tarifi mümkün olmayan şeylerin toplamına AŞK diyoruz,
aşkta tarifsiz kalıyor içimizde
ve aşkı tanımlamaya çalışıyoruz.
dünyanın bütün dillerinde aşk başka başka anlatılsa da
aslında tüm yüreklerde aynı şekilde yanmaktadır
ve dile gelmek istemektedir.
Susuyorum,
Beklercesine güzellikleri.
bu arada unutmamak gerek
aradaki uçurum yüklü sessizlikleri
ve deşerek her şeyi ortaya çıkan binlerce soruları.
en iyisi mi gitmek,
Duyuyor musun?
düşen damlaların seslerini…
Hangi yöne dönse güneş,
ardında hasretlik bırakıyor,
uzayan gölgeler değildir
üşüten insanı,
senin dile getiremediğin sözleri dile getirdiler,
kaç türküye paydaş oldu sözleri,
kaç şiirin omurgasına destek oldu bilinmez.
Hatırlayamayacağın kadar çok insan mücadele etti senin için,
kaç ihanete düştü geceler,
kaç ölüme savruldu yaşamlar.
ey derin sessizliğin kralı ve kraliçesi,
uykudan uyanma zamanı gelmedi mi artık,
sözlerimi kapattığımda gözlerim,
gözlerimi kapattığımda sözlerim kayboluyor içimde.
içe süzülen yaşların bilmem kaçıncı damlasıdır sesimi titreten.
vakit geldi artık,
Uyanamadım,
belki de uyumadığımdandır bu hallerim...
Mesela
gece kırk yıldız içinde Jüpiter'i tanıdım.
Güneşin gelişini gördüm,
ayın gidişini.
Vakitlerden hercai,
ayak direyen düşüncelerin ateşinde yanıyor ahali.
Kah
kaburgasından Havva yaratılan Adem'e dönüyor yüzünü güneş,
kah
bildiği bütün duaları yeryüzüne indiren meleklere,
Yar kokan mendiller taşırdım cebimde. Uyanmak istemeyen ayak izlerinde yiterdi tüm sevmelerim yine de kopmazdı yüreğimden içime işleyen yar gülüşleri. Olamadık be çocuk büyüyemedik işte sevmekten usanmayan yüreklerin kayıplarında büyüttük hasretin yoksulluklarını.
Tiner koklayan çocukların yürek sancılarına yanmadık, onları yaydığı kokulardan rahatsız olduk ve kaybettik insanlığa dair her şeyi. Bir ayakkabı izine, bir sorgusuz hesaba devrettik işte yapılmış tüm anlaşmaları.
Vakti geldiğinde büyüyecek bir gülümseyiş ise ruhumun yarası, derdine dermanı bulduysa yar yüreğinde, elbet bir gün ona ulaşacaktır ve dokunacaktır ve onunla kendisine çare arayan yitişlerine son verecektir.
Kırlangıç çığlıkları örtüyordu
sabahın kendi içine çekilen serinliğini.
Yıldızlar
sabah okunan ezana yetişmişti.
Ay
kocaman gövdesinde




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!