ah tırnaklarımı geçirdiğim tenim,
sanırmısın ki çektiğin acı gerçek acıdır.
Sen bir de yüreğimin acısını dinle
senin sAnCIn gül kokusu kalır
yanında
Sırtına acılarını kazımış bir kentin görüntüsüydü sarıp sarmalayan beni, tenime geçirilen sokakların can yakan tırnaklarıydı, öyle usulsüz gitmeleri yaralamazdı beni şehrin, kalanların bitmek tükenmek bilmeyen acımasızlığıydı böylesi hüzneboğan beni.
Bakma beyazlar giyip düştüğüme yollara, kan kırmızısı sancılarım var tenimden yüreğime işleyen. Ölesiye gitmeleri doğurunca yaradan, kalanların hüzünleriyle beslemeyi öğrendim kır çiçeklerini.
Şehirler alıp götürür beni kendi grileşen renksizliğine, sokak çeşmelerinin kuruyan yalnızlığına terk ederdim saçlarımın çiğden ıslanmış hallerini.
Bilgelik dolu sözler et diyorlar, işinden bahset mesela, şifalandırdığın yüreklerin hikayelerini anlat, biraz dünyadan ve olur şeylerden dile gel diyorlar. İyi güzel diyorsunuz da insan aklını aşka kaptırınca şarap kadehlerinde devrilen ayyaşlara dönüyor ne bilgelik kalıyor, ne hikaye dile gelen şeyler sevgiden aşka yolculuklar oluyor. Ne demiş Ömer Hayyam...
İnsan son nefese hazır gerekmiş:
Nasıl ölürse öyle dirilecekmiş.
Biz her an şarap ve sevgiliyleyiz:
Böylece dirilirsek işimiz iş.
Kendimi sakladım
Beton bir direğin arkasına
Göremeyesin diyede
Kuma ve kirece boyadım kendimi
Duvarda ki bir çiviye astım geçince göremeyesin diye
Sallandım düşüverdim düşünce de koşuverdim.
…. s.a.d.e.c.e …. hangi noktasında olduğun önemli hayatın.
Senden sonra bir cümle başlıyorsa
yaşıyorsun demektir.
Senden sonra bir paragraf başlıyorsa
AŞK
bir adam ve bir kadına yakıştırılan
bazen bir adam ile başka bir adam
bazen de bir kadın ile başka bir kadın arasında yaşanan
çocuklara bulaşan
hayvanlarda tezahür eden
Gecenin tozunda, bir masal kervanı,
Ne yıldız yorgun, ne ayın dermanı.
Eski çağların gölgesinde büyü,
Ne tanrılar icat olmuş, ne kılıç kuşanmış düşü.
Şahmaran, yılanların şefkatiyle sarılı,
Şairin harcı değildir insana aşkı tarif etmek şair aşkı kendisi için yazar, anlatır ve dile getirir, buna da şiir der...
Yazılan her şiirin bir öyküsü vardır ve tüm dizeler şairin yüreğinde burkulan bir sevdanın izini taşır. Bu yüzden bütün mısralarda bir şairin ölmeden önceki son nefesini görebilirsiniz ya da doğum anındaki yeri göğü inleten çığlıklarını...
hep en amansız anımızda terk ediyoruz kendimizi, bu yüzdendir düzensiz kelimelerle ortaya çıkışı cümlelerin. kalıp mücadele etsek en büyük ödüle ulaşacağız belki, belki de en büyük ödülün kendimiz olduğunu göreceğiz, oysa bize hep bırakıp gitmeyi öğrettiler. şimdi bildiklerimizi terk edememek zor geliyor, öğrenilmiş kaçışlardan dolayı, kalıp mücadeleye destek verip özü bulmak için yola çıkmak zamanı




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!