Özledim deyip de geçme öylece,
Dile düşen sıradan bir söz değil bu.
Ben her gün ölürken binlerce gece,
Sende uyanmanın feriyim; duy bu!
Q
Zihnime kazınmış silinmez izin,
Özlem, o ilk söze inanmak zorunda mıydın, söyle?
Hayatım dediğin sesin, meğer yankısı boşlukmuş.
Bir yalan teliyle değil, bin sahte sözle örülmüş o duvar,
Sen o viraneye yaslandın, huzur sandın; şimdi enkazın altındasın.
Her köşe başı şimdi, yoksulluk değil, sensizlik kokan bir diyar;
Çok sevdin, evet; ama rüyana giren ihanet gölgeli bir yardı.
ERKEK:
Özlemek mi zor, beklemek mi o meçhul?
Birleşince göğüste, düğümlenir her soluk.
Zaman sahte tabipmiş, burada aciz her kul,
Senden uzak her saniye, bin asırlık bir boşluk.
Q
Özlemek mi zor, beklemek mi o meçhul?
Birleşince göğüste, düğümlenir her soluk.
Zaman sahte tabipmiş, burada aciz bu kul,
Senden uzak her saniye, bin asırlık bir boşluk.
Q
Herkes yan yana durmayı sevda sanır, yanılır,
Özlemek nedir bilir misiniz?
Tenine değmeden, uzaktan, bir nefes...
Hasretle duyabilmek bir soluk bir ses,
Bir lahza görmek için yalvar yakar olmak,
O kısa anı sonsuzluğa sığdırmak için
O yüce makama baş eğmek.
Özlemek nedir mi? Bir cam kenarı,
Hiç gelmeyecek o yoldur özlemek.
İçinde sızlayan ince bir sızı,
Tutunacak tek bir daldır özlemek.
Gözlerini kapayıp onu görmektir,
Ben seni özlüyorum,
Ve seni özlemekten korkuyorum.
Çünkü her özlem bir boşluktur içimde,
Sonsuzluğa uzanan bir yokuştur sanki...
Ben seni özlüyorum,
Kırık kalemim kör kütük sarhoş,
Yaralı dizleri sözlerim berduş.
Biri sağa biri sola yatık dizeler,
Değmiyor ayağı yere cümleler uçmuş.
Yitirmiş manasını hisli sözlerim,
Bir boşluğa dalıp gitmiş yaşlı gözlerim.
Özleyince;
insanın üstü hasret,
yüreği şiir,
gözleri gurbet olurmuş...
Suskun dudaklar bir fısıltı arar,
Hatıralar can bulur, bir bir sıralanır.
Kokunu özlüyorum
Sıcacık İpek gibi tenini
Baldan tatlı dilini değil...
Ben seni değil kokunu özlüyorum....
Düşerek çarparak aşkı acıtıyor




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!