Öğrende gel bilmiyorsan
Gönül verme görmuyorsan
Kapım açık içeriye
Neden geldin girmiyorsan
Dolu gibi yağacaksan
İkidebir rotasından çıkan yar
Huzuruma dertlerini yıkan yar
Sıkıldıkça, boğzımı sıkan yar
Yeter artık vur tekmeyi sehpaya
Bana her an haram eden gülüşü
İçimdeki çocuktu, sana inanan, kanan
İçimdeki çocuktu, sana baktıkça, yanan
İçimdeki çocuktu, seni yandıkça anan
Ya bir de ben olsaydım, sen o zaman görürdün
Sen o zaman görürdün, med ile cezirini
Sevdamı yere sererek
Şifa diye dert vererek
Kader deyip kahrederek
Öldürmek mi istiyorsun
Sen beni canım sen beni
Sevda bağlarında hep senin için
Ağlayanda bendim gülende bendim
Yaktıkça içimi dert biçim biçim
Sızlayanda bendim ölende bendim
Çok sevdiğim can verdiğim kıymetsiz
Ne kralsın nede paşa
Ne yaptınki dersin haşa
Zamanı geçirme boşa
Sende cansın sende yaşa
Elini atmadan saça
Senin sevdan nedir ki dost, gönüller arasında
Sevda ona derim ki ben, dolaşsın damarlarında
Duman olup gözlerin, yüreğin kavrulurken
Yanan beden buz arasın, aşkının dağlarında
Aşkın gözü kördür derler, başkasını görmemektir
Sevda yorgunuyum kurumaz terim
Keder sularında solar gözferim
Ey benim kitabım benim defterim
Ellerim boş kaldı sen hala yoksun
Yağ artık üstüme kurağındayım
Dertlerim var çeşit çeşit
Binde biri cana eşit
Artık figanımı işit
Ağlıyorum ağlıyorum
Kucak açmış kara toprak
Eğer beni seviyorsan, yanıma
Aklını başına topla öyle gel
Tadından tat katacaksan canıma
Kalbini iyice yokla öyle gel
Hayat denilen şey o’ki bir düştur




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!