Rüzgarda savrulan tohumlar gibiyim
Kupkuru topraklarda savrulup durmusum
Can suyuna muhtaç
birdamla yağmura muhtaç
Öyle çaresiz öyle bitkin haldeyim ki
Tamda sen çıkıp geliversen şimdi
Beni hiçe saydın bir kalemle sildin adımı
Yılların yükünü emeğini sabrını tek hamlede devirdin
Oysa ben senin gölgeni bile kendime siper etmiştim
Sen ise fırtınayı tam kalbimin orta yerine indirdin
Ben çok sevdim hemde çok
Bazen kendimi bile unutup
Onda yaşıyorum sandım
Ruhum bedenim
Uykularım gülüşlerim
Acılarım korkularım
bıraktığın enkazın altında nefes almaya çalışırken sordum kendime
bütün bu yıkıma bütün bu yangına gerçekten değdi mi diye
gözlerimden akan her damla yaşta senin imzan var şimdi
biliyorum sen çoktan unuttun unuttun o kurduğumuz hayalleri
bir zamanlar dünyamı aydınlatan o gülüşün vardı ya hani
meğer arkasında saklıyormuş kapkara bir ihanet denizini
EĞRİ BELASINI BULUR
Kâh pelik moda oldu diye şiir yazmışlar,
Bir mana iki anlam tamam bu oldu demişler,
Şöyle bir dinledim de hakkını verememişler,
Kucaktan kucağa gezip güya biz dürüstüz demişler.
eski bir ağıt taşır sesim kentin sokaklarına
gecenin en siyah yerinde yolumuzu keser bi mermi
sokak lambalarının soluk ışığında titrer bedenim
bir bağlamanın telleri sızlatır sevdamın yüreğini
mızrap dokundukça kanar enderin acılarım
Ne dostluklar kalmış
Ne vefa bilen
Savrulup durmuşum hep ömrüm yelinden
Geceler hazin
Gündüzler hüzzam
Ey Ömerim Eyüphanım iki gözümün nuru fidanlarım
Size bu dünyadan kalacak en büyük mirasım bu satırlarım
Dinleyin babanızın kalbinden dökülen son kelamları
Kulağınıza küpe yapın size emanet ettiğim bu sözleri
Hayat dediğin bir varmış bir yokmuş misali akar gider
Yorgun gözlerinde ne sırlar gizli
Hayatı bir roman sanki Garipbin
Dönme dolap gibi hep başa dönmüş
Geldi geçti yalan ömrüm
Bir rüzgardı esti bitti
Göz açıp yummuşum gibi
Gençlik kuştu uçtu gitti
Gah ağladım gah güldüm ben




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!