Bölüm 1– gün doğarken
güneş yavaşça doğar, ufuk kızıl bir şal gibi,
sokaklar hala uykuda, taşlar serin, çiğli.
rüzgar ağaçların dallarında şarkılar fısıldar,
ve yapraklar titrer, toprağa düşen sırlarını anlatır.
cumartesi çöktü akşamın üstüne,
sokaklar sustu, kalbim konuştu yine.
bir çay demledim yalnızlığıma,
şeker yetmedi, dert tat verdi içine.
gidenin ardından bakakaldım,
“”ÇUVALDIZ””
biri çıkıp yalanmış desin
ve sana oynadığım oyundu
başında uçuşan yıldızlar
başımı döndürdü
cüzdanım kaldı resmin içinde,
bir eski montun cebinde değil ha,
bayağı senin fotoğrafın durur ya orda,
onun arkasında kaldı işte, saklı saklı.
ne zaman açsam bakmaya,
sen bildiğim gibi kalmadın,
yüzün değişti, sözlerin yabancı.
aynı adı taşıyor belki sesin
ama artık başka birine ait.
ben ise unuttuğun gibiyim hala
sen bildiğim gibi kalmadın,
yüzün değişti, sözlerin yabancı.
aynı adı taşıyor belki sesin
ama artık başka birine ait.
ben ise unuttuğun gibiyim hala
kaldığım yerdeyim,
Her zaman isterim
Birazda yüzsüzlük yaparım
Sabah, öğle ,akşam isterim
Kahveyi sade içerim
Yanında sen olunca
Tatlı olur acı kahve
Kimseye yaslanmam,
Omzum kendi yükümü taşır.
Yaklaşmam çıkarın gölgesinde,
Ellerim temizdir, niyetim çıplak.
Birinin yanında kalıyorsam
Kimseye yaslanmam,
Omzum kendi yükümü taşır.
Yaklaşmam çıkarın gölgesinde,
Ellerim temizdir, niyetim çıplak.
Birinin yanında kalıyorsam
ait olmadığın toprakta durdukça,
içindeki ses kısılır.
insan her yerde yaşayabilir
ama her yerde yeşeremez.
kök, sadece tanıdığı toprağı tutar.
başkasının kalıbına girmeye çalıştıkça,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!