğu gibi dök orta yere
geçmiş zamanların ziftiyle
toz duman kesilen heyelanlardan hangi elli dörtlere
tensel isterilerin baş döndürücü iklimlerine
ömrünce yalnız kalmaları yırtarak varıyor aniden
karşılığını bulamamış parlak sunumların akşamlarında
kendinden geçen ütopyaya çok şeritli yol döşeniyor aniden
seni vuslatın yorgunluklarından kopardım
bütün çıplaklığını örterken sabah
şiir bildim ruhumda ağırladım
nefesine dokundum rengini kapmak için senin




-
Serap Saylam Şen
-
Fahri Çinçik
-
Xalide Efendiyeva
Tüm YorumlarMuhteşem şiirin usta kalemini yürekten kutluyorum saygılarımla
Dayanılmazlıkların yüklerini taşır..bir tebessüm karşılığına..
imgeler kondurur içinden
kayıtlara geçmemiş şiirlerin..o aranan. arzulanan tebessüm
dev dalgaların arasında gün ışığı...yaladıkca sevdalı yürek atışını..başlar yaşamsal adımların en soylusu..
değerli dostum sayın ...
Kül oldu zaman
Kül oldu deniz.
Çözemedim beyaza iz bırakan dolambaçların zincirlerini
Hayatın labirenti