Gülüşler yankılanır, kurulur meclis,
Eski bir dost sızısı, yorgun bir his.
Mutluluk rüzgârı, dindirince yeis,
Ben senin o neşeli, anına sığmadım.
Yanında sevdiklerin, dilde bin hece,
Gülüşüm bir perde, ardı yangın yeri,
"Kafaya takma" diyense bilmiyor kederi.
Ruhumda kopan fırtınadan yok ki haberi,
Sözümde sükût, özümde kıyamet var benim.
Sanki bir uçurumun kıyısında durmuşum,
Gülüşüm dert saklar, bakışım keder,
Yüreğimde bitmez fırtınalar var.
Kader dedikleri bir meçhul sefer,
Gittiğim yollarda uçurumlar var.
Gönül bir virane, yıkık dökük han,
Gülüşüne ekmek banan bu adam,
Doymaz kadın, doymaz sana
Ömür boyu seni seveceğim,
Sonsuza kadar, sana aç olacağım,
Sana, sadece sana...
Düşünceme ölüm giriyor sen uyuyunca
Gözümü açınca seni görmek istiyorum uyandığında
Niye bilmiyorum seni böyle sevdiğimi
Aşkın yüreğimde gül, gülüşün ilkbahardı ...
Ellerini koyacak yer bulamazdın karşımda
Gülüşün solsun da baharın bitsin,
Dilerim her adım uçuruma gitsin.
Beni yakan ateş seni de tütsün,
Gözümün yaşıyla, ahımla yaşa.
Q
Gündüzün kararsın, gecen olmasın,
En çok gülüşünü sevdim
Yanağına tebessümün düşüşünü,
Benim gibi bir düşkünle yüregini bölüşünü
Sevdanı yüzüme yüreğime sürüşünü sevdim
Uzaktan sözlerimle dokunmayı
Gül yüzlü güzel yürekli sevdiğim
Gülüşünde benzersiz güzellik vardı.
Geçersin yanımdan kendinden emin
Duruşunda yürüyüşünde asalet vardı.
Birde ' aşkım ' dedinmi hele
Gümüş raylar uzanır sonsuz beyazlığa,
Ruhum rehin düşer bu ıssız yalnızlığa.
Lapa lapa kar iner, örter tüm yolları,
Hasretle yüklenmiş tren, aşar yorgun dalları.
Buğulu camlarda titreyen bir hatıra,
Yine gün aydı sensiz,
Ve yine kimsesiz yalnızım
Sese gürültüye kalabalığa rağmen yalnızım...
Ben sende ağır ağır bitmişken
Ne çokmuşsun sen bende.
Sen susrak kaybolaraj gittiğini sandın




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!