Pencerene koymuşsun,
Kır düşmüş saçlarını…
Salkım salkım,
Küpe çiçekleri yanında…
Senin o kır düşmüş saçlarını,
Alıp elime tutam tutam
Ne onurlanma,
Ne de öç alma duygusu,
Sanki tonlarca ağırlıkta,
Bir yükün altından,
Kalkmış gibiyim.
Seninle birlikte,
Oldum olası ayrılıklara,
Hep boynum bükük….
Hep uzak düşmüşümdür,
Irak yollara, yollara,yollara…
Bağlanmış ayak izlerim,
Bir başıma kalmışım, naçar,
İçinde kopan deli fırtınalarını,
Bitmez çabalarını,
Gayret gösteripte başaramadıklarını,
Tüm yorgunluklarını,
Gözyaşlarının her damlasını,
Acılarının,
Bu gün günlerden gri,
umutlar saçıldıkça yere,
karanlık gizliden kemirir ruhu
gri bir his
sinsi sinsi dolaşmakta ortalıkta
bu gün içim gri
Büyüdüm ben artık anne!!!
Kaygılar, üzüntüler, dalavereler...
Çıkarcı davranışlar...
Çocuk ruhumu sardı çepeçevre
Değişime uğradım,
İçimde kentsel dönüşümler...
İnsanlardan
buz gibi soğudum
İşte
O kapının ardından
Girdiğin iki odacıklı yerde
Karanlığa konuşurum
Kuru gecelerin arkasından…
Biliyorum,
Sen hala oradasın…
Penceredesin…
Bugün,
Son yolculuğuna,
Sonsuzluğa,
Bilinmeyene uğurladık seni.
Yakıştıramadık sana ölümü.
Cımbızla,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!