Damlayım bir güzelin titreyen kirpiğinde
Karrarsız, düşmekle kalmak arasında
Yağmurum bir kusun kanadında
Düşüp fikirleri üşütmemek için tutunmakda
Eşmeden sızan buz gibi bir suyum,
Denizin köpürmüş hırçın dalgasında
Kurtaramadım yakamı bu şiirin elinden
Yazdım da bir ömür, yüreği meçhul oldum
Şiir oldu kağıda dökülenler dilimden
Emekleri boşa çıkan ben oldum
Ben senin samimiyetinle yine ben oldum...
Ben sevdayı kendim kadar tanırdım
Beni ben gibi sevmeyene kul etti beni
Ben seversem oda ben gibi sever sanırdım
Aldı aklımı saldı ortalığa deli etti beni...
Giyinmiş kuşanmış dantelli oyalı
Ben sustum, susturdum tüm şiirleri,
Senin bakışın varken, kalemden ne düşer?
Dünya dertlerini unutturduğun o anları,
Sen konuşunca yüzüm güler, kalbim şiirlenir.
Seninle gelen bir güzellik var, başka yerde yok,
Ben tükenen bir zerreyim,
Sonum hiçlik bilmez miyim?
Ben eriyen bir zerreyim,
Sonum ölüm bilmez miyim?
Hata benim kusur benim,
Kızıl bir şafak sökerken şehrin grisine,
İki ruh tanıştı, aşk yazılmıştı kaderlerine.
Biri asi bir rüzgar, diğeri deli bir fırtına,
İki yangın, iki bayrak, sevdalı toprağına,
Kadın konuştu, sesi tarihten yankılandı,
"Ben devrimciyim," "yani zor biriyim." dedi,
Beslenirler bu toprağın tuzuyla,
Zehre döner ekmekleri sızıyla.
Bayrağıma el uzatan hızıyla,
Kendi kazdığı kuyuya düşer elbet.
Q
Gölgesinde nefes alıp azarlar,
Beyaz, bir nefes gibi, masumiyetin ruhu,
Her bakışta arınır, silinir kalbin buğusu.
Yeni doğan güneştir, umutların başlangıcı,
Her adımda bir dua, gönülleri aydınlatıcı.
Bir gonca misali, kalpte en saf duygu,
Birileri koltuk için barış diye ülke satıyor,
Yüzlerine de müslüman maskeleri takıyor,
Ben Türk’üm diyeni, hemen ırkcı sayıyor,
Artık ihanet mızrağı çuvala sığmıyor beyler..
Şehitleri gazileri " hiç " yerine koyuyorlar,
Yaşlandım ve de çok yoruldum
Yakında aradığımı uzakta buldum
Güzel gözlerinde huzuru gördüm
Bıraktığın yerde, bilnmeyen bir haldeyim...
Sıkı sıkı sarılamayan kolların,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!